BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 03 Temmuz, 2006 - TSİ 08:06
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
3 Temmuz 2006 Basın Özeti
Avrupa basınında İsrail'in, bir askerinin 25 Haziran'da Filistinli gruplarca esir alınması üzerine Gazze'de başlattığı geniş çaplı operasyon ile sivil hedefleri vurması ve bunun olası etkileri tartışılıyor.

İngiltere gazeteleri

Almanya'dan Süddeutsche Zeitung İsrail ordusunu, Gazze'ye yönelik olası bir kara harekatına karşı uyarıyor. Bu durumda Filistinlilerin Hamas etrafında kenetleneceğini belirten gazete, barış planlarının da çöpe gideceğini vurguluyor.

Ayrıca gazeteye göre bölgeye yönelik saldırıların resmi gerekçesi esir alınan asker olsa da, İsrail'in Hamas ile ödeşmek niyetinde olduğu da açık.

Benzer görüşler Der Tagesspiegel'de de dikkat çekiyor. Gazeteye göre Gazze'deki harekatın amacı askeri kurtarmak değil, bölgenin altyapısına zarar vermek. Der Tagesspiegel'e göre İsrail'in her eylemi Orta Doğu'yu, Irak'taki duruma bir adım daha yaklaştırıyor.

Yine Almanya'dan Berliner Zeitung ise, İsrail'e yönelik eleştirisinde bir adım ileri gidiyor. Filistin Başbakanı İsmail Hanya'nın Gazze'deki bürosunun bombalanmasını kınayan gazete, bunu uluslararası hukukun ihlali ve terörizm olarak nitelemiş.

Konu İngiliz basının da gündeminde. Independent gazetesi, İsrail'in birkaç kişinin eylemi nedeniyle tüm Filistin halkını cezalandırdığını vurguluyor. Gazetenin başyazısında dikkat çeken satırlar şöyle:

"İsrailli yetkililere göre Başbakan Ehud Olmert silahlı kuvvetlere, hafta sonu Gazze'de kimsenin rahat uyku uyumaması için ellerinden geleni yapmaları emri verdi.

"Eğer doğruysa, Batılı bir demokrasinin lideri için son derece yakışıksız bir beyan bu. İsraillilerin, Onbaşı Gilad Şalit'in kaçırılmasından öfkeye kapılmaları anlaşılabilir.

"Oysa çoğunluğun uzun vadeli çıkarlarını korumak adına kitlelerin 'birşeyler yapılması' talebine direnmek, bir devlet adamının görevidir. Ancak Olmert bu hissiyata boyun eğmek konusunda, selefi Ariel Şaron'dan da ileri gitti ve Gazze'nin enerji santralini vurdu, köprüleri havaya uçurdu. Olaylar Hamas'ı seçtikleri için, İsrail'in Filistinlileri affedemediği şüphesini doğuruyor.

"Hamas'ın devrilmesini istemek için meşru gerekçeleri olabilir. Ancak bunu yapmanın doğru yolu bu değildir. Olmert'in eylemleri tam tersine, Filistin halkının Hamas'a desteğini arttıracak, üstelik kaçırılan İsrailli askerin hayatını da tehlikeye atacaktır."

İngiltere'nin Afganistan kabusu

İki İngiliz askerinin dün Afganistan'ın güneyindeki Helmand eyaletinde, Taleban milisleri ile girdikleri çatışmada ölmesi de İngiliz basınında geniş yer bulan konular arasında.

Bölgede bir ay içinde ölen İngiliz askeri sayısı beşe çıkarken, gazeteler durumun vehametine ilişkin haberler ile dolu.

Guardian gazetesi, yeniden imar için bölgeye giden İngiliz askerlerinin kendilerini bir savaşın içinde bulduğunu belirtiyor.

Manşetten verilen haberde ayrıca İngiltere'nin bu durum karşısında Helmand eyaletindeki asker sayısını arttırabileceği belirtiliyor. Gazetenin, Taleban'ın yükselişine ilişkin analizi ise şöyle:

"Batılı generaller yakın zamana kadar örgütten 'Taleban artıkları' diye söz ederlerdi. Ancak bu tabir artık buharlaşmış durumda. Son altı aydaki çatışmalar, iyi silahlanmış ve örgütlenmiş, morali yüksek, ölmekten korkmayan bir güç izlenimi doğurdu.

"Öldürdükleri her bir Afgan ya da yabancı asker için, onlardan da 20 kişi gidiyor. Ancak gelmeye devam ediyorlar. Amerikan ordusu bölgeyi Taleban'dan temizlemek üzere dört eyalette, 10 bin askerin katılımıyla büyük bir operasyon düzenledi.

"Yazın çok kanlı geçeceğini tahmin ediyor, ancak başarıya ulaşacaklarını umuyorlar. Ne var ki bu operasyon Amerikalılardan farklı bir tutum sergileyerek, bölgede halkın güvenini kazanmaya hazırlanan İngilizlerin planlarını bozmuşa benziyor."

Finlandiya'nın AB dönem başkanlığı

İngiliz basınında öne çıkan konulardan biri de, altı aylık AB dönem başkanlığını Cumartesi günü devralan Finlandiya'nın öncelikleri.

Guardian başyazısında, Türkiye'nin sorunlarının Finlandiya'nın başını ağrıtmaya aday olduğunu hatırlattıktan sonra, bu ülkenin AB'ye yapabileceği üç temel katkıyı şöyle sıralıyor:

"Finlandiya'nın gelenekleri şeffaflığa son derece bağlı olduğunun göstergesi, ki bu, birliğin büyüsünden uzaklaşmış Avrupa vatandaşları ile AB kurumları arasındaki kopukluğu gidermenin önemli bir aracı olabilir.

"Rekabet ve eğitime verilen öneme dayanan başarılı ekonomisi, performansı zayıflamış bazı Batı Avrupa ekonomilerine örnek olacaktır. Nokia'nın anavatanı olan bu ülke, yeni buluşlar ve cömert araştırma-geliştirme bütçeleri ile tanınıyor.

"Son olarak da coğrafi konumu ve tarihsel deneyimi, Moskova ile ilişkileri yürütme gibi zor bir görevin altından kalkabileceğini gösteriyor.

Guardian'ın dile getirdiği bu son noktayı, Times gazetesi biraz daha geniş ele almış ve Finlandiya'nın, AB ile Rusya arasındaki buzları kırma görevini üstleneceğini yazmış.

Habere göre Finlandiya bu amaçla AB'ye bir çağrı yapacak ve Moskova'yı kredi, bilgi transferi ve daha yoğun siyasi diyalog ile kucaklamayı önerecek.

"Finlandiya, İskandinav ülkeleri ile Rusya arasındaki 'Kuzey Boyutu' adlı oluşumu, AB'nin komşuları ile ilişkisinde bir model haline getirmek istiyor. Kremlin'e daha pragmatik bir şekilde yaklaşılmasını savunan Helsinki, örnek olarak Rusya'nın nükleer atıklarıyla, Baltık Denizi'ni temizlemesine yardımcı olmaktan bahsediyor.

"Finlandiya'ya göre bunlar, Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'e demokrasi dersi vermekten daha etkili olacaktır.

"Ancak bu politikanın Polonya, Baltık ülkeleri ve Rusya'nın yörüngesinden yeni kurtulmuş ülkelerden destek görmesi zor. Finlandiya da bunun farkında. Umudu, AB'nin bölgesel bir strateji geliştirmesi gerektiğini savunan İspanya gibi güney ülkelerinden destek görmek.

"Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen, Avrupa Anayasası tartışmasını da tekrar başlatmak istiyor. Anayasa'nın Fransa ve Hollanda'daki referandumlarda reddedilmesi ardından başlayan 'durup düşünme' sürecinin biraz fazla uzadığı inancında. Bu nedenle de örnek olmak açısından, Anayasa'yı Finlandiya Parlamentosu'nun onayına sunacak."

Times'ın bu satırlarla anlattığı Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen'e, Financial Times biraz daha geniş yer ayırmış.

Alçak gönüllü bir lider olarak tanıtılan Vanhanen ile ilgili olarak eski bir gazeteci olduğu, kendi evini inşa ettiği, bahçe ile uğraşmaktan hoşlandığı, heavy metal dinlediği ve ülkesinde son derece popüler olduğu gibi bilgilere yer verilmiş.

Üstelik geçenlerde Finlandiya'daki bir dergi tarafından yapılan ankette de, ülkenin en seksi erkeği seçilmiş.

İlgili haberler
30 Haziran 2006 Basın Özeti
30 Haziran, 2006 | Basın Özeti
28 Haziran 2006 Basın Özeti
28 Haziran, 2006 | Basın Özeti
27 Haziran 2006 Basın Özeti
27 Haziran, 2006 | Basın Özeti
26 Haziran 2006 Basın Özeti
26 Haziran, 2006 | Basın Özeti
25 Haziran 2006 Basın Özeti
25 Haziran, 2006 | Basın Özeti
23 Haziran 2006 Basın Özeti
23 Haziran, 2006 | Basın Özeti
22 Haziran 2006 Basın Özeti
22 Haziran, 2006 | Basın Özeti
21 Haziran 2006 Basın Özeti
21 Haziran, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik