BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme:
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
4 Mayıs 2007 Basın Özeti
İngiltere'de yayımlanan Economist dergisi, kapak haberini Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri ve sonrasındaki gelişmelere ayırarak "Türkiye'nin temelleri için verilen mücadele" başlığını kullanmış.

İngiltere gazeteleri

"Eğer Türkler bir seçim yapmak durumunda kalırlarsa" diyor Economist, "demokrasi laiklikten daha önemli."

“Tüm dünyada köktendinci Müslümanlığın yükselişte olduğu bir zamanda, 500 ila bir milyon insanın İstanbul'da laiklik adına yürümesi, dikkate değer bir durum. Ama zaten Türkiye dikkate değer bir yer.

“Esasen Müslüman olsa da, tam laik bir demokrasinin uygulandığı bir ülke olan Türkiye, İslam ile demokrasinin bir arada olamayacağı yolunda yaygın inanışı çürütüyor.

“Türkiye, stratejik açıdan da önemli, Amerika'nın ardından NATO'da en büyük orduya sahip olan ikinci ülke; aynı zamanda Avrupa'ya kritik enerji güzergâhı üzerinde yer alıyor. Avrupa Birliği'yle müzakereler başarıya ulaşırsa, Avrupa'nın en büyük nüfusa sahip ülkesi olacak.”

"Bu hafta tüm dünyanın dikkatini üzerine toplamasının sebebi, ordunun İslam'ın hükümetteki rolünü sınırlama ihtimaliydi." diyen Economist, soruyor: Eğer Türkiye, İslam ile demokrasiyi uzlaştıramazsa, bunu kim başarabilir?

“Batı'nın ülkenin eylemleri üzerindeki nüfuzunun giderek azaldığı bir ortamda, Türkler kendi siyasi krizlerini kendileri çözmeliler. Bunu yapmanın en iyi yolu da AKP'yi yeniden seçerek ordunun müdahalesine karşı çıkmaları olacaktır.

“Laiklik yanlılarının İslamcılığın giderek yayılmasından korkmaları anlaşılır bir durum; ama AKP'nin sicili bu korkuları haklı çıkarmıyor ve bu yayılmayı önlemenin yolu da askeri müdahale değil. Korumaya çalıştıkları devletin yararına, Türkiye'de askerler, siyasetten elini çekmeli.”

‘Laiklik ile Demokrasi karşı karşıya’

Economist'in Avrupa sayfalarında da "Laiklik ile Demokrasi karşı karşıya" başlığı altında başka bir Türkiye haberi yer alıyor.

27 Nisan'da Genelkurmay açıklamasının demokrasiye zarar verdiğini; laikliklerle dindarlar arasındaki uçurumu derinleştirdiğini savunan dergi, buna rağmen kamuoyu yoklamalarının erken seçimden AKP'nin zaferle çıkacağını gösterdiğini aktarıyor.

"Askeri darbe önlendi, ama ufukta erken seçim belirdi. Türkiye'nin sorunları çözülmedi, sadece ertelendi." diyen dergiye göre başka bir kaygı unsuru daha var:

“Endişe veren, sadece ordunun siyasete olan ilgisi de değil.

“Genelkurmay Başkanı, geçtiğimiz günlerde Kuzey Irak'taki PKK hedeflerine saldırı düzenlemenin "gerekli" ve "faydalı" olacağını söylemişti. Silahlı Kuvvetler üzerinde söz hakkının mecliste olduğunu kabul etmiş olsa da, bazı çevreler, ordunun yine de saldırı kararı alması ihtimalinden kaygılı.

“Türkiye'de güvenlik konularında uzman bir Batılı, "Bunu içten içe arzuluyorlar" görüşünü aktarıyor. Bu durum, Amerika'nın Türkiye'deki siyasi kriz karşısındaki yanıtının neden bu kadar yetersiz olduğunu da açıklıyor. Avrupalı bir yetkili "En son istedikleri şey, Türk ordusuyla anlaşmalık yaşamak" diyor.

“Amerika için Türk ve Amerikan askerlerinin Irak'ta çatışmaya girmesi karabasandan farksız. Geçen haftaki gelişmelere bakıldığında ise herhangi bir şeyi ihtimal dışı kabul etmek doğru olmaz.”

Irak’ta ABD ve İngiltere’nin varlığı

"İşgalciler Irak'tan çekilmeli." Bu sözler, İngiliz ordusunda özel kuvvetlerde görev yapmış eski bir General Michael Rose'a ait ve Daily Telegraph, generalin bu ifadeleriyle Irak'taki İngiliz askerlerin yaşamını tehlikeye attığı gerekçesiyle eleştirildiğini belirtiyor.

Eski bir SAS komutanı, Iraklıların ülkelerini "işgal edenlere" direnmeleri gerektiğini söyledi. Michael Rose, BBC'de konuk olduğu Newsnight programında ayrıca Amerika ve İngiltere için "Irak'ta bozguna uğradıklarını" itiraf etme zamanının geldiğini ve daha fazla can kaybını önlemek için askerlerin çekilmesi gerektiğini savundu.

Michael Rose, geçen yıl Başbakan Blair'in İngiltere'yi sahte gerekçelerle Irak'ta savaşa sürüklediği için azledilmesi çağrılarıyla gündeme gelmişti.

Sir Michael'in, Irak savaşıyla Amerika'nın bağımsızlık savaşını karşılaştırdığı "Washington'un Savaşı" adlı bir de kitabı bulunuyor.

Hemen tüm İngiliz gazetelerinde olduğu gibi Guardian'da da İskoçya, Galler ve İngiltere'de yerel yönetim seçimleri ön sıralarda işlenen konuların başında geliyor.

Gazete, manşetten verdiği habere "İşçi Partisi için tahkikat başladı" başlığını kullanmış ve eklemiş: Seçim kayıpları kaygı yaratırken kamuoyu yoklamalarına göre İşçi Partisi bölünüyor.

“Tony Blair'in ardından Başbakanlığı üstlenmesi beklenen Gordon Brown'ı bekleyen partiyi kurtarma operasyonunun boyutları, dün partinin, İngiltere'deki yerel yönetim seçimlerinde yüzlerce sandalye kaybetmesiyle şekillendi, İşçi Partisi Muhafazakâr ve Liberal Demokratların iki katı daha fazla bölünmüş durumda.

“Seçmenler, Blair’i on yıllık görevinin son ara seçiminde cezalandırmaya kararlı görünüyor. BBC Newsnight programında yayımlanan bir kamuoyu yoklamasına göre Brown'ı seçimlerde en fazla zorlayacak konuların başında sağlık geliyor.

“Muhafazakâr lider David Cameron 7 puan farkla Brown'ın önünde. Cameron iklim değişikliğinde 7; göçmen konusunda da 17 puan önde görünüyor. Ankete katılanların yüzde 64'ü İşçi Partisi'nin bölündüğü görüşünde, bu oran Muhafazakârlar için yüzde 36'yı geçmiyor.”

Tony Blair’in yaz sonrası planları

Peki, Temmuz ayı başlarında görevden ayrılmaya hazırlanan Başbakan Tony Blair ne yapmayı mı planlıyor?

Financial Times, "Hemen her liderin görevden ayrılınca yaptığı üzere sadece konferanslar vermekle yetinmeyeceği açık" demiş, Başbakanlıktaki kaynaklarına dayandırdığı haberde.

Gazeteye göre nispeten genç, 56 yaşında bir siyasetçi olan Blair'in hedeflerinden biri, Avrupa Birliği içinde, güçlü bir uluslararası kimlik edinmek olabilir.

“Başbakan Blair, istifasını resmen önümüzdeki hafta açıklayacak. Başbakanlık sözcüsü dün Blair'in milletvekilliği yapmayı düşünmediğini belirtti.

“Blair, bunun yerine, Avrupa Birliği'nde yeni üst bir mevkii üstlenmeye soyunabilir. İşçi Partisi'nden kaynaklar, Blair'in büyük işlerle ilgilenmeyi sevdiğini ve Avrupa Birliği anayasası'nda kısmen değişikliğe gidilerek 2009 yılında Avrupa Konseyi Başkanlığı oluşturulması halinde, bu görevi üstlenme fikrini cazip bulduğunu belirtiyorlar.

“Elbette Blair, Afrika'nın kalkınması yolundaki kampanyasını da sürdürmeyi planlıyor.”

2 yaşındaki yüzücü

Daily Telegraph, dünyanın en küçük yüzücüsünü tanıtıyor okuyucularına, zira henüz 2 yaşını dolduran Leah Robbins, yardımsız 50 metre boyunca yüzmeyi başararak dünya rekoru kırmışa benziyor.

“Leah, suyla ilk kez tanıştığında dört aylıkmış, kolluk yardımıyla kısa süre içinde yüzmeyi öğrenmiş.

“Ocak ayında Amatör Yüzücüler Derneği'nden beş metre yüzmede sertifikasını alan Leah, iki ay sonra 10 ve 25 metrelerde geçtiğimiz günlerde de 50 metrede de sertifika almaya hak kazandı.

“Leah, derneğe bakılırsa, dört kategoriyi de başarıyla tamamlayan en genç yüzücü. Çünkü bu mesafeleri normalde altı yaşındakiler katedebiliyor. Anne Kay Masters, şimdi küçük kızının isminin, Guinness Rekorlar Kitabı'na kaydedilmesini umuyor.”

İlgili haberler
2 Mayıs 2007 Basın Özeti
02 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
1 Mayıs 2007 Basın Özeti
01 Mayıs, 2007 | Basın Özeti
Gösteriler İngiliz basınında
30 Nisan, 2007 | Basın Özeti
30 Nisan 2007 Basın Özeti
30 Nisan, 2007 | Basın Özeti
29 Nisan 2007 Basın Özeti
29 Nisan, 2007 | Basın Özeti
27 Nisan 2007 Basın Özeti
27 Nisan, 2007 | Basın Özeti
26 Nisan 2007 Basın Özeti
26 Nisan, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik