BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Haziran, 2008 - TSİ 07:53
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
10 Haziran 2008 Basın Özeti
Gazetelerin tümünde ekonominin gidişine ilişkin karamsar veri ve yorumlar dikkat çekiyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Daily Telegraph'ın, "Konut satışları son otuz yılın en durgun düzeyine indi" başlığıyla verdiği haber tüm gazetelerde var.

Habere göre son üç aylık rakkamlara göre, konut satışları 1978'den bu yana en düşük düzeyine indi.

Telegraph, İngiltere'de konut sektöründe 1990'larda yaşanan büyük krizde bile bu düzeye hiç inilmediğini yazıyor.

Sebep ise bankacılık sektörünün içine girdiği kredi krizi yüzünden yapı kredi kuruluşlarının borçlanmayı iyice zorlaştırması.

Daily Telegraph, konut sektöründe büyük çaplı bir işsizlik sorununun da ortaya çıkmaya başladığına dikkat çekiyor. İşsizlik inşaat sektörünün yanısıra emlakçılık alanında da bir tehdit olacak bu yıl gazeteye göre.

Yıl başından bu yana 1000 civarında emlakçı bürosu kapanmış ve Ekonomi ve İş Dünyası Araştırma Merkezi, yıl sonuna kadar emlakçılarda çalışan 15 bin kişinin işsiz kalacağını tahmin ediyor.

Durgunluk korkusu

Guadian aynı haberi, "Konut sektöründen el ayak çekilince ekonomik durgunluk korkuları arttı" diye yorumlamış.

Financial Times'ın birinci sayfası da aynı karamsarlığı yansıtıyor. Gazete, petrol fiyatlarındaki artış doğal gaza da yansır ve üretici fiyatları Mayıs ayında rekor düzeylere yükselirken, İngiltere Merkez Bankası'nın enflasyon kaygısıyla faiz hadlerini artırmaya başlayacağı beklentisinin arttığını bildiriyor.

Brown'a destek yine düştü

Times ise bugün manşetinde, son yaptırdığı kamuoyu yoklamasını duyuruyor.

"Terör zanlılarının azami gözaltı süresinin, 28 günden 42 güne çıkarılmasını öngören bir tasarıyı yarın parlamentoya oya sunmaya hazırlanan İngiltere'nin İşçi Partili başbakanı Gordon Brown'un kamuoyu desteği, rekor düzeyde düşüş gösterdi.

"Gazetemizin yaptırdığı yoklamaya göre son bir ay içinde İşçi Partisine verilen destek 4 puanlık düşüşle yüzde 25'e inerken, ana muhalefet Muhafazakar Parti'nin desteği 5 puanlık artışla yüzde 45'e çıkmış. Üstelik İşçi Partisi 8 aydır sürekli olarak puan kaybediyor. "

Ankara'ya suçlama

Financial Times gazetesi dış haberler sayfalarında, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas'la bir mülakata yer veriyor.

"Hristofyas'a göre adanın onlarca yıldır devam eden bölünmüşlüğüne son verecek bir anlaşma büyük bir engele çarpıyor. Kıbrıs Cumhurbaşkanına göre Ankara, adadaki Rum ve Türk toplumlarından iki tamamen ayrı halkmış gibi bahsederek, ikisinin de ayrı ve kapsamlı egemenlik hakları olması gerektiğini ima ediyor.

"Hristofyas 'eğer kendi kaderini tayin hakkı olan iki halktan bahsederseniz, o zaman felsefeniz adayı bölmektir. Bunun yerine bir cumhuriyet içinde hakları korunmuş iki toplumdan söz etmek gerekir' diyor."

Kadın şairler ilgisiz

Independent gazetesinden kısa bir haberde ise konu İngiltere'deki geleneksel kurumlardan Saray Şairliği'ne kimin getirileceği. Bir süredir Kraliçe tarafından verilen bu ünvanı ilk kez bir kadın şairin alacağı söylentileri yoğunlaşmıştı. Independent bugün, bu haberlerin yarattığı heyecanı biraz söndürüyor.

"Kadın adaylar, Saray Şairliği'ni tarih öncesi buluyor ve reddediyor" başlığıyla verdiği haberde Independent, şu anda Andrew Motion'un sürdürdüğü Saray Şairliği için adı geçen üç kadın şair Wendy Cope, Fleur Adcock ve Ruth Padel'ın ünvanla pek ilgilenmediklerini aktarıyor.

Habere göre, kadın adaylar geleneksel olarak 630 şişe ispanyol şerisi karşılığında yapılan bu işi sadece tarih öncesi değil, ağır ve düşük ücretli buluyor.

Independent'ın haberine göre adaylardan Fleur Adcock, "630 şişe şeri, ne kadar iyi olursa olsun, bir şairin edebi duruşunu feda etmesi için yeterli bir özendirici değil" demiş.

Türkiye yalnız mı?

Son olarak Financial Times'ın hazırladığı Türkiye ekine kısaca göz atalım.

Günbatımında Ayasofya'ya odaklı bir İstanbul fotoğrafının eşlik ettiği ilk yazı Vincent Boland imzalı.

Yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın, yakınlarda, Cannes film festivalinde Üç Maymun filmine verilen ödülü alırken, "yalnız ve güzel ülkeme armağan ediyorum" dediğini hatırlatan Boland, "Türkiye'nin güzel olduğuna hiç kuşku yok" diyor, "ama Ceylan yalnızlıktan kültürel dışlanmışlığı kasdediyorsa yanılıyor".

Boland, yine de daha genel anlamda bakıldığında, hızla gelişen, Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanan Türkiye'nin dünyayı şekillendiren fikirler ve rüzgarlardan şaşılacak kadar uzak göründüğünü ve bu anlamda "yalnız" sayılabileceğini kabul ediyor.

Türkiye'de laiklik tartışmalarının geldiği noktayı özetleyen Financial Times yazarına göre, "bu yalnızlıkta, bizzat kendisi tarafından yaratılan demokratik kurumları modernleştirmeyi başaramayan, hatta onlara kuşkuyla yaklaşmaya başlayan Kemalist ideolojinin önemli bir rolü var.

Boland şöyle sürdürüyor satırlarını.

"İkinci dünya savaşından bu yana Amerika Birleşik Devletleri'ni ve Batı Avrupa'yı şekillendiren bireysel haklar, devletin vatandaşın hizmetinde olması, etnik çeşitlilik, hatta çok kültürlülük gibi entellektüel, siyasi ve toplumsal tartışmalar Kemalizmin sert yüzeyinde çok bir iz bırakmadı.

"O, kararlı bakışlarını, hala aynı 1920'lerde ve 1930'lardaki gibi Türkiye'nin üzerinde gezdirmeye devam ediyor.

"Türkiye'nin dinamikleri ilginç bir tartışma konusu olabilir tabi. Fakat, bunda biraz da tekerleğin yeniden keşfi gibi bir yan da var. İspanya, İrlanda gibi ülkeler yakın geçmişte devletle din arasındaki ilişkileri yeniden tanımladılar örneğin. Türkiye biraz çevresine baksa, onlardan bazı ipuçları alabilir. Aslında Avrupa, Amerika ve İslam ülkeleri halklarının çoğu Türkiye'nin başarılı olmasını arzuluyor.

"Avrupa Parlamentosu 2004 yılında Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini oylarken, Avrupalı milletvekilleri, üzerinde Türkçe 'Evet' yazan dövizler kaldırmışlar, ertesi gün bu fotoğraf bütün Türk gazetelerinin birinci sayfalarında yayımlananmıştı. O günlerde bu destek bir çok Türkü çok şaşırtmış ve duygulandırmıştı.

"İşte bu tepki, Türkiye'ye has bir tuhaflığı yansıtıyor. Türkiye'nin dostu yok değil aslında. Yalnızca Türkler, ne kadar çok dostları olduğunu pek görmüyor gibiler."

Gazetenin ekinde aynı yazara ait çok sayıda makale var. Bunlardan ekonomiyle ilgili olanında yazar, son yılların ekonomik büyüme döneminin şimdilik sonuna gelinmiş göründüğü sonucuna varıyor.

Ekte ayrıca Türkiye'deki enerji, konut bankacılık sektörlerine ve yabancı yatırımlara ilişkin değerlendirmeler ile internet kullanımı, Almanya'da doğan Türklerin kimlik arayışları üzerine yazılar var.

Siyasi iki değerlendirmede ise "AKP hakkındaki kapatma davasının yarattığı belirsizlik" ve "laik elitin ayrıcalıklarını kaybetme korkusu" temaları işleniyor.

İlgili haberler
28 Mayıs 2008 Basın Özeti
28 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
27 Mayıs 2008 Basın Özeti
27 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
26 Mayıs 2008 Basın Özeti
26 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
25 Mayıs 2008 Basın Özeti
25 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
23 Mayıs 2008 Basın Özeti
23 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
22 Mayıs 2008 Basın Özeti
22 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
21 Mayıs 2008 Basın Özeti
21 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
20 Mayıs 2008 Basın Özeti
20 Mayıs, 2008 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik