|
11 Eylül 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere gazetelerinde Irak'taki Amerikan birliklerinin komutanı David Petraeus'un Kongre'ye sunduğu raporla ilgili haber ve yorumlar öne çıkıyor.
Times manşetinde "Amerika için dönüm noktası" diyor: Gazete, komutanın Şubat ayındaki takviye birlik gönderme kararıyla ilgili olumlu değerlendirmesinin Başkan George Bush'a zaman kazandırabileceğini belirtiyor. Times, Bush'un sonbaharda, Irak savaşı için kullanılmak üzere Kongre'den 50 milyar dolar istemeye hazırlandığını anımsatıyor. Petraeus'un Kongre'deki açıklamaları Guardian'ın da manşetinde. Merkezi Londra'da bulunan Royal United Services Institute adlı düşünce kuruluşundan Michael Clarke, Petraeus'un açıklamalarını gazeteye şöyle değerlendirmiş: "Petraeus, üniformasındaki yıldızlarla, Bush'u askerleri derhal çekmeye zorlamaya çalışan Demokratlar ve Amerikan kamuoyuna set çekiyor. "Eğer Bush, komutanın Kongre'de tanımladığı gibi bir ilerlemeyle 2008'i atlatabilirse, Irak'tan çekilme görevini yeni Başkan'a bırakacak. "Petraeus'un raporu, Irak tartışmaları için bir dönüm noktası olarak sunuldu. Ancak, bu muhtemelen, kaçınılmaz gerçeğe düşülen bir nottan ibaret olarak kalacak. "Bu tür uzun vadeli direniş bastırma operasyonlarının çoğu müdahaleci gücün zaferini ilan edip çekilmesiyle son bulur. Ama burada sorun çekilme değil, Amerika'nın çekilirken zafer ilan edip edemeyeceğidir." 'Petraeus raporu belirleyici olmayacak' Financial Times yazarı Gideon Rachman da, Petraeus raporunun Amerika’nın Irak politikası açısından belirleyici olmayacağı görüşünde: "Irak'tan çekilme, işgalin tetiklediği bazı geleneksel jeopolitik sorunların daha da büyümesi riskini beraberinde getirecektir. "Bunlar, İran'ın gücünün artması, daha geniş çaplı bölgesel bir savaş riski, insani felaket korkusu ve Körfez'deki petrol kaynaklarının güvenliğidir. "Birçok uzman, birkaç ay önce Petraeus'un raporunun belirleyici olacağını söylüyordu. Öyle olmayacağı anlaşılıyor. "Muhtemelen önümüzdeki yıl mütevazı ölçülerde bir birlik indirimine gidilecek. Ama geleneksel stratejik kaygılar - terörle savaşla görece fazla ilgisi olmasa da - Amerika'nın daha yıllarca Irak'ta kalmasını gerektirecek. " 'Bağdat'taki tablo farklı' Independent gazetesi ise Bağdat sokaklarında Petraeus'un Kongre'de çizdiğinden çok daha farklı bir tablonun hakim olduğuna dikkat çekiyor: "Daha fazla sayıda Amerikan askerine rağmen, korkunun esir aldığı kentte, mezhepler arası şiddet, günlük yaşamın bir gerçeği olmaya devam ediyor." Independent Irak'ta artan ölü sayısının generalin iyimserliğine tezat oluşturduğunu, kentte milislerin denetiminde gettoların oluştuğunu belirtirken gazetenin deneyimli Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn, asker sayısının artırılması stratejisinin "kanlı kısırdöngüyü" kıramadığını belirtiyor: "Gerçek gösterge, evlerini terk etmek zorunda kalan insanların sayısıdır. Birleşmiş Milletler'e göre, her ay 60 bin Iraklı evlerini terk ediyor ve hiçbiri geri dönmüyor. "Kuvvet artırımı stratejisi askeri ve siyasi çıkmazı değiştiremedi. Başbakan Maliki'nin Amerika'nın zoruyla görevden uzaklaştırılması bir fayda sağlamayacak. "Sünni Arap devletler tarafından desteklenmesine rağmen İyad Allavi'nin de yerel desteği yok. Bu trajedide, yeni stratejiden önceki tüm oyuncular yerinde duruyor. "Amerika'nın sayesinde Irak'ta daha fazla milis var. Petraeus, Irak'ta daha kötü durumda olmadıklarını söyleyebilir ama iyi durumda olmadıkları kesin" 'Müşerref, ağır bedel ödeyecek' Times yazarı Bronwen Maddox, eski Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'i ülkeye sokmayan general Pervez Müşerref'in beş haftalık bir huzur için çok ağır bir bedel ödeyeceğini yazıyor: "Müşerref, Şerif'i Suudi Arabistan'a göndererek beş hafta kazandı. 15 Ekim'e kadar parlamentoyu kendisini yeniden cumhurbaşkanı seçmeye ikna etmeye çalışacak olan Müşerref, bu süre içinde Şerif'in doğrudan muhalefetiyle karşı karşıya olmayacak. "Ama parlamentoda zaferi kesin değil. Birçok destekçisi şimdiden Şerif'in tarafına geçti. Müşerref 'iyi bir general kötü bir siyasetçiden daha iyidir' diyerek sekiz yıldır Batı'nın desteğini alıyor. Ama bu aşamada, en azından daha iyi siyasetçilere fırsat kapısı aralayabileceği için, berbat bir siyasetçi bile yolunu kaybetmiş bir generalden daha iyidir." Ahmet Raşid ise Daily Telegraph'taki değerlendirmesinde şöyle diyor: "Batı, Pakistan'da Müşerref ve Butto'nun liderliğinde bir çeşit sulandırılmış demokrasiye geçilmesini istiyor. Burada iki amacı var. Birincisi askeri Taleban’la mücadeleye ikna etmek, ikincisi nükleer silahları kilit altında tutmak. "Ancak bu strateji ciddi şekilde risk altında. Müşerref ve Batılı müttefikleri Şerif'i sürgüne göndererek sadece biraz zaman kazandılar ama Pakistan'daki çözülme sürecini hızlandırdılar." 'İsyanı ateşledi' Financial Times başyazısında "Müşerref muhalefeti etkisizleştirdiğini düşünebilir ama bu adımıyla açık bir isyanı da başlatmış olabilir. Halkın öfkesi daha da büyüyebilir ve demokratik muhalefet, İslamcı aşırılırla aynı safta yer alabilir" diyor. Pakistanlı yazar M. Ziauddin ise Independent'taki yazısında şu görüşleri dile getiriyor: "Müşerref'i Pakistan'ın Hüsnü Mübarek'ine dönüştürme çabasındaki Batı ve Amerika, iki ülke arasındaki şu sosyo-politik farklılığı gözardı ediyor. "Mısır, askeri diktatörlerin eline geçmeden önce bir monarşi, Pakistan'sa demokrasiydi. Pakistan'da herşey ip üstünde. Hafif bir meltem bile herşeyi yıkabilir, Amerika ve Batı, önünde anarşiye teslim olmuş bir ülke bulabilir." 'Türk ekonomisi için yeni sınav' Financial Times'ın Ankara muhabiri Vincent Boland'ın imzasını taşıyan bir yazıda, Türk ekonomisinin ciddi bir sınavdan geçmekte olduğu belirtiliyor: "Yılın ikinci çeyreğinde Türk ekonomisi enerjisini kaybetti. Son beş yılın en düşük büyüme oranı kaydedildi. Bu da uluslararası koşulların kötüleşmekte olduğu bir dönemde Türk ekonomi politikaları için yeni bir sınav anlamına geliyor. "Büyümedeki düşüşün nedeni parlamento ve cumhurbaşkanlığı öncesinde istikrarsızlığın artmasına bağlanıyor. Bu ortam şirketleri yatırım programlarını dizginlemeye itti. Büyümenin azalmasıyla Merkez Bankası bu yılın sonunda faizlerin düşürülmesi için düğmeye basabilir. "Uzmanlar büyümenin tekrar ivme kazanacağı görüşünde. Bununla birlikte uzmanlara göre, yüksek döviz açığı, kuraklığın etkisi ve iş dünyasının reform programına yönelik eleştirileri Tayyip Erdoğan'ın daha önce sınanmamış ekonomi kadrosu için hoş değil. "Gözler Mehmet Şimşek'in üzerinde olacak. Şimşek, üretimi artırmak için mikro-ekonomik reformlara odaklanacaklarını ve borçlanmayı azaltacak sıkı mali disipline sadık kalacaklarını söylüyor." | İlgili haberler 10 Eylül 2007 Basın Özeti10 Eylül, 2007 | Basın Özeti 9 Eylül 2007 Basın Özeti09 Eylül, 2007 | Basın Özeti 7 Eylül 2007 Basın Özeti07 Eylül, 2007 | Basın Özeti 6 Eylül 2007 Basın Özeti06 Eylül, 2007 | Basın Özeti 5 Eylül 2007 Basın Özeti05 Eylül, 2007 | Basın Özeti 4 Eylül 2007 Basın Özeti04 Eylül, 2007 | Basın Özeti 3 Eylül 2007 Basın Özeti03 Eylül, 2007 | Basın Özeti 2 Eylül 2007 Basın Özeti02 Eylül, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||