|
26 Temmuz 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Guardian'ın manşetinde, bugün Roma'da yapılacak olan ve Lübnan'daki gelişmelerin ele alınacağı konferans var.
Manşet, "İran Batı'yı uyarıyor: Bizi gözardı etmeniz sizin için tehlike." Roma'daki konferansta Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül temsil edecek. Ancak Tahran Yönetimi'ne göre İran ve Suriye'nin zirveden dışlanması, "barış zirvesinin" başarısızlığa mahkûm olduğu anlamına geliyor. 'Fransa ve Türkiye'nin koşulları var' Financial Times ise iç sayfalarındaki bir haberinde, Lübnan'a konuşlandırılması düşünülen yeni uluslararası güce yönelik tartışmaları yansıtmış. Askeri yetkililere güç 10-15 bin civarı askerden oluşmalı. İsrail ise 20 bin askerin gerekebileceğini söylüyor. Financial Times'a göre Fransa ve Türkiye'nin böyle bir güce komuta etmesinden söz ediliyor, iki ülke de konuyu dikkatle inceliyor. Ancak gazete bu noktada iki ülkenin de şartları olduğunu belirtiyor: "Fransa da Türkiye de böylesi bir güçte yer almalarının; barış anlaşmasının şekline, gücün Birleşmiş Milletler'in yetkisiyle görev yapmasına ve bölgede tarafların onayına bağlı olduğunu söylüyor. Fransa konuyla ilgili nihai kararın Cumhurbaşkanı Jacques Chirac tarafından verileceğini vurguluyor. Dikkat çekilen bir diğer noktaysa Fransız askerlerin Kosova, Afganistan, Fildişi Sahili ve diğer ülkelerdeki görevleri nedeniyle ordunun hâlihazırda limitlerini zorlamış olması." 'Bush Orta Doğu'da öldürücü hata yaptı' Guardian yazarı Jonathan Freedland Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'u eleştirmiş. Freedland, Orta Doğu'da hızla demokrasiye geçilebileceği fikrini, Bush'un "öldürücü hatası" olarak nitelendirmiş. Guardian yazarı bunun bedelini şimdi İsrailliler ve Lübnanlıların ödediğini söylüyor, İsrail'in operasyonunu da başarısız buluyor: "Oysa daha önce söylenenlere bakılırsa operasyon şu ana kadar bitecekti. İsrail ordusunda planlama dairesi yetkilileri geçen hafta görevlerini bitirmek için kendilerine sadece 72 saat verilmesini istiyorlardı. Hizbullah'ı Güney Lübnan'dan temizleme sözü verdiler. Ancak düşman, inatçı çıktı. İki haftadır süren bombardımana karşın Hizbullah'ın ürkütücü cephaneliği hala yerinde." 'İsrail terörle kuruldu' İngiliz basınında İsrail'e günün en sert eleştirisi ise bu ülkede büyüyen, şimdiyse Southampton Üniversitesi'nde siyaset ve hukuk felsefesi dersleri veren Oren Ben-Dor'dan gelmiş. Ben-Dor Independent'taki yazısının başlığında soruyor: "Orta Doğu'da gerçek teröristler kimler?" Oren Ben-Dor'a göre Lübnan'da savunulan İsrail vatandaşları değil, İsrail devletinin doğası. Ben-Dor, İsrail'in terörle oluşturulduğunu ve özündeki ahlaksızlığı gizlemek için teröre ihtiyaç duyduğunu savunuyor: "1948'de, İsrail'e dönüşen Filistin'in bir bölümünde, Yahudi olmayanların çoğu etnik temizliğe maruz kaldı. Bu eylem, dikkatle planlanmıştı. O olmadan, Yahudilerin çoğunlukta olduğu bir devletin kurulması ve devletin Yahudi niteliğinin korunması mümkün olmazdı. 1948'den bu yana "İsrailli Araplar" olarak adlandırılan Filistinlilerden topraklarından atılmamayı başaranlar sürekli ayrımcılığa maruz kaldılar. Gerçekte çoğundan evlerini görünürde "güvenlik gerekçeleriyle" terk etmeleri istendi. Ancak gerçek amaç, onların topraklarına Yahudiler için el koymaktı." Gilad Şalit serbest bırakılabilir Guardian iç sayfalarındaki bir haberde Hamas ve İslami Cihad dahil Filistinli grupların, kaçırılan 19 yaşındaki İsrail askeri Gilad Şalit'in iadesi üzerinde anlaştıklarını duyuruyor. Gazeteye göre Filistin lideri Mahmud Abbas'ın çabalarıyla varılan anlaşma, İsrail'e roket saldırılarının da durdurulmasını öngörüyor. Guardian'a konuşan Abbas'ın danışmanlarından biri ise şimdi gözlerin Şam'a döndüğünü ima ediyor: "Sorun, gerek İslami Cihad'ın, gerekse de Hamas'ın Şam'daki siyasi bürolarından tavsiye almak zorunda olmaları. Şimdi onların yanıtını bekliyoruz." 'ABD'ye eleştiriler haksız' Times ise bugünkü başyazısında Amerika Birleşik Devletleri'ni savunmuş. "Arabulucuyu vurmak" başlıklı yazıda, "Amerika'yla alay etmek niçin bir takım sporu oldu?" sorusu yöneltilmiş. Gazete, Bush Yönetimi'nin ilk döneminde Orta Doğu'yla yeterince ilgilenmediği için eleştirildiğini, şimdi ise Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Lübnan'da "acil ve kalıcı" ateşkes için çıktığı Orta Doğu turunun eleştiri konusu olduğunu söylüyor. Times bu noktada Washington'la ilgili bir noktanın da altını çizmiş: "Gerçek şu ki, tüm bölge ülkeleri Amerika Birleşik Devletleri'nin, önemli bir süre uygulanacak bir anlaşmayı şekillendirecek tek dış güç olduğunu biliyor." Başarısızlığın sorumlusu kim? İngiliz gazetelerinin, Orta Doğu'daki gelişmeler dışında değindiği konuların başında, Dünya Ticaret Örgütü liderliğinde yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan Doha görüşmeleri var. Görüşmeler dünyada sanayi ve tarım ticaret hacmini artırmaya yönelikti; görüşmeler sonrası ise Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve gelişmekte olan ülkelerden karşılıklı suçlayıcı açıklamalar gelmişti. Times'a göre Avrupa Birliği'nin Washington'u uzlaşmazlıkla suçlaması, basit bir yaklaşım. Gazete bu noktada özellikle Fransa ve Hindistan'ın tarım sektörlerini korumakta kararlı olmalarına dikkat çekiyor. Guardian ise Times'ın aksine "Derin dondurucuya" başlıkla başyazısında başarısızlığın faturasını öncelikle Washington'a kesmiş. Zira gazeteye göre Amerikan Kongresi üyeleri, Kasım ayındaki ara seçimler yaklaşırken karşı taraftan daha fazla taviz almadan tarım teşvikleri konusunda geri adım atmayacaklarını Amerikan heyetine açık şekilde söyledi. Independent ise başyazısında görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması için "Sadece kendi çıkarını düşünmenin trajik başarısı" yorumunu yapmış. Gazeteye göre, "Anlaşmaya varmamak, kötü bir anlaşmadan iyidir" diyenler yanılıyor: "Gerçek şu ki ticaret ekonomik büyümeyi sağlayan en önemli araçlardandır. Avrupa'nın, Amerika Birleşik Devletleri'nin, Japonya'nın, Çin'in, Hindistan'ın, gelişmekte olan Uzak Doğu Asya ülkelerinin ekonomileri ticaretle oluştu. Ancak şimdi anlaşmaya varılamaması bu sürecin Afrika'da da görülmesini önleyecek." İngiltere'de çok kültürlü örnek ilkokul Independent'ın manşeti ise "27 çocuk, 27 dil, İngiltere için bir ders." Gazetenin ilk sayfasında içlerinde Türkiye kökenli Hatice Karaaslan'ın da bulunduğu 27 ülkeden çocuklar ve öğretmenleri var. Independent Ilford'daki bir ilkokulun sınıfını oluşturan bu çocukların yüzde 90'ının evlerinde İngilizce konuşmadığını, ancak öğrencilerin İngilizce ve matematik düzeyinin ülke ortalamasına eş olduğunu belirtiyor. Gazete bu tabloyu "Göçün başarısı" olarak yorumlamış, İngiltere İçişleri Bakanı John Reid'in dün açıkladığı göçmenlere yönelik yeni düzenlemeleri içeren planını eleştirmiş. Plan, sınırlarda kontrollerin arttırılmasını ve ülkede yasadışı olarak çalışanların sınırdışı edilmesini öngörüyordu. Daily Telegraph'a göre ise ülkede bu kararlara ne kadar ihtiyaç duyulduğunu görmek için sadece konuşmanın başlığına bakmak yeterli: "Göçmenlik sistemimize güveni yeniden tesis etmek." Mc Donald's yükselişe geçti Guardian, fast-food devi Mc Donalds'ın Avrupa'daki satışlarının yılın ikinci üç ayında yüzde 6,3 arttığını duyuruyor. Oysa şirket geçen yıl İngiltere'de zor günler geçirmiş ve restoranlarından 25'ini kapatmak zorunda kalmıştı. Guardian'a göre Mc Donalds'ın Avrupa'da son yılların en büyük satış artışına ulaşmasının üç nedeni var: Menülerinde sağlıklı seçeneklere de yer vermesi, internet hizmeti gibi farklılıklarla bazı restoranlarının tasarımlarını değiştirmesi ve Dünya Kupası'nın sponsorlarından biri olmasını çok iyi kullanması. | İlgili haberler 25 Temmuz 2006 Basın Özeti25 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 24 Temmuz 2006 Basın Özeti24 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 23 Temmuz 2006 Basın Özeti23 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 21 Temmuz 2006 Basın Özeti21 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 20 Temmuz 2006 Basın Özeti20 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 19 Temmuz 2006 Basın Özeti19 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 18 Temmuz 2006 Basın Özeti18 Temmuz, 2006 | Basın Özeti 17 Temmuz 2006 Basın Özeti17 Temmuz, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||