BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 06 Nisan, 2007 - TSİ 08:02
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
6 Nisan 2007 Basın Özeti
İngiltere'de milyonlarca kişi bugün başlayan Paskalya Yortusu dolayısıyla tatilde.

İngiltere gazeteleri

Basına da tatil havası hakim, tatilin ve Paskalya'nın dini anlamının tartışıldığı yorumlar geniş yer tutuyor.

Ancak tüm gazetelerin ilk sayfalarını İran'da 13 gün alıkonduktan sonra dün 'üniformalı halde' ülkeye dönen İngiliz denizcilerin fotoğrafları kaplıyor.

Gazeteler bu olayı, Basra'da dört İngiliz askerin bir saldırı sonucu ölümü ile bir arada değerlendiriyor:

Guardian, Iraklıların, saldırı sonrası askerlerin başlıklarını ve aracın parçalarını neşeyle kameralara gösterip yaptıkları kutlamaların fotoğraflarını "savaşın çirkin gerçeği" olarak ifade etmiş.

Independent, başyazısında İngiltere’nin 24 saat içindeki tavrında büyük bir değişim gözlendiğini vurguluyor.

"Bir gün ne çok şeyi değiştiriyor. Çarşamba günü İran Cumhurbaşkanının yakında denizcilerin salıverileceğini açıklaması ardından Başbakan İran hükümetine değilse de İran halkına, gizlemeye çalıştığı bir tebessüm ve nazik bir minnetle sesleniyor, İran'ın parlak tarihinden söz ediyordu. Dün askerlerin İngiltere'ye hareketi ardından itidal bitti. İran yine sanık sandalyesindeydi. Terörü desteklemekle suçlanıyordu. Blair, yaşananları bir ahlaki zafer olarak yeniden şekillendirmeye çalışıyor idiyse, ikna edici olamadı."

Times 'Basra'daki ölümler İran tartışmasını alevlendirdi' diye yazmış:

"Tony Blair İran'daki unsurların Irak'taki terörün arkasında olduğunu söyledi ve Cumhurbaşkanı Ahmedinecad'a denizcilerin ülkeye dönüşü 'hediyesi' için teşekkür etmekten kaçındı. Savunma Bakanlığı şimdi denizcilerin yakalanması ile sonuçlanan hataları inceleme sürecine başladı. Times'ın anladığı kadarıyla, devriyeleri korumak için daha fazla silahlı güç talebi hükümet çevreleri tarafından tekrar tekrar reddedilmiş."

Times başyazısında bu gelişmeler ardından İngiltere'nin Irak'tan bir an evvel çekilmesi çağrılarının artabileceğine dikkat çekiyor, bunlara kulak vermenin ise 'Mahmud Ahmedinecad'a bir hediye sunmak' olacağını savunuyor.

Gazete, salıverilen denizcilerden birisinin gözaltına alınmadan 10 gün önce verdiği ancak şimdiye dek yayınlanmamış bir mülakatında, devriyelerinin bir amacının da "İran'ın faaliyetleri hakkında istihbarat toplamak olduğu" sözlerinin Tahran'ı öfkelendireceğini de savunuyor.

Gazetede yazan eski deniz kuvvetleri komutanı Amiral Alan West, İran'ın ne 2004'te yaşanan benzer bir olay sonrası, ne iki hafta önce ele geçirdiği İngiliz botlarını iade etmiş olduğuna dikkat çekiyor...

"Savaşta bile olmadığımız bir ülkenin ikinci kez saldırısına uğramak kesinlikle kabul edilemez" diyor.

Taheri: Akrep kötü niyetten sokmaz

Yine Times'ta yer alan bir makalede, bölge konusunda uzman yazar Amir Taheri, rehin almanın bölgede geleneksel bir taktik olduğunu anlatıp ekliyor:

"Batının tepkileri şimdiye dek ürkek ve vaka bazındaydı. Mollalar ise uzun vadeli bir oyun oynuyor, sabırlı bir halıcı gibi her gün bir fesat ilmeği atıyorlar. Kırılgan rejimin Batı ile topyekûn bir çatışmadan sağ çıkamayacağını biliyorlar. Bu nedenle zehirlerini ufak ama düzenli dozlarla veriyorlar.

"Dünyadaki kötü olaylardan batıyı sorumlu tutanlar, mollalara istedikleri verildiğinde makul davranmaya başlayabileceklerini düşünüyorlar. Bu bakış Humeynici rejimin DNA'sının makul davranışa izin vermeyeceği gerçeğini göz ardı ediyor. Akrep kötülük yapmak için sokmaz, buna programlanmıştır.

Rejim değişimi seçeneğinin Irak'ta yaşananlar ardından gündemde olmadığını savunan Taheri alternatifi ise şöyle ifade ediyor:

"Batı demokrasilerinin İslam cumhuriyetine kendi ilacını tattırması gerek. Yani, İran'ın da pek sevdiği tarzda, düşük yoğunluklu savaşa girişilmeli. İran'ın fesatlıklarına diplomatik ya da ekonomik yönlerden direnilirken, İran içindeki demokratik ve reformcu unsurlara destek verilmeli."

Independent, batının bu gibi uzun vadeli bir yol seçeceği kanısında değil.

Gazetede yazan Anne Penketh, konuştuğu Avrupalı diplomatların her an böyle yeni bir kriz yaşanabileceği uyarısına yer verdikten sonra, bu alandaki saygın uzmanlardan Dan Plesch'in şu sözlerini aktarıyor:

"İran İngiltere arasında üst düzeyde temaslar kurulması umut verici ama bence dünya Washington'un "şaşırtıp korkutma" alanındaki becerisini hafife alıyor. Gündemdeki nahoş senaryo tüm bunların yaz aylarında yeni bir krizin parçası haline gelmiş olması."

Aynı gazetede şu satırlar da dikkat çekiyor:

"Krizin beklenmedik şekilde hızlı çözülmesi, yüzleşmenin değil müzakerenin çözüm olduğuna inananları cesaretlendirmiş olabilir. Ancak Washington'da resmi ağızlardan yapılan yalanlamalara rağmen, Amerika'nın bu ay sonunda İran nükleer tesislerini yok etmek üzere bir askeri saldırı planladığı söylentileri devam ediyor."

Haftalık Economist dergisi, gelişmeleri değerlendirirken, İran'ın hala bir sorun olduğu hükmünü veriyor ve diyalog umutlarının çok sağlam olmadığı görüşüne farklı bir açıdan açıklama getiriyor:

"Amerika ile ilişkilerin normalleşmesi ihtimali rejim içinde çok ciddi bir ideolojik karışıklık yaratabilir. Hal buysa, Büyük şeytan ile konuşmak, mollalar için yaptırım ihtimalinden çok daha korkutucu olabilir."

Esad'ın tazelenen siyasi sermayesi

Dergi gelişmeleri değerlendirirken Suriye lideri Beşar Esad'ın siyasi kariyerinin tazelendiği yorumunu da yapıyor:

"Hem Arapların hem batılıların bir süredir kaçındığı Suriyeli liderler yeniden rağbet görüyor. Esad'ın Türkiye ve Irak ile ilişkileri yumuşadı. İran ile ittifakını güçlendirdi. Suudi Arabistan ile uzlaşma sağlamış görünüyor. Avrupa'dan hoş sözler duyuyor, Amerikalı yetkilileri ağırlıyor. Esad yakında, Hamas lideri Halid Meşal'ı barındırdığı için dışlandığı İsrail Filistin barış sürecine bile yeniden katılabilir.

"Ama Suriye liderini en tatmin eden nokta belki de düşmanlarından uzun süre dayanacağı düşüncesi. Şahsi dostu Hariri'ye yönelik suikast hakkındaki adalet arayışı bir kan davasını andıran Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac yakında iktidardan ayrılmış olacak. Tony Blair de... Hatta Esad muhtemelen George Bush sahneden çekildikten sonra da iktidarda olabilir."

İklim değişimi raporu

Bugün Brüksel'de iklim değişimi konusunda açıklanacak yeni bir rapor öncesinde müzakerelerin her satır üzerinde tartışmalarla geçtiği anlaşılıyor.

Independent, çetin geçen müzakerelerin, 1500 sayfalık asıl rapordan çok iki ay sonra G8 zirvesinde liderlere sunulacak 21 sayfalık bir metne odaklandığını vurguluyor.

"Almanya Başbakanı Merkel, zirvede bu metin doğrultusunda iddialı bir iklim koruma anlaşması yapılmasını istiyor. Bu da 2012 sonrasında alınacak yeni önlemlere dair müzakerelerin başarısı için bir önkoşul olarak görülüyor.

"400 kişinin toplandığı salonda bir belgenin satır satır okunması vakit alıyor. Görüşmelere katılanlar bir şeyin olası mı yoksa çok olası mı olduğu konusunda bile uzun tartışmalar yapıldığını belirtiyor."

Daily Telegraph Suudi Arabistan'ın metne, "ısınmanın Avrupa ve Sibirya'nın kuzeyi için tarım açısından olumlu sonuçlar vereceği" şeklinde bir ifade ekletmek istediğini, ABD'nin de 1970'ten itibaren sıcaklık değişimlerini gösteren bir haritanın rapordan çıkmasında direttiğini belirtiyor.

ABD'nin insan hakları raporu

Guardian, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’nın yıllık insan hakları ve demokrasi raporunda, Zimbabve'de, Robert Mugabe yönetimini baltalamak için aktif faaliyet gösterdiğini ilk kez itiraf ettiğini vurguluyor.

"Muhalefetin desteklendiği, Mugabe hükümetinin açıklamalarının güvenilirliğini sarsmaya yönelik etkinlikler yapıldığı belirtiliyor. Raporda Belarus ve İran da demokrasinin geliştirilmesi için faaliyet gösterilen diğer ülkeler olarak sırlanıyor. Rusya'nın bu alandaki tutumu eleştiriliyor."

Aynı gazetede yer alan bir diğer habere göre, yeni çıkarılan bir yasa ile Moskova'da metrekareye iki kişiden fazlasının toplandığı gösteriler yasadışı ilan ediliyor. Muhalif siyasetçiler bu şartı yerine getirmenin imkansız olduğundan dem vuruyorlar.

"Muhalefet grupları yeni yasayı 'saçma' diye ifade ederek kınadı. Amacının, yaklaşan seçimler öncesi Putin aleyhindeki gösterileri önlemeyi hedeflediğini öne sürdü. Geçen ay St Petersburg'da düzenlenen beş bin kişilik bir Putin aleyhtarı gösteri polisçe dağıtılmış, bir diğeri için yapılan başvuru, sadece iki dakika önce aynı güzergâh için gösteri izninin Kremlin yanlısı başka bir gruba verildiği belirtilerek reddedilmişti."

'Kral' Ramazan

Çeçenistan'da dün yeni cumhurbaşkanı Ramazan Kadirov yemin ederek göreve başladı.

Independent haberi "Putin Çeçenistan'ı hizaya getirirken Kral Ramazan cumhurbaşkanı yapıldı" manşetiyle vermiş.

"Putin'in Çeçenistan'ı Rusya Federasyonu'na sıkı sıkıya kilitleme planındaki son sahne, dün gösterişli bir tören ve sıkı önlemler arasında tamamlandı. 30 yaşındaki Kadirov'un atanması tartışmalıydı çünkü kuvvetleri insan hakları ihlalleri ile suçlanıyor kendisi de eşkıyalık ünü olan eski bir isyancı.

"Gündemdeki soru Kral Ramazan'ın ne kadar yaşayacağı. Bu noktaya gelene dek o kadar çok düşman edindi ki, pek çokları babası gibi suikasta uğrayacağına inanıyor."

Bir diğer bölge ülkesi Ukrayna'da cumhurbaşkanının erken seçim çağrısı ile patlak veren kriz devam ediyor.

Eski Başbakanı Yulia Timoşenko, Times'a verdiği mülakatta Başbakan Yanukoviç'in iktidardaki partisini, milletvekillerine saf değiştirmeleri için 5 milyon dolara varan paralar önermekle suçluyor. Kimilerine de vergi iadesi imkânlarının engellenip iflasa sürüklenecekleri tehdidinde bulunduğunu öne sürüyor.

Timoşenko, Cumhurbaşkanı Yuşçenko'nun seçim kararına da destek veriyor.

7 Temmuz için ilk davalar

Londra'da 2005 yılında düzenlenen 7 Temmuz bombalı saldırılarına karışmakla suçlanan ilk üç zanlı hakkında dün resmen dava açıldı. Zanlıların yarın mahkemeye çıkması öngörülüyor.

Daily Telegraph, saldırganların ulaşım sistemini ve turistik merkezleri yani London Eye olarak adlandırılan dev dönme dolap ile Big Ben saat kulesini hedef alma planları olduğunu yazıyor.

"Terörle Mücadeleden sorumlu en üst düzey polisi de ülkenin orta batısındaki Müslüman toplumunu sorumluları koruyup gördü tanıkları konuşmamaları yönünde sindirdiği suçlamasında bulundu. Bu sözler, İngiltere'de hala saldırılar planlayan aşırıların varlığını da kamuoyu önünde teyit etti."

Bulvar gazetelerinden Sun, olası hedeflerin bunlarla sınırlı kalmadığını, Kraliçe'nin bile adının geçtiğini öne sürüyor.

BBC'nin zirvesine yeni isim

BBC'nin yeni yönetim kurulu başkanının atanması, basının ayrıntılı şekilde tartıştığı konulardan bir diğeri.

Times, bu görev için belirlenen Sir Michael Lyons'ın karışık durumları çözmek için başvurulan 'Bay Tamirci' diye anıldığını, ancak Sir Michael için bunun şimdiye kadarki en zorlu görev olacağını belirtiyor.

Independent, bu koltuğa oturarak "İngiliz kültür yaşamının en güçlü isimlerinden biri" olacağını söylediği Sir Michael'ın beraber çalışacağı genel müdürün adını yanlış söylediğine ve pek fazla televizyon izlemediğini itiraf ettiğine işaret ediyor.

Gazeteler Sir Michael’ın bağımsız olacağı sözlerine rağmen, Başbakanlık koltuğuna oturması beklenen Maliye Bakanı Gordon Brown ile çok yakın ilişkisi olduğuna dikkat çekiyorlar.

Daily Telegraph baş yazısında Sir Michael 'belki doğru kişi olabilir ama atandığı görev yanlış' diyor.

"Atama adam kayırmacılık suçlamalarını gündeme getirdi. Kayırılma suçlamalarına hedef olan son yönetici, sonradan kurumu hükümete karşı güçlü şekilde savunmuştu. Sir Michael’ın da böyle bir bağımsız tavır takınacağına güveniyoruz. Ancak yerel yönetimde kariyer yapmış saygın iktisatçının özgeçmişinde, yayıncılık konusunda bir uzmanlığı, bilgisi ya da ilgisi olduğunu düşündürecek hiç bir şey bulunmuyor."

İslamabad'da 'şeriat çeteleri'

Times Pakistan'ın başkenti İslamabad'da Taleban tarzı çetelerin oluştuğunu, eli sopalı kişilerin İslam’a uygun davranmaları yolunda esnafı sindirmeye çalıştığını aktarıyor.

"Bu kişiler, Lal Mescid'den. Geçen hafta bir genelevi basan kadın öğrenciler de bu mescide bağlı bir medresedendi. Medresenin başkanı polisin tutuklamak istediği kişileri teslim etmediği gibi, hükümete şeriatı uygulamaya koyması için bugüne kadar süre tanıdı.

"Bu durum Pakistan’ı Talebanlaştırma kampanyasının Afgan sınırındaki aşiret bölgelerinden başkentin kalbine indiğinin işareti. Bazıları Cumhurbaşkanı Müşerref'i süregelen askeri yönetimini meşru kılabilmek için Lal Mescid ve benzerlerine göz yummakla suçluyor."

Gazete bir diğer haberinde ise cumhurbaşkanlığı ve genel seçime hazırlanan Müşerref'in yakında beklenmedik bir isimden desteğe kavuşabileceğini belirtiyor: Eski başbakan Benazir Butto.

"Butto aleyhindeki bir yolsuzluk soruşturması görünüşe göre Müşerref'in talimatları doğrultusunda düştü. Bu da sürgündeki eski başbakanın ülkeye dönmesinin önünü açıyor. Böylece Butto genel seçimler öncesinde ülkede olabilecek. Buna karşılık lideri olduğu parti de Müşerref'in konumunu destekleyecek..."

Arsenal ve Manchester United manşetlerde

Guardian ITV televizyonunun Arsenal futbol takımındaki yüzde 10'u bulan hissesini Amerikalı bir işadamına satmasını ilk sayfasından duyuruyor.

"Amerikan milyarder Stan Kroenke'ye yapılan satış, Londra takımının yakında el değiştirmesini neredeyse kesin hale getiriyor. Yine Amerikalı olan Malcolm Glazer'ın Manchester United'ı, George Gillette ve Tom Hicks'in Liverpool'u alması ardından Arsenal'in geleceği konusunda yoğun spekülasyonlar yapılıyordu."

Manchester United ile Roma taraftarları arasında önceki gece oynanan Şampiyonlar Ligi karşılaşmasında yaşanan şiddet olayları da spor sayfalarına hâkim olmuş görünüyor.

Times, olayları 'Roma Savaşı' üst başlığı altında değerlendirirken, İtalya polisini 'başıboş köpekler' olarak niteliyor.

"Polis, kavga çıkarmaya niyetli, zırh kuşanmış bir avuç çete mensubu gibiydi" deniyor gazetede.

Ancak havanın elektriklenmesinde gittikleri yerde işgalci gibi görülen İngiliz taraftarların taşkın davranışlarının da etkisi olabileceğini ifade ediyor.

Daily Telegraph da İtalyan polisinin kavganın sorumlusunu bulmak için kaydedilen görüntülere değil, aynaya bakması gerektiği kanısında...

Bununla birlikte, 2000 yılında Kopenhag'daki Galatasaray taraftarları karşısında sergilenen olumsuz tavrı anımsatan gazete, o zaman bir grubun "tek amacı Türk taraftarları ellerine geçirmekti" diyor.

Roma'daki tribünlerde de istenmeyen böyle bir grup olduğu gözlemlerini aktaran gazete İngiliz polisinin ve futbol yetkililerinin de bir avuç diye ifade ettiği holiganlara karşı daha dikkatli olması uyarısı yapıyor...

İlgili haberler
5 Nisan 2007 Basın Özeti
05 Nisan, 2007 | Basın Özeti
4 Nisan 2007 Basın Özeti
04 Nisan, 2007 | Basın Özeti
3 Nisan 2007 Basın Özeti
03 Nisan, 2007 | Basın Özeti
2 Nisan 2007 Basın Özeti
02 Nisan, 2007 | Basın Özeti
1 Nisan 2007 Basın Özeti
01 Nisan, 2007 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik