|
24 Mayıs 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Independent'ta yer alan Daniel Howden imzalı bir yorum yazısında Ankara'nın Avrupa Birliği projesinin çökme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu görüşüne yer veriliyor.
Gazetede şu ifadeler dikkat çekiyor: "Türkiye bir krizin içinde. Geçen hafta İslamcı bir avukatın üst düzey bir yargıcı öldürmesi derin bir siyasi kutuplaşma yarattı. Öfkeli kalabalık sokaklara döküldü. Müslüman, laik ve Avrupalı bir ülke yaratmaya yönelik büyük proje şimdi çökme tehlikesiyle karşı karşıya." "Ekonomik, sosyal ve siyasal alanda kaydedilen muazzam ilerlemenin itici gücü Avrupa Birliği üyeliği beklentisiydi. Reformcu Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi AB'yle üyelik müzakerelerinin eşiğine getirdi." "Erdoğan hükümeti, AB'nin reform baskısıyla, muhafazakâr Müslüman toplum ve kendisini laikliğin koruyucusu olarak gören ordu arasında denge kurdu." "Ancak Yargıç Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürülmesi, orduya hükümetin meşruiyetini tartışmaya açabilecek bir halk desteği sağladı. " Independent yazarı Daniel Howden, yazısının devamında Türkiye için karamsar bir tablo çiziyor. 'Erdoğan lailklerle İslamcılar arasında sıkıştı' "Erdoğan şimdi generallerin desteğindeki laiklerle dinin yasalarca korunmaya alınması için sabırsızlanan İslamcılar arasında sıkıştı. Bu güçler arasındaki bir çarpışma Türkiye'yi yeniden eski kötü günlere, yolsuzluk batağındaki laik hükümetler dönemine götürebilir. "Bugün Erdoğan'a karşı kışkırtıcılık yapanlar, özgür seçimleri kazanmasına rağmen aylarca onun iktidara gelmesini engellemeye çalışan çevreler. Bu bağlamda AB'nin taleplerine uygun olarak Kıbrıs'ta tavizler verilmesi milliyetçileri kızdıracağı için pratikte imkansız hale gelecek. "Türkiye'nin Avrupa projesinin büyüklüğü ve önemini dikkate alınarak Brüksel'den sabırlı olması isteniyor. Ama maalesef ufukta bu yönde bir işaret görünmüyor." 'Ege'deki çarpışma gerginliği tırmandırabilir' Dün Ege'de bir Türk ve bir Yunan savaş uçağının it dalaşı sırasında çarpışması haberi birçok gazetede, iki ülke ilişkilerinin geleceğini sorgulayan yorumlarla yer alıyor. Independent, 1996'da Kardak kayalıkları yüzünden savaşın eşiğine gelindiğini hatırlatıyor ve şöyle devam ediyor: "İki ülke dışişleri bakanları çarpışmadan kısa bir sonra bu olayın ilişkilerin geliştirilmesi çabalarını etkilememesi gerektiği konusunda görüş birliği içinde olduklarına dair bir ortak açıklama yayınladılar. İki ülke arasındaki karasuları anlaşmazlığı bir türlü çözülemiyor. Ancak Türkiye ve Yunanistan'ın arasını açmaya aday en önemli konu Kıbrıs." Daily Telegraph da F-16'ların çarpışmasını, Kardak krizinden sonraki en ciddi gerginlik olarak niteliyor. Gazete, Panama bandıralı bir yük gemisince kurtarılan Türk pilotun, Yunan ordusuna ait bir helikopterin yardım önerisini geri çevirdiği yolunda iddialar olduğunu belirtiyor. Guardian ise bu olayın iki ülke ilişkilerinde yeni bir gerginlik dönemi başlatabileceği görüşünde. "NATO üyesi iki ülke arasında ilk kez böyle bir olay yaşanıyor. Olay, Ege ve Kıbrıs'ta tansiyonun yükseldiği bir dönemde meydana geldi. Türkiye'de önümüzdeki yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri öncesinde milliyetçilik dalgası güçleniyor." "Katı çizgisini sürdüren Rum Lider Tassos Papadopulos'un pazar günkü seçimlerde desteğini artırması ardından Kıbrıs'ta da gerilim tırmanıyor. Anamuhalefetteki PASOK'un lideri Yorgo Papandreu, son olayın geçmişteki düşmanlıklarını yeniden alevlendirebileceğinden endişe ettiğini söylüyor." "İki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinin mimarı olan Papandreu, 'Egemenlik haklarımız müzakere edilemez. Fakat Yunan hükümetinin izlediği siyaset, ulusal çıkarlarımızı tehlikeye atabilir' diyor." 'Sırp donanması ortada kaldı' Daily Telegraph, Karadağ halkının referandumda Sırbistan'dan ayrılma yönünde oy kullanmasından sonra bir zamanların görkemli Sırp donanmasının ortada kaldığına dikkat çekiyor: "80 savaş gemisi bulunan Sırp donanması, limanların ve donanma üslerinin Karadağ'da kalması nedeniyle zorda. Karadağ hükümetinin bir askeri danışmanı, 'Sırp donanması Tuna'da birkaç devriyeyle yetinmek zorunda kalabilir' diyor." "Karadağlı yetkililer şimdiden Adriyatik kıyısındaki limanları turizm yatırımcılarına satmaya başladı." "Geçmişte Etiyopya'dan Avusturya-Macaristan imparatorluğuna kadar birçok ülke de kıyılarını kaybedince aynı durumda kalmıştı. 1884'te kıyılarını Şili'ye kaptıran Bolivya ise faaliyet alanı nehirlerle sınırlı olsa da ısrarla donanmasını koruyor." 'ABD'den Olmert'e baskı' İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in Washington ziyareti tüm gazetelerde öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Guardian, Olmert'in Amerikan Yönetimi'nin baskısı üzerine İsrail'in sınırlarını tek taraflı olarak belirleme planını dokuz ay süreyle ertelemeye razı olduğunu yazıyor. Gazeteye göre, Olmert bu süre içinde Filistin lideri Mahmud Abbas'la müzakerenin yollarını arayacak. Independent ise, "Bush İsrail'i tek taraflı Batı Şeria planından vazgeçirmeye çalışıyor" başlıklı haberinde şöyle diyor: Ancak Bush'un bu plana ne ölçüde direnebileceği belli değil. Bush iki yıl önce, olası bir nihai çözümde işgal topraklarındaki Yahudi yerleşimlerin İsrail devletine dahil edilmesine göz yummuştu. "Bugün Amerikan Başkanı içeride daha zayıf bir konumda. İktidarı Cumhuriyetçilerin hakimiyetindeki bir Kongre'nin tehdidi altında. Temsilciler Meclisi, Beyaz Saray'a meydan okuyarak Hamas hükümetine Amerikan yardımının kesilmesini öngören düzenlemeyi onayladı." Guardian yazarı Jonathan Freedland, İsrail'in demokratik seçimlerle işbaşına gelen Hamas'la ilişki kurmamaktaki ısrarından vazgeçmesi gerektiği görüşünde: "Filistinliler çektikleri sıkıntılar için Hamas'ı değil, İsrail ve Amerika'yı suçluyorlar. İsrailliler, Hamas'la ilişki kurmayacaklarsa daha radikal bir alternatifle karşı karşıya kalabilirler: İslami Cihad hatta El Kaide..." "Eğer onlar gelirse, İsrail Hamas'ın göreve ılımlı liderleriyle diyaloğa girmediği için pişman olabilir. İsrail Filistinlilerin iradelerine saygı göstermeyerek onları daha da aşırı uca itiyor. Yaptırımlarla Hamas'ı başarısızlığa uğratacağını ve yerine daha ılımlıların geleceğini düşünüyor. Bu büyük bir yanılgı. İsrail kendi çıkarları için bu ısrarından vazgeçmeli." Kalkan planları Independent’a göre, ABD nükleer silah geliştirmeye çalışmakla suçladığı İran'dan gelebilecek tehlikeye karşı Avrupa'da bir füze kalkan sistemi oluşturmaya çalışıyor. "Pentagon bu proje için araştırma maliyetleri için 56 milyon dolar ödenek istedi. Hayata geçirilmeye karar verilirse proje bir milyar 600 milyon dolara mal olacak. İran'ın olası nükleer füzelerini havada durduracak 10 üniteden oluşacak bu sistemin merkezi muhtemelen Polonya olacak. İkinci seçenek ise Çek Cumhuriyeti. " Independent bu projenin Rusya Federasyonu'nun tepkisine neden olduğunu da hatırlatıyor. Financial Times'a göre, Irak'ın yeni atanan petrol bakanı petrol arama ve çıkarmayla ilgili tüm sözleşmelerin merkezi hükümetten geçmesi gerektiğini söyledi. Gazeteye göre bu açıklama, son zamanlarda özerk bölgelerinde kendi petrol kaynaklarını işletmeye başlayan Kürtlerle merkezi yönetim arasında ciddi bir çatışmanın habercisi olabilir. | İlgili haberler 23 Mayıs 2006 Basın Özeti23 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 22 Mayıs 2006 Basın Özeti22 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 21 Mayıs 2006 Basın Özeti21 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 19 Mayıs 2006 Basın Özeti19 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 18 Mayıs 2006 Basın Özeti18 Mayıs, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||