|
2 Eylül 2007 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Irak konulu haber ve değerlendirmeler İngiliz pazar gazetelerinin ortak konusu...
Sunday Times, ABD yetkililerinin İngiliz ordusunun gelecek ay kadar yakın bir zamanda Basra'nın kontrolünü Irak askerine devredip ülkeyi terk edeceğine inandığını yazdı. Amerikan yönetiminin İngiliz ordusunun "bırakıp kaçmaya hazırlandığına inandığını" duyuran gazete, Irak askerinin en erken ekim ayı olmak üzere bölgenin kontrolünü ele almaya hazırladığını öne sürdü. Haberde, İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın, konuyu Avam Kamarasında tatilin bittiği ve parlamenterlerin geri döndüğü gün yapacağı açılış konuşmasında duyurabileceği de belirtildi. Basra'nın güvenliğinin Irak askerine devredilmesi halinde 5 bin 500 İngiliz askerinin ülkelerine dönebileceğine işaret edilen haberde, bu askerlerin bir kısmının Kuveyt'te konuşlandırılması için yapılan görüşmelerin ise hala sürdüğü kaydedildi. Sunday Times, ABD askeri yetkililerinin de bu durumu kabullendiğine, ancak Amerikalı siyaset yorumcularının ağır eleştirilerde bulunduğuna dikkat çekerken, bu yorumcuların, her geçen gün ABD ve İngiltere'nin Irak meselesine bakış açıları ve yaklaşımlarındaki farkın daha net biçimde ortaya çıktığına vurgu yaptıklarını bildirdi. Gazete, Irak'taki Amerikan askeri politikasının mimarı olarak tanınan general Jack Keane'nin, İngiliz askerlerinin çekilmesi kararının Irak'taki koşullardan ziyade, İngiltere'deki koşullara bağlı olarak geliştiğine dair yorumuna da yer verdi. Irak savaşında hatalar Sunday Mirror'a göre İngiltere'nin Irak'ta savaş sonrası politikalar konusunda çalışan en kıdemli subayı olan emekli Tümgeneral Tim Cross ABD'yi sert dille eleştirdi ve Washington'un Irak politikalarının "ölümcül hatalarla malul olduğunu" söyledi. Tim Cross, Irak savaş sonrasında ülkede yaşanabilecek pek çok problem konusunda ABD'nin o dönemdeki Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'i defalarca uyardığını belirtti ve Rumsfeld'in bu uyarıları ya reddettiğini ya da görmemezlikten geldiğini ifade etti. Donald Rumsfeld'in Irak'ta savaş sonrası sürecin belirlenmesiyle ilgili hazırlığın tam kalbinde yer aldığını da belirten Cross, bu planlamada hiçbir detayın yer almamasından büyük kaygı duyduklarını ve bu kaygılarını her fırsatta dile getirdiklerini belirtti. Mart 2003'te başlayan işgal öncesinde aynı yılın şubat ayında Washington'da Rumsfeld ile bir araya geldiklerini ve Irak'ın yeniden yapılanması çabalarının uluslararası boyuta getirilmesi gereğine işaret ettiğini belirten Cross, bu çabaların mutlaka BM ile ilişkilendirilmesi gereğinin de altını çizdiğini açıkladı. Savaş sonrasında da Irak'ta güvenliğin sağlanması için gereken asker sayısı üzerinde zaman zaman uyarılar yapmaya çalıştığını, ancak Rumsfeld'in bu mesajların tümüne kulaklarını tıkadığını belirten Tim Cross, kendisiyle birlikte pek çok kişinin hissettiği ölümcül hatalara Amerikalıların gözlerini kapattığını bildirdi. Irak'taki devlet yapılanmasının kontrolünün Pentagon'a devredilmesi ve Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinin ardından Irak ordusu ve güvenlik güçlerinin dağıtılması kararlarının yanlışlığını da vurgulayan Tim Cross, "Irak güvenlik güçlerinin varlığını korumalı ve bu gücü koalisyon güçlerinin kontrolüne vermeliydik" dedi. ABD İran'ı bombalayacak mı? ABD Başkanı George Bush'un İran karşıtı söylevleri şiddetlendirdiğini belirten Sunday Telegraph soruyor "Bombalayacak mı... Yoksa blöf mü yapıyor"... Gazetenin Washington muhabiri tarafından kaleme alınan haberde, Bush'un İran'ı "nükleer soykırımla" suçlayarak, İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad'ın nükleer silah arayışları ve İsrail'e yönelik düşmanca açıklamalarını, Hitler'in Yahudi katliamı ile aynı rafa koyduğunu belirtiyor. Haberde Bush'un bunu bilinçli olarak yaptığı yorumu da bir Beyaz Saray danışmanına gönderme ile aktarılıyor. Haberde, ABD'nin son on sekiz ay boyunca İran içinde gizli faaliyet yürüttüğü ve özel timler aracılığıyla özellikle askeri hedefler hakkında istihbarat topladığı da kaydediliyor. Habere göre, ABD İran sınırında faaliyet gösteren ayrılıkçı Kürt gruplar ve dini rejim karşıtı bazı Azeri ve Beluci unsurlarla da irtibata geçmiş durumda. Turistlere gülümseyin Observer Fransa'nın asık suratlı garsonlar yüzünden turist kaybettiğini yazıyor. Garsonlar başta olmak üzere alışveriş yapılan bir dizi noktadaki Fransızların turistlere zaman zaman kabalığa varan düzeyde kötü muamelede bulunması sık dile getirilen bir şikayet. Gazeteye göre, artık bu durumun turistleri küstürmeye başladığı düşüncesiyle, ülkenin turizmden sorumlu yetkilisi ilgili kişilere uyarıda bulunmuş. Bu uyarıda, garsonlara turistlere "iyi günler" demeleri, para üstünü masanın üzerine fırlatmamaları, ingilizceyi kötü konuşsalar bile utanmayıp turistle konuşmaya çalışmaları, çat pat fransızca konuşan turistlere sabır göstermeleri ve ellerinden hiç bir şey gelmiyorsa en azından turiste gülümsemeleri öneriliyor... | İlgili haberler 30 Ağustos 2007 Basın Özeti30 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 29 Ağustos 2007 Basın Özeti29 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 28 Ağustos 2007 Basın Özeti28 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 27 Ağustos 2007 Basın Özeti27 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 26 Ağustos 2007 Basın Özeti26 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 23 Ağustos 2007 Basın Özeti23 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 22 Ağustos 2007 Basın Özeti22 Ağustos, 2007 | Basın Özeti 21 Ağustos 2007 Basın Özeti21 Ağustos, 2007 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||