|
30 Mayıs 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Afganistan'ın başkenti Kabil'de, Amerikan askeri konvoyunun karıştığı trafik kazası sonrası çıkan çatışmalar, basında geniş yer bulan konuların başında geliyor.
Times gazetesi çatışmaların nasıl başladığını şöyle anlatıyor; "Amerikan ordusuna ait bir araç, trafiğin en yoğun olduğu saatlerde, sivil bir otomobile çarptı. Yerel bir televizyon kanalı, kazada en az sekiz kişinin öldüğünü duyurdu. "Amerikan konvoyunun etrafını saran kalabalık araçlara taş atmaya başladı. Amerikan konvoyundan en az bir kişinin havaya ateş açtığı görüldü. "Bazı görgü tanıkları ise Amerikan askerlerinin kalabalığın üzerine de ateş açtığını ileri sürdü, ancak bu bilgi doğrulanmadı. Olaylarda kaç kişinin öldüğü bilinmiyor, ancak bazı haberlere göre ölü sayısı 30'u, yaralı sayısı ise 100'ü buluyor." Times haberinde, olayların daha sonra Kabil geneline yayıldığını, halkın elçilikler ve yardım kuruluşlarının bürolarına da saldırdığını ve kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini de belirtiyor. Guardian gazetesi de bu denli şiddetli çatışmaların, Taleban'ın 2001 yılında devrilmesinden bu yana görülmediğini yazıyor ve Devlet Başkanı Hamid Karzai'nin halka hitaben yaptığı şu açıklamalara yer veriyor: "Bunlar Afganistan'ın düşmanlarıdır. Bu tahrikçilere karşı direnmek ve ülkemizi yok etmelerine izin vermemek zorundasınız." Daily Telegraph gazetesi de haberinde protestoculardan birinin şu sözlerini aktarıyor; "Yabancılar Kabil'den ayrılmadıkları sürece gösterilerimize son vermeyeceğiz. Öldürmek için yabancı ülkelerden gelenleri arıyoruz." Gazetede ayrıca konuyla ilgili bir yorum da yer buluyor. Ahmed Raşid imzalı yorumda şu ifadeler kullanılıyor; "Her ikisi de çok sayıda krizle karşı karşıyayken, Tony Blair ve George Bush'un ihtiyacı olan son şey Afganistan'ın güneyinde Taleban'ın yeniden kontrolü eline geçirmesi. "Ancak bu ihtimal şimdi, hayal edilemeyecek kadar uzak değil. Bush ve Blair bu durumdan dolayı sadece kendilerini suçlayabilir. Zira Irak'ta hiç gereği olmayan bir savaşa giriştiler ve 11 Eylül'ün ardından geçen beş yıl içinde Taleban ve El Kaide'nin Orta Asya'da irinlerini akıtmalarına izin verdiler. "Kabil'de dün yaşanan isyan, Batı'nın ülkelerini yeniden inşa etmekte başarısız olduğunu düşünen ve hayalkırıklığına uğrayan ne kadar çok Afgan'ın olduğunu gösteriyor." Bir kanlı gün daha Irak'ta iki İngiliz gazeteci ve iki İngiliz askerin öldürülmesi de basının geniş yer verdiği bir diğer konu. Independent gazetesi bunun İngiltere için Irak'ta bir kanlı gün daha olduğunu yazarken, haber Times'ın manşetinde de 'bir ölüm günü daha' ifadesiyle yer buluyor. Gazete haberinde, Irak'ta sadece bu ay ölen İngiliz askerlerinin sayısının 11'i bulduğunu ve bunun işgalin başladığı 2003 yılından bu yana en yüksek bilanço olduğunu da belirtiyor. Başarısız devletler Independent gazetesinin ekinde ise Amerikalı muhalif düşünür Noam Chomsky'nin yeni kitabı 'Failed States' - 'Başarısız Devletler'den bir alıntıya yer verilmiş. Yazının girişinde şu ifadeler kullanılıyor; "Vatandaşlarını korumaktan aciz olma... Kendini hukukun üstünde zannetme... Demokrasi eksikliği... 'Başarısız devletin' üç karakteristik özelliği bunlar ve Noam Chomsky'ye göre ABD tam da böylesi bir devlet olma yolunda ilerliyor. Chomsky yeni kitabında, ülkesinin nasıl yolunu kaybettiğini yazıyor." Kaçkarlar'a ne oldu? Independent gazetesinden bir diğer habere göre, Azerbaycan'ın Hristiyanların elinden çıkmış 500 yıllık yüzlerce sanat eserini yok ettiği yönündeki kaygılar, Avrupalı milletvekillerinin eski bir Ermeni mezarını ziyaretlerine izin verilmemesi üzerine diplomatik bir krize dönmüş durumda. Ayrıntılar özetle şöyle; "İddiaların kaynağında; Nahçevan bölgesindeki Culfa'da bulunan, üzerlerine çiçek ve haç desenleri işlenmiş ve kaçkar olarak bilinen mezar taşlarının akıbeti var. "Ermeni mirasının en önemli örnekleri olarak kabul edilen bu çalışmaların, geçtiğimiz Aralık ayında bölgeye beton dökülmesi sırasında balyozlarla paramparça edildiği öne sürülüyor. "Azerbaycan hükümeti bu iddiaları reddediyor. Avrupalı parlamenterler ise Azerbaycan'ın saklayacak bir şeyi yoksa kapılarını kendilerine açması gerektiğini söylüyor." Independent gazetesinde ayrıca, Uşak Arkeoloji Müzesi'ndeki Karun Hazineleri'nden bazı eserlerin sahteleriyle değiştirildiği iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturmaya da yer veriliyor. Haberde müze müdürü Kazım Akbıyıkoğlu'yla birlikte dokuz kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor. İngiliz profesörlerden İsrail'e boykot Guardian'dan bir habere göre, İngiliz akademisyenler İsrailli meslektaşlarını boykot etmeye hazırlanıyor. Ayrıntılar özetle şöyle; "İngiltere'nin en büyük öğretim üyeleri sendikası, kendileri ile İsrail'in uyguladığı ırkçı politikalar arasına mesafe koymayan İsrailli öğretim üyeleri ve akademik kurumları boykot etme kararı aldı. "Sendikanın düzenlediği konferansın son gününde alınan kararda, 'İsrail'in Batı Şeria duvarını inşa etme ve ayrımcı eğitim uygulama gibi ırkçı politikaları' eleştirildi ve üyeler 'kendilerini bu tür politikalardan açıkça uzak tutmayanları boykot etmeye' davet edildi. Karar Filistinli gruplar tarafından memnuniyetle karşılandı." Pekin'de sigara yasağı Guardian gazetesinde yer verilen bir haberde, dünyanın en çok sigara içilen ülkesi olan Çin'in, Pekin'de yapılacak 2008 olimpiyatları boyunca sigara içmeyi yasaklamayı planladığı yazılıyor: "Uzun süredir dünyanın en kirli havasını soluyan Pekin'liler, toplu taşıma alanlarında ve kapalı çalışma mekanlarında sigara içilmesini yasaklayacak karar sayesinde olimpiyatlar süresince temiz hava alabilecek." Cengiz Han'ın soyu ABD'ye uzandı Times'da yer alan bir habere göre, Moğol imparatoru Cengiz Han'ın soyundan geldiğini iddia eden Amerikalı bir muhasebeci iddiasında haklı çıktı. Ayrıntılar şöyle; "Biri adı acımasızlıkla bir tutulan savaşçı, diğeri Florida'da bir muhasebecilik profesörü. Pek olası akrabalar gibi görünmeseler de, 48 yaşındaki Tom Robinson, Asya dışından soyu 13'üncü yüzyıl Moğol İmparatoru Cengiz Han'a uzanan ilk kişi oldu. "Yapılan genetik testler, Robinson'un DNA'larının büyük bölümünün Cengiz Han'la uyum gösterdiğini ortaya koyuyor. Profesör Robinson'ın DNA'ları üzerinde yapılan testlere göre, baba tarafının kökleri Kafkaslara, anne tarafınınkiler ise Pireneler'e uzanıyor. "2003 yılında yapılan bir çalışmaya göre dünya genelinde 16 milyon kişi ve Asya kıtasındaki erkeklerin yüzde sekizi Cengiz Han'ın soyundan geliyor." | İlgili haberler 29 Mayıs 2006 Basın Özeti29 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 28 Mayıs 2006 Basın Özeti28 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 26 Mayıs 2006 Basın Özeti26 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 25 Mayıs 2006 Basın Özeti25 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 24 Mayıs 2006 Basın Özeti24 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 23 Mayıs 2006 Basın Özeti23 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 22 Mayıs 2006 Basın Özeti22 Mayıs, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||