BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 02 Ağustos, 2006 - TSİ 10:10
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
2 Ağustos 2006 Basın Özeti
İngiltere gazetelerinde İsrail'in Lübnan saldırıları ve Küba lideri Fidel Castro'nun sağlık sorunları nedeniyle yönetimi geçici olarak kardeşine devretmesiyle ilgili haber ve yorumlar öne çıkıyor.

İngiltere gazeteleri

Independent, İsrail'in güneye 10 bin asker gönderdiğini anımsatarak savaşın daha da şiddetleneceğini yazıyor. Times gazetesi ise Lübnan'da uluslararası gücün yapısına ilişkin pazarlıkların yoğunlaştığına dikkat çekiyor:

"Büyük güçler, Lübnan'da öncelikle bir acil müdahale gücü konuşlandırılmasını, bunu sonraki aşamalarda daha büyük bir uluslararası gücün izlemesi önerisi üzerinde çalışıyor.

"Lübnan'a 15–20 bin kişilik bir güç gönderilmesini isteyen Fransa'nın barış planı, derhal ateşkes ilan edilmesini ve Litani nehrinin güneyinde uluslararası gücün yardımıyla Hizbullah milislerinden arındırılacak bir tampon bölge oluşturulmasını öngörüyor.

"ABD ve İngiltere Fransa'nın bu planında önemli değişiklikler yapmak istiyor. Lübnan krizinde Fransa ve ABD liderlik mücadelesi verirken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Kofi Annan, dün Konsey'in veto yetkisi bulunan beş ülkesinin temsilcileriyle kahvaltıda buluştu ve 2003'te Irak'ın işgali öncesindeki gibi ayrılıkların yaşanmamasını istedi."

'İngiltere bu kez arka planda kalmalı'

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Mark Malloch Brown ise Financial Times'taki demecinde ABD'yle birlikte acil ateşkes çağrısına karşı çıkan İngiltere'ye geri planda kalması çağrısında bulundu:

"Irak savaşındaki kadro yeniden başrolü oynamamalı. İngiltere perde gerisinde çaba harcamalı. Liderlik etme zamanı bilmek kadar geride kalmayı bilmek de önemlidir. ABD ise başka ülkelerin de krizde öncü rol oynamasına izin vermeli. Artık sahneye Bush'la birlikte Chirac, Hüsnü Mübarek ve Kral Abdullah çıkmalı. Suriye ve İran da krizde söz sahibi olmalı."

'Blair: Terörle savaşı kaybediyoruz'

Daily Telegraph da İngiltere Başbakanı Tony Blair'in dün Los Angeles'ta yaptığı bir konuşmada, 11 Eylül saldırılarından sonra ABD'yle birlikte yürüttükleri terörle savaşlarını kaybetmekte olduklarını itiraf ettiğini yazıyor:

"Tony Blair, Lübnan'daki krizin ılımlı Müslümanları Batı'dan uzaklaştırmaya başladığını, aşırı uçtakilere karşı yürüttükleri mücadelenin çok fazla askeri güce dayandığını kabul etti ve bu stratejinin ciddi şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti."

'Bağımsız Lübnan umudu darbe aldı'

Financial Times Lübnanlı Dürzi lider Velid Canbulat'la yaptığı bir mülakata yer veriyor. Canbulat, savaşın bağımsız bir Lübnan umutlarına ağır darbe indirdiğini söylüyor:

"İsrail saldırılarının başladığı 12 Temmuz'dan sonra Lübnan, ciddi bir şekilde İran-Suriye eksenine itildi. Hizbullah, iki İsrail askerini kaçırarak bu ülkelerin politikalarına hizmet etti. Hizbullah, geçen yılki gösterileriyle Suriye'nin Lübnan'daki askeri varlığının sona ermesini sağlayan gençlerin umutlarını çaldı. Ama ben de birçok Lübnanlı gibi, İsrail'in zalim saldırılarına direnen Hizbullah'ı desteklemek zorundayım."

'Olmert başarılı olmak zorunda'

Guardian yazarı Jonathan Freedland ise bugünkü yazısında Lübnan krizine ilişkin başka bir tezata dikkat çekiyor:

"İsrail'in Lübnan operasyonunu genişletmesi bir başarı değil başarısızlık işareti. Başbakan Ehud Olmert'in ateşkesten önce bir başarıya ihtiyacı var. İsrail'in bu çabası, maçın uzatma dakikalarında çaresizlik içinde gol atmaya çalışan bir futbol takımının mücadelesine benziyor.

" Olmert'in halkına, üç hafta boyunca boşu boşuna sığınaklara inmediğini ye da evlerini yok yere terk etmek zorunda kalmadıklarını göstermesi gerekiyor. Dışarıda birçok kişi Olmert'in başarısız olması için dua ediyor. Ama Olmert'in geleceği Filistinliler için de önemli. Eğer Lübnan harekatında başarısız olursa Olmert'in siyasi kariyeri biter. Şahinler şimdiden tepesinde dolaşıyor. Olmert giderse yerine barış yanlıları değil, Binyamin Netanyahu gibileri gelecek."

'Nasrallah Müslümanların gururu'

Independent ise Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın daha geçen yıla kadar Lübnan için önemli bir isim olmasına rağmen, Orta Doğu meselesinde ağırlığı bulunmayan bir liderken şimdi dünyadaki birçok Müslüman'ın gururu haline geldiğini belirtiyor.

'Castro'nun siyasi mirası'

Independent, Bush'un "Despot" ve "Başka bir çağın kalıntısı" diye nitelediği Küba Lideri Fidel Castro'nun, varlığını kendisine devirmeye adayan Amerikan başkanlarına direndiğini ve Amerika destekli yüzlerce suikast girişiminden kurtulduğunu anımsatarak "Castro, iktidardan biyolojik nedenlerle ayrılacak, Beyaz Saray'ın zorlamasıyla değil" diyor.

Gazete başyazısında ise şunları yazıyor:

"Castro, ABD'nin kabadayılığına meydan okuyarak tüm dünyada birçok kişinin hayranlığını kazandı. Küba devrimi özellikle sağlık ve eğitim alanında Amerikan tarzı liberal kapitalizmin yapamadığını yaptı. Fakat Küba'nın ürkütücü insan hakları sicili, basın üzerindeki baskıları, yoksulluğu ve ekonomik başarısızlığı ortada.

"Ülkeden kurtulmak isteyenlerin sayısı o ülkeye girmek isteyenlerinkinden daha fazlaysa bu, komünist rejimin başarısızlığına işaret eder. Küba yeni dönemde seçimler düzenleyerek gerçek bir demokrasiye dönüşmeli. Sağlık ve eğitim sistemini koruyarak ekonomiyi serbestleştirmeli. Genç yeteneklerini Küba'ya hapsetmemeli. Amerika'nın 51'inci eyaleti değil, tüm bölgeye örnek oluşturacak yeni bir Küba ortaya çıkmalı."

Financial Times ise, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Küba'nın iyi bir ekonomik performans gösterdiğini, son 18 ay içinde ekonomide yüzde 8'lik büyüme sağlandığını ve kamu harcamalarının yüzde 30 oranında arttığını belirtiyor.

Gazete, Castro'nun yerini sağlam bir komünist olarak tanımlanan kardeşi Raul Castro'nun almasının beklendiğini, yeni dönemde Komünist Parti'nin rolünün daha da artacağını, yönetimde yeni ve genç isimlere fırsat tanınacağını belirtiyor. Times ise Raul Castro'yu, "Fidel Castro'nun silik bir kopyası" olarak tanımlıyor.

'Yeni Genelkurmay Başkanı ve YAŞ'

Financial Times Genelkurmay Başkanlığı'na Yaşar Büyükanıt'ın atanması ve Yüksek Askeri Şura toplantısını ele aldığı haber-yorumunda asker-hükümet ilişkilerinin geleceğini değerlendiriyor:

"Askeri ve siyasi liderler, yıllık Yüksek Askeri Şura toplantısına hükümetle silahlı kuvvetler arasındaki kırılgan ilişkilerin daha az dostane olabileceği yolunda işaretlerin alındığı bir ortamda başladı.

"Toplantı, önümüzdeki yılki seçimler öncesinde siyasi belirsizliğin yaşandığı ve Türkiye'nin güvenliğiyle ilgili iki önemli konuda kararların verileceği bir döneme rastladı. PKK'yla mücadele ve Lübnan'da konuşlandırılacak uluslararası istikrar gücüne Türkiye'nin katkıda bulunup bulunmayacağı... Büyükanıt'ın selefi Hilmi Özkök'ten hangi ölçüde daha şahin olduğunu da bu konulardaki yaklaşımı belirleyecek.

"Türkiye'de asker sınıfı büyük ölçüde askeri faaliyetlerde sivillerin daha fazla söz sahibi olmasını destekliyor. Ancak bazen askerler siyasi etkinliklerinin azalmasından rahatsızlık duyduklarını belirtiyor. Sert çıkışlarıyla bilinen Büyükanıt zaman zaman bu rahatsızlığı diğer askerlerden daha fazla hissettiği izlenimini veriyor. "

İlgili haberler
1 Ağustos 2006 Basın Özeti
01 Ağustos, 2006 | Basın Özeti
31 Temmuz 2006 Basın Özeti
31 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
30 Temmuz 2006 Basın Özeti
30 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
28 Temmuz 2006 Basın Özeti
28 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
27 Temmuz 2006 Basın Özeti
27 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
26 Temmuz 2006 Basın Özeti
26 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
25 Temmuz 2006 Basın Özeti
25 Temmuz, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik