|
27 Ağustos 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Sunday Times Lübnan deneyiminin İsrail ordusundan tam bir şok etkisi yaptığını yazıyor.
Gazeteye göre, Hizbullah'ın sergilediği direniş karşısında aralarında en seçkin birimler de olmak üzere, İsrail ordusunun büyük bir kısmı acz içine düştü. 'Savaş makinesi yenilmezlik kalkanını yitirdi' diyen gazete, olanların İsrail toplumunda da geniş çaplı kaygılara yol açtığını belirtiyor. Lübnan'a saldırı boyunca gerek üst komuta kademesi gerekse daha alt düzeyde İsrail ordusunun emir-komuta zincirinde sorunlar yaşandığını aktaran gazete, özellikle yedek askerlerin gerek donanım yetersizliği gerekse kendilerine verilen emirlerin ne kadar akılcı olduğu konusunda ciddi şikayetleri olduğunu yazıyor. Gazeteye göre, bu tür şikayetler önümüzdeki günlerde giderek artan şekilde kamuoyuna yansıyabilir ve bu da gerek ordunun komuta zincirinde gerekse hükümet düzeyinde görev değişikliklerine yol açabilir. Sunday Times, İsrail ordusunun en seçkin komando birimlerinden birinde görev yapan bir askerin şu sözlerini de aktarıyor: 'Anlaşılan, bir Arap askerinin İsraillilerle kısa bir çatışma ardından kaçması gerektiğinden, Hizbullah'ın pek haberi yok'... Filistinlilerin vicdan muhasebesi Sunday Telegraph Lübnan savaşı ardından, kendi topraklarında İsrail'e karşı mücadele veren Filistinlilerin Hizbullah'a hayranlıkları katbekat artarken, kendilerinin İsrail karşısındaki başarısızlıklarından da daha çok yakınır hale geldiklerini yazıyor. Gazete, Filistin gazetesi el Hayat el Cedide'nin editörü Hafız Barguti'nin, 'madem doğru dürüst kullanmayı bilmiyoruz iyisimi biz silahlarımızı bırakalım' dediğini aktarıyor. Hizbullah'ın direnişinin Filistinlilerin hayranlıktan ağzını açık bıraktığını aktaran gazete, Batı Şeria'daki mülteci kamplarında Filistinlilerin kendi 'şehitleri' için besteledikleri şarkıları bırakıp, 'Lübnan şahini' olarak andıkları Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'a türküler yaktıklarını yazıyor. Gazete, Nablus'ta el Aksa Tugayları mensubu bir gencin şu sözlerini aktarıyor: 'keşke biz de Hizbullah gibi olabilsek; İsrail'e karşı başarılarından çok memnunum ama biraz da kıskançlık var içimde doğrusu'. Muhafazakar lider günah çıkardı Observer İngiltere'de Muhafazakar Parti'nin yeni lideri David Cameron'un, eski liderlerden Margaret Thatcher'ın mirasına karşı önemli bir çıkış yaptığını bildiriyor. Thatcher dönemindeki bir çok uygulama parti için adeta bir 'kılavuz' niteliğinde ancak Cameron'un son çıkışı partinin bu mirası sorguladığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Cameron'un eleştirdiği politika ise Thatcher'in Güney Afrika'daki ırk ayrımcı rejime destek vererek, o zamanlar hapiste olan Nelson Mandela'nın lideri olduğu Afrika Ulusal Kongresi'ni 'terörist örgüt' olarak nitelemesi. Bu politikanın hatalı olduğunu söyleyen Muhafazakar Parti lideri Cameron ise , Observer'da yayınlanan makalesinde Mandela'yı 'hayatta olan en büyük insan' olarak niteliyor. Observer, Thatcher'a en yakın isimlerden biri ve zamanında sözcüsü olan Sir Bernard Ingham'ın da bu değerlendirmeye, 'David Cameron'un gerçekten de bir muhafazakar olduğuna emin değilim' şeklinde yanıt verdiğini aktarıyor. İngiltere'nin göçmen ihtiyacı Independent On Sunday başmakalesinde 'İngiltere'nin göçmen ihtiyacının gerçek nedenlerini sorguluyor'... Gazete ülkede süregiden göç tartışmalarının hatalı biçimde 'islami terör' ve müslüman azınlığın uyum sorunlarıyla içiçe geçtiğini yazıyor. Gazeteye göre, beyaz olmayan azınlıklar ülkeye çok önemli katkılarda bulundu, son dönemdeki göç dalgası ise zaten büyük ölçüde beyaz ve hristiyan Avrupalıların eseri. Konuya ilişkin tartışmalarda, gerek göç yanlıları gerekse buna karşı çıkanların bazı efsaneler uydurarak, tartışmanın akılcı bir zeminde yürütülmesini önlediklerini yazan gazete duygusal tepkiler yerine sağduyunun egemen olduğu bir değerlendirmeye ihtiyaç duyulduğunu kaydediyor. Göçmenlerin ülkeye hem ekonomik katkıda bulunduğunu hem de giderek yaşlanan İngiliz nüfusunun getirdiği sorunları hafiflettiğini belirten Independent on Sunday göçü önlemenin, ekonomik açıdan gelecek kuşaklara ihanet olacağını yazıyor. | İlgili haberler 24 Ağustos 2006 Basın Özeti24 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 23 Ağustos 2006 Basın Özeti23 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 22 Ağustos 2006 Basın Özeti22 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 21 Ağustos 2006 Basın Özeti21 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 20 Ağustos 2006 Basın Özeti20 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 18 Ağustos 2006 Basın Özeti18 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 17 Ağustos 2006 Basın Özeti17 Ağustos, 2006 | Basın Özeti 16 Ağustos 2006 Basın Özeti16 Ağustos, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||