BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 22 Mayıs, 2006 - TSİ 08:06
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
22 Mayıs 2006 Basın Özeti
Financial Times, Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürülmesi sonrası Türkiye'de yaşanan tartışmaları yorumladığı başyazısında, Avrupa Birliği'nin Ankara'ya yardım elini uzatması gerektiğini belirtiyor.

İngiltere gazeteleri

Yazıda özetle şöyle deniyor:

"Geçen haftaki cinayet, AKP'yle, Atatürk'ün mirasının bekçisi, laik kesimler arasındaki gerginliği su yüzüne çıkardı. Bu ayrılık, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yönelik gönülsüz tavrıyla daha da büyüyor.

"Bu çok tehlikeli, zehirli bir bileşim. Türkiye'nin güçlü ordusu ve Kemalist bürokrasinin, İslami partilerin enkazından doğan ve demokratik bir Müslüman harekete dönüşen AKP'ye ilişkin her zaman derin endişeleri vardı.

"İki taraf da biri birinin ayağına basmamaya özen gösteriyordu. Hükümet zinanın yasaklanması konusunda geri adım attı. Orhan Pamuk davası düştü. Hükümet Merkez Bankası'nın başına faizi tefecilik olarak gören İslamcı bir bankacıyı atamakta ısrar etmedi."

'AB, Türkiye'yi karanlığa itmemeli'

Türkler arasında AB üyeliği konusundaki düş kırıklığı havasının milliyetçi sağı ve aşırı İslamcıların elini güçlendirdiğini belirten Financial Times, Avrupa Birliği üyeliğinin Türkiye'de sadece reformların itici gücü değil aynı zamanda siyasi birliğin tutkalı olduğunu belirtiyor:

"AKP'nin generallere karşı bir kalkan olarak sarıldığı AB üyeliği, halk, iş dünyası ve ordu tarafından desteklenen bir ulusal proje. Başka bir ifadeyle üyelik hedefi, aralarındaki sorunlara karşın, İslam demokrasisiyle laik cumhuriyetin nasıl bir arada var olabileceğini gösteren bir örnek.

"Kamusal yaşamda İslam'ın rolü ve ordunun yeri gibi konularla Türklerden başka kimse baş edemez. AB, Türkiye'nin önüne sürekli engeller çıkaracağı izlenimini vermezse, bu zıtlıklarla baş etmek daha kolay olabilir. AB Türkiye'yi kucaklamalı, jeopolitik alacakaranlığa itmemeli."

Guardian yazarı Madeleine Buntig de yargıç Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürülmesinin Türkiye'de laiklikle inanç arasındaki hassas dengenin bozulmasından endişe eden Avrupa yanlısı seçkinlerin haklı çıkardığını belirtiyor:

"Türkler, üyeliklerinin Avrupa Birliği'ne sağlayacağı faydaları anlatırken, 'Çok parçalı etnik yapıda dinsel hoşgörü konusunda başarılı bir sistem uygulayan Osmanlı deneyimini, 15 milyon Müslüman nüfus barındıran Avrupa'ya taşıyabiliriz' diyordu.

"Ama artık, Türklerin buna sadece başkalarını değil kendilerini de inandırmaya çalıştığı gerçeği ve aradaki çatlak sesler daha net ortaya çıkıyor. Türkiye, 20'nci yüzyılın büyük bir bölümünü laiklikle siyasi İslam arasındaki hassas dengeler içinde geçirdi. İki unsurun da küresel anlamda daha agresif hale gelmesi, ikisi arasında tercihin zorlaşması riskini beraberinde getiriyor.

"Bu tehlike, geçen hafta silahlı bir adamın bir yargıcı öldürmesi, dördünü de yaralamasıyla daha belirgin hale geldi."

'Irak'ta silahların iktidarı'

Daily Telegraph, Irak'ta bakanlar kurulunun ilk toplantısını yaptığı gün düzenlenen intihar saldırılarını konu alan haberinde "Irak tarzı demokrasi. Hükümet yemin etti ama silah hala kral" diyor.

Gazeteye göre, bu saldırılar başkent Bağdat'ı korumak için özel birlik kuracağını ve teröre karşı azami güç kullanacaklarını söyleyen Nuri el-Maliki liderliğindeki hükümetin işinin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.

