|
31 Ağustos 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'deki bombalı saldırılara yer veren İngiltere basını, PKK ile mücadelenin Ankara'nın Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği ile ilişkilerini nasıl etkileyeceği sorusuna yanıt arıyor.
Başyazılarından birini bu konuya ayıran Guardian, Türkiye'nin PKK ile mücadelede yaşadığı zorluklara değinmiş. Yazıda dikkat çeken satırlar şöyle; "Yasadışı Kürdistan İşçi Partisi, lideri Abdullah Öcalan'ın 1999'da yakalanması ve yönettiği ayrılıkçı isyandan pişmanlık duyduğunu açıklaması ardından gelen ateşkesi 5 yıl sürdürdü. "O günden bu yana, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılma çabaları çerçevesinde, Kürtlere tanınan haklarda iyileşmeler görüldü. Ancak ülkenin yoksul Kürt bölgesi Güneydoğu'ya yeterli yatırım yapılmadı. "Ara sıra güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar da şehirlere göçün devam etmesine ve yerel ekonominin zarar görmesine neden oldu. Aşırı uçlar, kendi insanlarının çıkarlarına zarar verdi." Guardian bu noktada, coğrafi koşulların da Türkiye'nin PKK ile mücadelesini zorlaştırdığına dikkat çekiyor. Ankara'nın Kuzey Irak'taki PKK varlığına ilişkin şikayetlerini, Irak hükümeti ve ABD'ye sık sık ilettiğini hatırlatan gazete, bu konudaki gelişmeleri şöyle yorumluyor; "Üst düzey Amerikalı general Joseph Ralston'ın bu sorunla ilgilenmek üzere atanması, Washington yönetiminin, Irak'ın işgalinin öngörülmeyen bir başka yan etkisini ciddiye almaya başladığını gösteriyor. "Bu atama ayrıca, Irak savaşı öncesinde Türkiye'nin akıllıca bir kararla Amerika'ya üs olanakları vermeyi reddetmesinin yarattığı uzun süreli rahatsızlığın aşıldığına işaret ediyor." Guardian başyazısında, Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili tartışmalara da değiniyor ve sözü Ankara'nın Lübnan'a asker gönderme konusunda aldığı ilke kararına getiriyor. "Türkiye'nin, daha başlamadan güçlüklerle karşılaşan AB'ye üyelik müzakereleri, uzun ve zor bir yürüyüş olacak: Bunun nedeni ülkenin büyüklüğü ve birçokları için de laik niteliğine karşın müslüman olması.'' "Türkiye'nin üyeliğine şüpheyle yaklaşanlar şunun farkına varmalı. NATO müttefiki Türkiye, Lübnan'ın güneyindeki genişletilmiş Birleşmiş Milletler gücüne asker göndermeye 'evet' diyerek, ağır uluslararası sorumluluklar üstlenmeye hazır olduğunu bir kez daha göstermiş oldu." Türkiye'deki bombalı saldırılar Independent'ta yazar Adrian Hamilton'ın gündeminde. Saldırıların, dünyanın aşırı İslamcı unsurların eylemlerine odaklandığı bir dönemde şaşkınlık yarattığını belirten Hamilton şöyle devam ediyor; "Daha da kötüsü bu eylemler Batı'nın Irak'taki gözdesi, dünyanın Saddam Hüseyin'den korumak üzere harekete geçtiği, Washington ve Londra'yı Irak'ı işgale cesaretlendirmek için büyük çaba sarfeden Kürtler tarafından gerçekleştirildi. "Kendini hem Türkiye'nin hem de Kürtlerin doğal hamisi olarak gören ABD'nin taraflar arasında işbirliğini devam ettirmek için hemen bir özel temsilci atamasına şaşmamak gerek." Kendi ifadesiyle Kürt eylemlerinin, bölge için son derece kötü bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çeken Independent köşe yazarı, gerekçelerini şöyle sıralıyor; "Irak bölünme tehlikesi ile karşı karşıya. Ayrıca sadece Kuzey Irak'ı değil, Türkiye, İran ve Suriye'nin de önemli bölümünü içine alan bağımsız bir Kürdistan ihtimali çevre ülkelerde sert bir tepki doğuruyor. "Suriye ve İran, Kürt bölgelerine ciddi oranda asker sevketmiş durumda. Her türlü ayrılıkçı eyleme karşı kararlı -ve pek de medeni olmayan- bir mücadele yürütüyorlar. "Bunun arkasında Amerika'nın Tahran ve Şam rejimlerini istikrarsızlığa sürüklemek için Kürtleri cesaretlendirdiği görüşü yatıyor, ki haklı gerekçeleri var. "Ancak aynı şey Türkiye için söylenemez. Amerika Kürt sorununu önemsiz gibi gösterip, Türkiye'nin geçmişte birçok kez yaptığı gibi, PKK kamplarını vurmak için Irak'a sınır ötesi operasyon düzenlemesini engellemeye çalışıyor. "Türkiye, Avrupa'ya girme çabalarının bir parçası olarak Kürtlere daha iyi muamele etmesi gerektiğinin farkında. Ancak Ankara'da, özellikle de silahlı kuvvetler içinde, turistlere yönelik saldırıları yeniden sıkı tedbirler almak için gerekçe göstermeye hazır çok sayıda insan var." Independent yazarı Adrian Hamilton, sorunun zaman içinde çözümü için en önemli sürecin Türkiye ile AB arasındaki üyelik müzakereleri olduğunu savunuyor. Ancak bu süreçteki bazı tehlikelere de işaret ediyor. "Türkiye'deki Kürtlerin, Orta Doğu'da yoksul ve bağımsız bir Kürdistan'ın parçası olmaktan ise, Avrupa Birliği'ne girebilecek bir ülkenin parçası olarak çok daha kazançlı çıkacaklarını hissetmeleri sağlanabilir. "Tabii bunun için Avrupa'nın müzakerelerden geri adım atmaması ve Türklerin de Avrupa'ya sırtını dönmemesi gerekiyor. Ancak şu anda Türkiye Avrupa Birliği üyeliğinden uzaklaşıyor. Kürtlerin bombalama eylemleri ve Ankara'nın buna tepkisi karşısında, üyelik daha da ileriye atılabilir." Financial Times ise Türkiye'de piyasaların saldırılardan etkilenmediğinin altını çiziyor, ancak turizm sektörü ile ilgili endişelerin arttığına da dikkat çekiyor. "Bu yıl kuş gribi ve bölgesel istikrarsızlık nedeniyle zaten zayıflamış durumda olan 9 milyar sterlinlik turizm sektörünün, bombalamalar nedeniyle daha da zarar görmesinden kaygı duyuluyor. "Alman seyahat şirketi TUI, Türkiye'ye gitmeye hazırlanan müşterilerine, rezervasyonlarını ücretsiz olarak başka bir ülkeye kaydırabilme olanağı sunarak, Ekim ayı sonuna kadar süre verdi. "Thomas Cook seyahat şirketi de Alman müşterilerine benzer bir olanak sundu." | İlgili haberler 27 Ağustos 2006 Basın Özeti27 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 25 Ağustos 2006 Basın Özeti25 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 24 Ağustos 2006 Basın Özeti24 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 23 Ağustos 2006 Basın Özeti23 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 22 Ağustos 2006 Basın Özeti22 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 21 Ağustos 2006 Basın Özeti21 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 20 Ağustos 2006 Basın Özeti20 Ağustos, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||