|
11 Haziran 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Hemen bütün gazetelerin birinci sayfalarında manşetlere, küresel ve ulusal ekonomi hakkında kara haberler veya karamsar beklentiler egemen bugün.
Guardian İşçi Partisi hükümetinin yoksullukla mücadele programının dün açıklanan rakkamlarla üç darbe birden yediğini yazıyor: "Çocuklar ve yaşlılar arasında yoksulluk arttı, en zenginlerle en yoksullar arasındaki uçurum büyüdü. 100 bin çocuk ve 200 bin yaşlı daha yoksulluk sınırının altına düştü." Haberde iktidara geldiği 1997 yılından 2005 yılına kadar yoksul çocukların sayısını yüzde 15 düşürmeyi başaran İşçi Partisi hükümetinin, son iki yıldır yoksulluğu 2020 yılına kadar tamamen ortadan kaldırma hedefinde, tıkanma noktasına geldiği, hatta gerilediği kaydediliyor. Guardian aynı konuya ayırdığı başyazısında, İşçi Partisi hükümetinin, üçüncü iktidar döneminin başlarında liderlik mücadelesine odaklanıp yoksulluk ve gelir dağılımındaki adaletsizlikle mücadele hedefinden şaştığını söylüyor. Petrol fiyatları ikiye katlanacak Daily Telegraph, artan fiyatların İngiltere'de benzin satışlarını etkilediğini manşete çekmiş. "Sürücüler zamlarla sıkışınca benzin satışları geçen yıla göre yüzde 20 düştü" Gazetenin bu başlıkla verdiği habere göre, motorlu araç sahiplerinin, son artışlar ardından, artık araba kullanma alışkanlıklarını değiştirmeleri gerektiğini farkettikleri anlaşılıyor. Bir çok kişi daha az araba kullanmaya çalışıyor. Üstelik petrol, dolayısıyla akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin devam edeceğine dair işaretler de var. Gazetelerin çoğu bugün, dünyanın en büyük enerji şirketi Gazprom'un uyarısını ilk sayfalarından duyuruyorlar.. Haber Independent'da da manşette. "Petrol fiyatı iki misline çıkacak. Dünyanın en büyük petrol şirketi, Rus Gazprom'un yönetim kurulu başkanı Aleksey Miller petrolün varil başına fiyatının yakın bir gelecekte, örneğin önümüzdeki yıl 250 dolara ulaşacağını tahmin ediyor. "Miller'in tahmini varil başına artışın en fazla 150 ila 200 dolar arasına tırmanacağını öngören en kötümser piyasa tahminlerinin bile çok üzerinde. Ve sağlam gerekçeler göstermiş değil. "Ama yine de ekonominin tüm alanlarını alt üst eden akaryakıt fiyatlarının, giderek büyüyen öfkeli gösteriler ve tepkilere dönüştüğü Avrupa'da bu uyarı hemen yankı uyandırdı." Independent, ham petrolün varil başına fiyatı gerçekten Gazprom yöneticisinin öngördüğü düzeylere yükselirse, neler olabileceğini de hatırlatıyor. "Şimdiden sıkışmaya başlayan bir çok hava yolu şirketi iflas eder. Artan uçak fiyatları hem turizm sektörünü hem de diğer sektörleri etkiler. "Ham petrolün varil başına fiyatı 250 dolar olursa İngiltere'de benzinin litresi de 2 sterline çıkar ve bu bir çok şirketi iflasa sürükler. Evlerin ve işyerlerinin ısınma masrafları iyice artar, enerji tasarrufu ve nükleer enerji tartışmalarını yeniden gündeme getirir. "Gübre ve taşıma giderleri yükseleceğinden gıda maddeleri fiyatları çok daha fahiş düzeylere yükselir. " Independent'ın ekonomi yazarı Sean O'Grady, petrol fiyatlarının 2004 yılından bu yana dörde katlandığını hatırlatarak, bir yıl içinde bir daha ikiye katlanırsa bunun sonuçlarının ağır olacağını kabul ediyor ama uzun vadede iyimser. "Küresel ekonomi buna da uyum sağlar ve sağlayacaktır da" diyor ve sürdürüyor: "Araba firmaları daha ekonomik otomobiller yapacak, enerji tasarrufu yolları bulunacak, akaryakıtın yerini alacak sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji türleri, ikinci, üçüncü ve dördüncü nesil biyoyakıtlar geliştirilecek. Petrol krizinin çözümü tıpkı iklim değişikliğiyle mücadelenin çözümü gibi, teknolojik ilerlemede yatıyor." 42 gün oylaması İngiltere hükümeti'nin, bugün terör zanlılarırıı mahkeme önüne çıkmadan azami gözaltında tutma süresini 28 günden 42 güne çıkaran yasa değişikli tasarısını parlamentoda oya sunması öncesinde, oylamadan çıkabilecek sonuç ve tasarıyla ilgili tartışmalara tüm gazeteler geniş yer ayırıyor. Daily Telegraph bir kamuoyu yoklaması yaptırarak, İngiltere kamuoyunun tasarıya nasıl baktığını araştırmış. "Sonuç: Halkın büyük çoğunluğu hükümetin 42 gün gözaltı önerisini destekliyor", diyor Telegraph. "YouGov araştırma şirketine gazetemizin yaptırdığı ankete göre, halkın yüzde 69'u istisnai koşullarda gözaltı süresinin 28 günden 42 güne çıkarılmasını destekliyor, yüzde 24'ü ise karşı çıkıyor. " Ama kamuoyunun eğilimleri parlamenterlerinkini yansıtıyor mu? Gazeteler, hükümetin tasarının geçebilmesi için hasta milletvekillerinin bile oylamaya gelmesini istediğini, hatta Dışişleri Bakanı David Milliband'ın ortadoğu gezisini kısa keserek oylamaya yetişeceğini yazıyorlar. Times, "Başbakan Brown, yasayı geçirmek için muhalefetin desteğine muhtaç" diyor. Ama Guardian, İşçi Partisi içinde tasarıya karşı çıkan isyancı milletvekillerinin çok umutlu olmadığını yazmış. Parlamento kulislerinde, hükümetin, Kuzey Irlanda'nın hükümetinde yer alan ve İngiltere parlamentosunda da 9 milletvekili olan Birlikçi Parti'nin desteğini alacağı haberleri dolaşıyor. Hatta Kuzey Irlanda'ya ayrılacak bütçe için 200 milyon sterlin teklif edildiği söylentileri bile var. Independent ise, kamuoyu yoklamalarında sürekli puan kaybeden ve artık muhalefetin gerisine düşen başbakan Gordon Brown için kritik önem taşıyan oylamanın sonucunun hala ortada olduğunu yazıyor. Habere göre son değişikliklerle birlikte terör zanlıları için 42 gün gözaltı süreci polis, savcılık, mahkeme, içişleri bakanı ve parlamentonun her iki kanadını da içeren süreçlerle, ilk üç günden sonra, her yedi günde bir yeni izinler ve onaylar gerektirecek. Son dakika çabası Son olarak Guardian'ın Türkiye'deki son siyasi gelişmelerle ilgili bir haberine kısaca bakalım. Gazete'nin İstanbul'daki muhabiri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün partisinin taraftarlarına ve yargıçlara seslendiği konuşması hakkında şunları yazmış. "Erdoğan'ın konuşması, hükümetin önde gelen diğer bazı üyelerine kıyasla çok daha uzlaşmacı bir tondaydı. AKP hakkındaki kapatma davasının görülmesi öncesinde anayasa mahkemesiyle çatışmadan kaçınmak ister gibiydi. "Bazı yorumcular dünkü konuşmayı başbakanın yargı ve Türk siyasetinde nihai söz sahibi güç olan ordu içindeki düşmanlarını yatıştırmaya yönelik bir son dakika girişimi olarak değerlendiriyor." | İlgili haberler 28 Mayıs 2008 Basın Özeti 28 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 27 Mayıs 2008 Basın Özeti 27 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 26 Mayıs 2008 Basın Özeti 26 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 25 Mayıs 2008 Basın Özeti 25 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 23 Mayıs 2008 Basın Özeti 23 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 22 Mayıs 2008 Basın Özeti 22 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 21 Mayıs 2008 Basın Özeti 21 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 20 Mayıs 2008 Basın Özeti 20 Mayıs, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||