Daily Telegraph şöyle devam ediyor:

"Cumartesi günkü yemin töreni, ABD'nin Irak'a istikrar getirme umutları açısından bir dönüm noktası. Sonunda Irak'ın egemen bir hükümeti var. Üç-buçuk yıl görev yapacak bu hükümet, Irak'ın tek parça bir devlet olarak kalma savaşındaki son şansı. Herşey, Başbakan'ın performansına bağlı."

Independent yazarı Andreas Whittam Smith, ABD ve İngiltere'nin yeni hükümetin kurulmasını bir dönüm noktası olarak görüp birliklerini çekmesi gerektiğini belirtiyor:

"Irak'ta zaman zaman - Bush ve Blair'in Cumartesi günü yaptıkları gibi - iyimserlik atfedilecek gelişmeler yaşanıyor. Umarım Bush ve Blair, yeni hükümetin kurulmasını bir zafer olarak değerlendirip bu ülkedeki askerlerini çeker. Irak'ta daha önce dönüm noktası olarak nitelenen beş gelişme yaşandı ama çekilme fırsatı değerlendirilemedi.

"Çekilme kararının geciktirilmesi hem Amerikan ve İngiliz hem de Iraklı sivillerin ağır kayıplar vermesine neden oldu. Bush ve Blair teoride bunu gerçekten bir zafer olarak görüp çekilme takvimi açıklayabilirler ama sıkışmış durumdalar."

Andreas Whittam Smith, Irak'ın geleceğine ilişkin karamsar bir tablo çiziyor:

"1947'de Hint yarımadasında etnik temizlik, Pakistan'ı doğurdu. Etnik temizlik, Balkanlar'ı parçaladı. Irak, Şii, Kürt ve Sünnilere ait üç geniş özerk bölgeye ayrılacak. Zayıf bir merkezi hükümet olacak. İran, Şii bölgelerde nüfuzunu artıracak. Aşiret liderleri mini Saddam Hüseyinler'e dönüşecek. Amerikan ve İngiliz birliklerinin varlığı bu sonucu değiştirebilecek mi? Bu zor görünüyor. Şimdiye kadar yaşanan kaosu önleyemediler. Bundan sonra nasıl başarılı olabilirler ki?"

'Rehineler için 45 milyon dolar ödendi'

Times gazetesi, bir özel haberinde, son 21 ay içinde Fransa, İtalya ve Almanya'nın Irak'ta rehin alınan vatandaşlarını kurtarabilmek için toplam 45 milyon dolar fidye ödediğini belirtiyor:

"Şimdiye kadar üç ülke de rehinelerin kurtarılması için para ödendiği iddialarını reddetti. Ancak, rehinelerin serbest bırakılması için yürütülen pazarlıklara katılan Bağdat'taki güvenlik yetkililerinin elinde bulunan belgeler bunun aksini söylüyor. Ulaştığımız bilgiler, her bir rehine için 2.5 milyon dolarla 10 milyon dolar arasında fidye ödendiğini gösteriyor."

'ABD'den Rusya'dan silah alacak'

Daily Telegraph da Amerikan Savunma Bakanlığı'nın Rus silah tüccarlarından Afganistan'a 215 milyon dolarlık silah göndermesini istediğini yazıyor:

"Beyaz Saray, 2008 seçimlerinde bir Demokrat'ın başkan seçilmesi durumunda Afganistan'daki Amerikan askerlerinin çekilmesinden endişe ettiği için böyle bir istekte bulundu. Rus silah tüccarları kendilerinden fiyat isteyen Amerikalıların önce şaka yaptığını düşündü. Ancak daha sonra ciddi olduklarını anladılar. Afganistan'a silah sevkiyatı bu yıl içinde başlayabilir."

İlgili haberler
21 Mayıs 2006 Basın Özeti
21 Mayıs, 2006 | Basın Özeti
19 Mayıs 2006 Basın Özeti
19 Mayıs, 2006 | Basın Özeti
18 Mayıs 2006 Basın Özeti
18 Mayıs, 2006 | Basın Özeti
17 Mayıs 2006 Basın Özeti
17 Mayıs, 2006 | Basın Özeti
16 Mayıs 2006 Basın Özeti
16 Mayıs, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik