BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 01 Mayıs, 2007 - TSİ 07:51
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
1 Mayıs 2007 Basın Özeti
Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçim süreci bu sabah da İngiltere gazetelerinde geniş yer buluyor.

İngiltere gazeteleri

Financial Times gazetesi, manşetten verdiği haberde, Genelkurmay Başkanlığı'nın Cuma günü yaptığı açıklamalar karşısında, erken seçim çağrılarına ve piyasalardaki düşüşe dikkat çekerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ulusal birlik çağrısına vurgu yapıyor.

"Türkiye Başbakanı, ordu ile seçimle göreve gelmiş bir hükümetin on yıldan bu yana karşı karşıya geldiği en ciddi siyasi kriz karşısında, dün akşam sükûnet ve ulusal birlik çağrısı yaptı. Borsa düşerken yatırımcılar, Türkiye'nin içine girdiği krizin ne anlama geldiğini netleştirmeye çalışıyor. "

Yine Financial Times yazarlarından Vincent Boland ise makalesinde, Türkiye'nin vahim bir krizin eşiğinde olduğunu vurgulayarak son bir kaç ayda yaşananları şu sözlerle özetliyor.

"Türkiye'de, kökleri siyasi İslam’da olan iktidar partisiyle laik düşüncedeki ordu anlaşmazlık içinde. Burada mevcut tartışma konuları ise çok önemli: Cumhurbaşkanlığı ve ülkenin gelecekte nasıl yönetileceği... Ama son bir kaç haftada yaşananlar, yanlış anlamalar, cinsiyet ayrımcılığı, incinen egolar, isyan eden askerlerin rol aldığı bir masaldan ibaret. Ve bu süreçten biri bile karlı çıkmadı."

Karlı çıkan kim?

Independent gazetesi ise Türkiye'de karmaşa başlığını taşıyan başyazılarından birinde, "Başbakan Erdoğan ve Ordu, sükûneti korumalı" görüşünü savunuyor.

"Avrupa Birliği, orduyu Anayasa Mahkemesi'nin, muhalefetin yaptığı birinci tur oylamanın iptali yolundaki başvurusunu, dışarıdan baskı olmaksızın değerlendirmesine izin vermeye çağırdı. Şayet mahkemenin kararı bu yönde çıkacak olursa, genel seçime gidilecek. Bu da gerginliği biraz olsun azaltabilir. Ancak mahkeme hükümetin siyasetini destekleyecek olursa o zaman Gül, 9 Nisan çarşamba günü cumhurbaşkanı seçilecektir.

“Zeki ve yetenekli bir siyasetçi olan Abdullah Gül, inanışlarının yol açtığı gerginliğin farkında olmalı. Ama Türkiye bir demokrasi ülkesi ve burada izlenen süreçlere de Ordu dahil herkes saygı göstermelidir."

Guardian yazarlarından Simon Tisdall, "generallerin uyarısı olumlu etki edebilir" görüşünü savunanlardan. Tisdall, bu amaçla Türkiye'den çeşitli yorumcuların görüşlerine yer veriyor ve Genelkurmay'ın açıklamasına tepkileri, bir hükümet yetkilisinin ağzından aktarıyor.

'Tartışmalar sağlıklı'

Siyaset uzmanları ve yetkililer, Anayasa Mahkemesi’nin ilk turu geçersiz sayması halinde erken seçimin kaçınılmaz olduğu görüşünde birleşiyor. Bir çoğu bu seçimden yine Erdoğan ve AKP'nin zaferle çıkacağında hemfikir. "İçinde bulunduğumuz durum, gayet sağlıklı bir tartışma ortamı" dedi bir hükümet yetkilisi ve şöyle devam etti: "Bu durum, Türkiye'de Türkleri ve dünyayı ilgilendiren konuları belirginleştirdi. Tam bir şeffaflık sağlandı. Ordu bir şekilde bu açıklama yapmaya mecbur hissetti. Ama artık hiçbir şey eski günlerdeki gibi değil.”

Financial Times gazetesinde Gideon Rachman, "Türkiye çelişkisi ve Eurabia - Avrupa Arabistanı kahinleri" başlıklı yazısında, Türkiye'de laiklik ile demokrasinin çatışır göründüğüne dikkat çekiyor ve bu durumla, Batı'da Müslümanlıkla köktenci eğilimlerin algılanışındaki çelişki arasında benzerlikleri ortaya koyuyor:

“Avrupalılar ve Amerikalılar, yıllar yılı, Müslüman dünyasında köktenciliğe panzehir olarak laik demokrasiyi gördüler. İslam aleminde buna parlak bir örnek, Türkiye... NATO üyesi olması yanında, bir ülkenin hem Müslüman, hem laik hem de demokratik olabileceğine kanıt olarak gösterilegeldi.

