BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 09 Ağustos, 2006 - TSİ 05:34
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
9 Ağustos 2006 Basın Özeti
İsrail ve Lübnan arasında devam eden çatışmalar bugün de İngiltere basınında öne çıkan uluslararası konu.

İngiltere gazeteleri

New York'ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde bir karar metni üzerinde uzlaşma çabaları sürerken Guardian gazetesi hükümetin Lübnan konusunda izlediği politikadan memnun olmayan bir grup İngiliz milletvekilinin, şu anda tatile girmiş olan Parlamento'nun olağanüstü bir oturum yapmak üzere toplanması için bir girişim başlattıklarını yazıyor. Gazetenin manşet haberi şöyle.

"Çoğu iktidardaki İşçi Partisi üyesi yaklaşık yüz milletvekili, Lübnan krizini görüşmek üzere Parlamento'nun acilen toplanmasını isteyecek. Bunun yanısıra, İngiltere'nin Lübnan'da acilen ateşkes talep etmesini isteyen milletvekillerinin sayısı da 200'ü buldu. Parlamento'nun toplanması çağrısının önümüzdeki 48 saat içinde bir mektupla yapılması bekleniyor. Başbakanlık'taki genel hava, henüz olağanüstü bir oturuma gerek olmadığı şeklinde. Ancak New York'taki görüşmelerde bir uzlaşmaya varılamaması durumunda hükümetin tutumunun değişebileceği belirtiliyor."

Guardian'ın bölgedeki muhabirlerinden Jonathan Steel, İsrail ordusunun, Sur kentindeki saldırılarını aktarıyor bugün.

"İsrail Sur'u kuşattı, hareket eden herşeyi, vurmakla tehdit ediyor" başlıklı yazıdan alıntılayarak aktarıyoruz.

"İsrail savaş uçakları Sur kentine el ilanları attı ve halka Litani Nehri'nin güneyinde motorlu araç kullanmamaları uyarısında bulundu. Bildirilerde seyahat yasağı konusunda hiçbir istisna gözetilmeyeceği belirtiliyor. Buna yardım konvoyları ve ambulanslar da dahil. "Litani Nehri'nin güneyindeki Lübnanlılar'a" başlığını taşıyan el ilanlarında "Bunu dikkatli okuyun ve uygulayın. İsrail güvenlik güçleri, sizi kalkan olarak kullanan, sizin evlerinizden İsrail'e roket atan terörist unsurlara karşı operasyonlarını arttıracaktır" deniyor. 'İsrail devleti' imzasını taşıyan el ilanlarında, nehrin güneyindeki tüm araçların vurulacağı söyleniyor."

İsrail ordusunun Sur kentinde uyguladığı abluka Independent gazetesi yazarı Robert Fisk'in de bugünkü yazılarından birisine konu olmuş. "İsrail'in insanî yardım koridoru sözü fos çıktı" diye yazan Fisk yazısını şöyle sürdürüyor.

"İsrail başbakanı Ehud Olmert iki hafta önce insanî yardım koridorları oluşturacaklarına söz vermişti. Buna Lübnan'da kimse inanmamıştı. Nitekim İsrail hava kuvvetleri, Litani Nehri üzerindeki son köprüyü de havaya uçurdu. Böylece Beyrut ve Güney Lübnan arasındaki, tüm yardım ulaştırma çalışmaları sona erdi. Yardım kurumlarının 'güvenli geçiş izni' talepleri de reddedildi. İsrail bir güvenlik koridoru oluşturmazsa, bu kurumların çalışması olanaksız. Peki Sayın Olmert'in söz verdiği güvenlik koridorları için baskı uygulanacak mı, yoksa Güney Lübnan'daki siviller açlıktan ölene kadar beklenecek mi?"

Daily Telegraph gazetesinin baş yazısı da Lübnan'ı farklı bir perspektiften değerlendiriyor. Gazete, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora'nın Güney Lübnan'a 15 bin asker konuşlandırma kararının memnuniyetle karşılanması gerektiğini belirtiyor ancak "Lübnan Hizbullah'la kendi kendine baş edemez" diye yazıyor.

"Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyi'nin 1559 numaralı kararı, devam eden krizin çözümü için temel olmalıdır. Buna göre, Litani Nehri'nin güneyinde Hizbullah'ın denetimi son bulmalı, bunun yerine kontrol Beyrut hükümetine geçmelidir. Ancak Lübnanlı politikacılar yıllardır bunu yapmaktan kaçındı. Şimdi, İsrail'in saldırıları sayesinde bu gecikmiş adımı atabilirler. Buna rağmen, 1559 sayılı karar uyarınca Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve dağıtılması için bu 15 bin asker de yeterli olmayacaktır. Lübnan ordusu, Suriye ve İran tarafından desteklenen Hizbullah'ın, devlet içinde devlet yaratmasını şimdiye kadar engelleyemedi."

Daily Telegraph, Fuad Sinyora'nın izlediği siyaseti de eleştiriyor ve "Halkının acısını dile getiren Sinyora, Hizbullah'ın iki İsrail askerini kaçırmasıyla alevlenen krizde tüm suçu İsrail'e yükledi. Beyrut hükümetinin Hizbullah'la başa çıkabileceğine inanmamak gerekir" diyor. Gazete yazısını şöyle noktalıyor.

"İşte bu nedenlerle İsrail, bir uluslararası güç konuşlandırılana kadar Lübnan'dan çekilmemelidir. Birleşmiş Milletler'in etkisiz gözlem gücü UNIFIL'i takviye etmek yerine görevine son verilmelidir. Yeni güç, Lübnan birliklerinden oluşmalı ancak ateşkesi uygulatacak yabancı birliklerce de desteklenmelidir. Aksi takdirde Lübnan, Golan Tepeleri'ni geri almak isteyen Şam'ın ve İsrail'i yok etmek isteyen Tahran'ın maşası olacaktır."

Times gazetesi İngiltere İç İstihbarat örgütü MI5'ın, bütçesinin rekor seviyedeki bir bölümünü terörle mücadeleye aktardığını yazıyor. Habere göre, Times'a bilgi veren güvenlik kaynakları, son altı yılda, uluslararası bağlantılı en az 13 terör eylemi planının ortaya çıkarıldığını belirtiyorlar. Haberin ayrıntıları şöyle.

"MI5 Başkanı Eliza Manningham-Buller, terör tehdidiyle başa çıkabilmek için, 200 milyon sterlinlik, yani yaklaşık 560 milyon YTL'lik bütçesinden 16 milyon sterlini daha, uluslararası terörle mücadeleye aktardı. Buna göre şu anda MI5 bütçesinin yüzde 87'lik bölümü terörle mücadele için kullanılıyor. Bu bir rekor."

Guardian, bir yorum yazısıyla, petrol fiyatlarındaki dalgalanmayı ve bunun sebeplerini değerlendiriyor.

"Kuzey Denizi ham petrolü (Brent) dünkü işlemlerde tüm zamanların en yüksek değerine ulaşarak 78 dolar 65 sentten alıcı buldu. Bundan yaklaşık üç buçuk yıl önce, 11 Şubat 2002'de Brent ham petrolü sadece 19 dolar 60 sentten satılıyordu. Petrolün varilini 20 doların altında bir fiyattan almanın zevkini hayal etmek bile zor şimdi. Petrol fiyatlarında bu haftaki artışın başlıca sebebi İngiliz petrol şirketi BP'nin Alaska'daki petrol sahasını kapatacağını açıklamasıydı. Boru hatlarındaki sızıntı nedeniyle kapatılan Prudhoe Bay sahası, dünya petrol rezervlerinin sadece yüzde 1'ini oluşturuyor."

Guardian'a göre petrol fiyatlarındaki artışta bir diğer etken ise, nükleer programı nedeniyle Birleşmiş Milletler yaptırımlarıyla karşı karşıya olan İran'ın, Batı'yı 'petrol silahıyla' tehdit edip vanaları kapatabileceğini açıklaması oldu. Guardian, dünya piyasalarının tüm dalgalanmalarla iyi mücadele ettiğini belirtiyor. Yazı şöyle noktalanıyor.

"Fiyat artışı, tüketicilerin ve hükümetlerin küresel ısınmanın etkileri konusunda daha dikkatli düşünmelerini de sağladı. Petrolün varil fiyatına eklenen her bir dolar, yenilenebilir enerjiyi ve alternatif yakıt türlerini daha çekici hale getiriyor. 1990'lı yıllarda, petrolün varili 20 dolar seviyelerindeyken, büyük şirketler hesaplarını tutturabilmek için araştırma ve altyapı çalışmalarında kesintiye gitmişti. İşte şimdi bu cimriliklerinin acısını çekiyorlar."

İlgili haberler
8 Ağustos 2006 Basın Özeti
08 Ağustos, 2006 | Basın Özeti
7 Ağustos 2006 Basın Özeti
07 Ağustos, 2006 | Basın Özeti
6 Ağustos 2006 Basın Özeti
06 Ağustos, 2006 | Basın Özeti
4 Ağustos 2006 Basın Özeti
04 Ağustos, 2006 | Basın Özeti
3 Ağustos 2006 Basın Özeti
03 Ağustos, 2006 | Basın Özeti
2 Ağustos 2006 Basın Özeti
02 Ağustos, 2006 | Basın Özeti
1 Ağustos 2006 Basın Özeti
01 Ağustos, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik