|
6 Haziran 2008 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de yayınlanan gazeteler, üniversitelerde türbanı serbest bırakan Anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesine ilişkin değerlendirmelere yer veriyor.
Guardian, kararın AKP'ye darbe indirdiğini ve Türkiye'nin geleceğine ciddi etkileri olacağını belirtiyor. Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Soli Özel'in, "Bu karar, mahkemenin kapatma davasında vereceği kararla ilgili de net bir fikir veriyor" sözlerini aktaran gazete şöyle devam ediyor: "AKP'nin kapatılması, Türkiye'de siyasi karışıklık yaratabilir. Aynı zamanda ülkenin zaten sorunlu olan Avrupa Birliği adaylığını daha da tehlikeye atabilir. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, AKP'nin kapatılması durumunda Türkiye'nin başvurusunun askıya alınabileceğini zaten söylemişti." Konu Financial Times'ın da gündeminde. "Türkiye'de laik devlet, muhafazakar hükümete karşı önemli bir zafer kazandı" diyen gazete şöyle devam ediyor: "Anayasa Mahkemesi'nin kararı, Türkiye'yi son haftalarda pençesine alan felce uğratan siyasi krizin daha da uzamasına neden olacak. Ayrıca bu, kökenleri siyasi İslam'a dayanan AKP'nin, türban davasıyla yakından bağlantılı bir başka dava sonucunda kapatılması ihtimalini güçlendirdi." "Geniş ve muğlak etkileri nedeniyle, türban kararı, mali piyasalardaki kafa karışıklığını da artıracaktır. Yavaşlayan ekonomisi ve sendeleyerek ilerleyen ekonomik ve yapısal reformları nedeniyle, Türkiye zaten, bir süredir yatırımcıları kaygılandırıyordu." "Salı günü birden bire enflasyon hedefini yükselten Merkez Bankası da bu kaygılara bir yenisini ekledi. Uzmanlara göre bu adım, Merkez Bankası'nın enflasyon konusundaki güvenilirliğini zedeledi." "Yatırımcılar şimdi de, iş dünyasına yakın duran AKP'nin akıbetiyle ilgili endişelere sürüklenebilir." "Anayasa Mahkemesi'nin kararı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın muhafazakar taraftarlarının gözündeki itibarına da darbe indirecektir. Ayrıca Erdoğan'ın muhakeme yeteneği de tartışmaya açılacak. Başbakan Erdoğan, sonuçlarını göz önüne almadan bu anayasa değişikliğini aceleye getirmekle eleştirilmişti. Ayrıca bunu dengelemek için, daha liberal reform adımları atmamakla suçlanmıştı." Times gelişmeleri, "Yargıçlar türban yasağını destekleyerek hükümete meydan okudu" başlığıyla duyuruyor. Anayasa Mahkemesi'nin 'laiklerin kalesi' olduğunu belirten gazete, türban kararı ile ilgili şu yorumu yapıyor: "AKP şimdiye kadar önüne çıkan birkaç engeli aşmayı başardı. Bunların arasında askerin uyarıları, iddialara göre bir darbe girişimi ve protesto gösterileri de vardı. Bu gösterileri, hükümetin Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı seçmek için ilk girişimini engelleyen bir başka Anayasa Mahkemesi kararı takip etmişti." "AKP taraftarlarına göre diğerlerinin başaramadığını, şimdi yargı başarmış oldu." Gıda krizi zirvesinin ardından İtalya'nın başkenti Roma üç gündür, 60 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarını ağırlıyordu. Birleşmiş Milletler'e bağlı Tarım ve Gıda Örgütü'nün ev sahipliğinde, küresel gıda krizine çözüm arandı. Sonunda, gıda üretimini 20 yıl içinde ikiye katlama kararı alındı. Ancak konuyu başyazısında değerlendiren Independent pek iyimser değil. Zirveyi kaçırılmış bir fırsat olarak gören gazete şu gerekçeleri öne sürüyor: "Bu zirve, gıda fiyatlarındaki küresel artışın ardındaki en ciddi sorunlara eğilmeyi başaramadı. Doğrudur, zirve sayesinde Dünya Gıda Programı'na 3 milyar dolarlık ek gıda yardımı sağlandı. İslami Kalkınma Bankası da, yoksul ülkelerdeki çiftçilere üretimi artırmaları için 1,5 milyar dolar yardımda bulunmayı kabul etti." "Ancak konferansa sunulan raporda, gelişmekte olan ülkelerde 1960'lardaki gibi bir yeşil devrim yaratmak için gereken meblağın yılda 20 milyar dolar olduğu belirtiliyordu. Bu akılda tutulduğunda, toplanan paranın pek de kutlama gerektirecek bir miktar olmadığı çıkıyor ortaya." Independent, Roma'daki gıda zirvesinde, biyoyakıtlar ve ticaret sınırlamaları konusunda ise hiçbir ilerleme kaydedilemediğinden yakınıyor. "Zirvede biyoyakıt üretimi konusunda da ortak bir politika üretilemedi. Biyoyakıt üreticileri, tarım alanlarının biyoyakıt üretiminde kullanılan bitkilere ayrılmasının, bu yılki fiyat artışlarındaki payının sadece yüzde 3 olduğunu savunuyor. Ancak bu bitkilere teker teker bakıldığında çok daha farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Biyoyakıt üretimi, pirinç ve buğday fiyatındaki artışta gözardı edilebilir bir etkiye sahipken, mısırdaki fiyat artışının yüzde 30'undan sorumlu." "Zirvede sübvansiyon ve kota sorunlarına da değinilemedi. Bu ikisi, küresel tarıma zarar verirken, gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçileri de cezalandırıyor. "Yeryüzünde 850 milyon kişi aç ve yükselen fiyatlar nedeniyle 100 milyon kişi yetersiz beslenmenin eşiğinde. Yine de Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Tarım Yasası, zengin dünyanın gözündeki kutsal yerini koruyor." | İlgili haberler 28 Mayıs 2008 Basın Özeti 28 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 27 Mayıs 2008 Basın Özeti 27 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 26 Mayıs 2008 Basın Özeti 26 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 25 Mayıs 2008 Basın Özeti 25 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 23 Mayıs 2008 Basın Özeti 23 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 22 Mayıs 2008 Basın Özeti 22 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 21 Mayıs 2008 Basın Özeti 21 Mayıs, 2008 | Basın Özeti 20 Mayıs 2008 Basın Özeti 20 Mayıs, 2008 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||