“İyi ama Türkiye'de bu son yaşananları nasıl yorumlamak gerek? Laiklik yanlıları, ılımlı bir İslamcının cumhurbaşkanı olması ihtimalinden dehşete kapılmış halde sokaklarda; ordu, devletin laik yapısını korumak adına darbe yapabileceğini ima etti. Anlaşılan, laiklik ve demokrasi, savaş halinde...”

'Türkiye'nin çelişkileri'

"Çelişkiler burada bitmiyor" diyen Rachman, Amerika'nın Irak’ı işgali sırasında müttefiki Türkiye'den gördüğü desteği kaybettiğine; Avrupalıların ise Türkiye'yi AB'ye kabul etme konusundaki gayet açık isteksizliğinden Türklerin de bıkmış olduğuna dikkat çekiyor. Gideon Rachman'a göre burada yeni bir çelişki daha doğuyor: o da Türkiye'nin AB üyeliği için canla başla çalışmış olan bazı muhafazakarların, şimdi açık açık Avrupa'nın Müslüman göçüyle değişmekte oluşundan duydukları kaygıyı dile getiriyor olmaları:

"Avrupa, Avrupa Arabistanı'na dönüyor" diye feryat ediyorlar. "Türkiye'nin AB üyeliğinin bir sonucu da 70 milyonu aşkın Müslümanın Avrupa Birliği içinde serbestçe hareket etmesine imkan verebilir, Batı Avrupa'nın nüfusunu radikal biçimde değiştirmek isterseniz, en iyi yol Türkiye'yi AB'ye kabul etmektir."

Türk tarihini yakından bilen 90 yaşındaki tarihçi Bernard Lewis'in Avrupa Arabistanı görüşünü savunanlardan biri olduğuna dikkat çeken Rachman, Lewis'in Avrupa'ya yönelik en büyük saldırı olarak terörü ve göçü göstermesini eleştiriyor:

Bu sıradışı ve tehlikeli bir sav. Lewis, Usame bin Laden ile Müslüman göçmenleri aynı kefeye koyuyor. Oysa sorun radikal İslam, sıradan Müslümanlar değil. Benim Londra'da postacım da kuaförüm de Müslüman. Birinin bile Batı uygarlığını yok etmeyi amaçladığı kanaatinde değilim. Farklı biçimlerde de olsa, bu hafta Türkiye'de ve Avrupa'da yaşananlar, terör davasında beş İngiliz Müslümana verilen hapis cezaları, doğru tespitleri yapma ihtiyacını ortaya koyuyor.

“Batı'nın Türkiye'deki kriz karşısındaki tutumunu da insanları aynı bireyler olarak görme ihtiyacı belirlemelidir. Laiklik ve demokrasi arasında bir uzlaşı sağlanabilir. Türkiye'de laiklik yanlıları, askeri darbe ya da hukukun ihlalini savunmadıkları sürece kaygılarını dile getirmekte haklıdırlar; ama aynı şekilde dindar bir Müslüman da vatandaşların hukuki ve demokratik haklarını tehlikeye sokmadığı takdirde cumhurbaşkanı olabilmelidir.

Blair'in mirası ne olacak?

Independent gazetesi, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in iktidara gelişinin 10'uncu yıldönümünde İngiltere'de yapılan bir kamuoyu yoklamasının çarpıcı sonuçlarını manşetten aktarıyor okuyucularına:

Başbakan Tony Blair önümüzdeki hafta istifa etme hazırlığını yaparken, Communicate Research adlı kuruluşun Independent için yaptığı ankete göre İngilizlerin yüzde 69'u, Blair'in Irak'ta devam eden kanlı savaşla hatırlanacağına inanıyor.

Dikkat çekici biçimde bu oranın ardından yüzde 9'la Blair'i en fazla hatırlatan unsurlardan bir diğeri olarak Amerikan Başkanı George Bush'la olan yakınlığı gösteriliyor. Oy kullananların sadece yüzde 6'sı Blair'in Kuzey irlanda barış anlaşmasında üstlendiği rolle hatırlanacağı görüşünde ve yüzde 2'lik bir kesim de Blair'in mirasının kamu hizmetlerinin geliştirilmesi diyor.

Ankette Blair'i sevindirecek bazı sonuçlar da yok değil.

Irak konusundaki öfkeye rağmen, ankete katılanların yüzde 61'i Blair'in genelde iyi bir başbakan olduğu görüşünde.

İlgili haberler
26 Nisan 2007 Basın Özeti
26 Nisan, 2007 | Basın Özeti
25 Nisan 2007 Basın Özeti
25 Nisan, 2007 | Basın Özeti
24 Nisan 2007 Basın Özeti
24 Nisan, 2007 | Basın Özeti
23 Nisan 2007 Basın Özeti
23 Nisan, 2007 | Basın Özeti
22 Nisan 2007 Basın Özeti
22 Nisan, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik