|
17 Mayıs 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazetelerinden Times ve Guardian'ın bugünkü manşetlerinde, Başbakan Tony Blair'in dün akşam açıkladığı bir karar var.
Times'ın manşeti, "İngiltere enerji krizini aşmak için nükleer seçeneğe sapıyor." Gazete, İngiltere'nin özellikle gazda dışa bağımlılığı azaltmak için 20 yıl içinde yeni nükleer santraller inşa edeceğini belirtiyor. Guardian ise aynı haberi şu manşetle duyurmuş: "Blair nükleer düğmeye basıyor." Guardian, Tony Blair'in yeni nükleer santral inşasına yeşil ışık yakmasının, partisi içinde büyük tartışma yaratacağını vurguluyor. Gazete ana muhalefetteki Muhafazakar Parti'nin lideri David Cameron'ın çevreci bir söylem geliştirmeye çalıştığına, ülkenin üçüncü büyük siyasi hareketi olan Liberal Demokrat Parti'nin ise nükleer santral inşasına kesinlikle karşı çıktığına dikkat çekmiş. 'Milyonlarca litre su boşa harcanıyor' Independent'ın bugünkü manşetiyse, "Susuz İngiltere." İngiltere Çevre Birimi önceki gün, bu yaz muhtemel kuraklık yüzünden Londra ve ülkenin Güney Doğu'sunda sokaklarda su dağıtılabileceği uyarısında bulunmuştu. Independent ise ülkeyi muhtemel bir su sıkıntısı beklerken, su şirketlerinin günde 3 milyar 600 milyon litre suyu boşa harcadıklarını belirtiyor. İngiltere'de kaçakların sayısı belli değil Daily Telegraph'ın başyazılarından birinin başlığıysa, "Whitehall'dan gelen centilmen çok az şey biliyor." Muhafazakar eğilimli gazetenin manşetine de çektiği haberde belirtilen bu "centilmen", İçişleri Bakanlığı'na bağlı Göçmenlik ve Vatandaşlık Dairesi'nin direktörlerinden Dave Roberts. Dave Roberts, dün Avam Kamarası'nın İçişleri Komisyonu'nda sorgulanmıştı. Roberts'ın komisyon üyelerinin bazı sorularına verdiği şu yanıtlar, Daily Telegraph'ın tepkisini çekmiş: "İngiltere'de yasadışı yollardan kaç kişinin yaşadığı konusunda en ufak bir fikrim yok. Sığınma başvuruları reddedilenlerden kaçının ülke dışına çıkarıldığını bilmiyorum. Şu ana kadar kaç kişiye bu ülkeyi terk etmeleri söylendiği yolunda da herhangi bir bilgiye sahip değlim." 'Bulgaristan ve Romanya yüreksiz karşılanıyor' İngiliz gazetelerinin bugün iç sayfalarında en geniş yer verdikleri gelişmelerden biri, Avrupa Komisyonu'nun dünkü açıklaması. Komisyon, aday ülkelerden Bulgaristan ve Romanya'nın öngörüldüğü gibi 1 Ocak 2007'de Avrupa Birliği'e üye olup olmayacaklarına dair kararı sonbahara bırakmıştı. Guardian başyazısında bu iki ülkenin eninde sonunda birliğe katılacaklarını, sıradaki ülkelerin Hırvatistan ve Türkiye olacağını, ancak Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili tartışmaların başka bir konu olduğunu vurgulamış. Gazetenin, Sofya ve Bükreş'ten Avrupa Komisyonu'nun açıklamalarına olumlu tepki gelmesiyle ilgili yorumuysa ilginç: "Çavuşesku ve Jivkov bunları duysalardı, kulaklarına inanamazlardı." Indepedendent'ın başyazısının başlığıysa, "Avrupa Birliği'nin yeni üyelerine yüreksiz bir karşılama." Gazete, Bulgaristan ve Romanya için iki gelişmenin şanssızlık olduğu görüşünde. Bunlar; 2004'teki genişleme dalgasının kaçırılması ve Avrupa Anayasası'nın Fransa'yla Hollanda'da referandumda reddi. Ancak Independent, Bulgaristan ve Romanya'nın Avrupa Birliği'ne öngördükleri tarihte katılacaklarından emin: "Avrupa Birliği özgüvenini kaybettiği bir süreçten geçiyor olabilir. Çevreye kafa tutan bir ruh haline de bürünebilir. Ancak verdiği sözleri yerine getirmesi birliğin görevidir. Avrupa Birliği 1 Ocak 2007'de ya da bu tarihten kısa süre sonra 27 üyeli bir birlik olacaktır." Times ise Bulgaristan ve Romanya'nın Avrupa Birliği üyeliğine hazır olmadıkları, ancak birliğe katılım sürecinin engellenemeyeceği görüşünde. "Üyeliklerin 2008'e ertelenmesi pek olası değil. Zira bu kararın tüm Avrupa Birliği üyelerince onaylanması gerekiyor. Çoğu Doğu Avrupa ülkesi, Bulgaristan ve Romanya'nın mümkün olan en kısa sürede birliğe üye olması yolunda hevesli. Ayrıca bu iki ülkenin üyeliklerinin sadece aylar kala ertelenmesinin büyük lojistik ve teknik sorunlara yol açacağı yönünde de kaygılar var." 'Ayaan Hirsi Ali'yle ilgili tartışma Türkiye'yi etkiler' İngiliz gazetelerinin bugün iç sayfalarında geniş yer verdikleri bir diğer olay da, Hollanda'da radikal İslamcıların tehditleri üzerine polisçe korunan sağcı milletvekili Ayaan Hirsi Ali'nin istifa etmesi. İslam'da kadına yönelik şiddeti konu alan Teslimiyet adlı filmin senaryosunu yazan Ali'nin, Hollanda'ya geldiğinde yaptığı sığınma başvurusunda yalan beyanda bulunduğu ortaya çıkmıştı. Times yazarı Magnus Linklater Ayaan Hirsi Ali'ye yapılan muamelenin Batı için üzüntü verici bir günü simgelediği görüşünde. Financial Times yazarı Quentin Peel ise Hirsi Ali'yle ilgili tartışmanın daha geniş kapsamlı sonuçları olacağını söylüyor: "Hollanda'da Avrupa Birliği'nin genişlemesiyle paralel giden İslam'a yönelik bölücü tartışma en çok kamuoyunun Türkiye'ye karşı tutumunu etkiliyor. Hem de Türkiye'nin üyeliği en az 10 yıl uzakta olmasına rağmen... Hollanda'da Türkiye kökenli yaklaşık 300 bin göçmen yaşıyor. Hollandalı siyasetçilerin sözleriyse, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği halinde yeni bir göçmen dalgasının görüleceği yolundaki korkuları arttırıyor. Türkiye bugün Hollanda'nın öncelikli gündemi olmasa da, ülkede hoşgörü ve çok kültürlülük tartışma konusu. Hirsi Ali'yle ilgili tartışma da Hollandalı seçmenlerin, Müslümanların ülkeye göç etmelerine karşı tepkiyi arttırabilir." İngiltere ve Türkiye'de aranan gizemli kadın Times'ın iç sayfalarındaki bir haberdeyse, İngiltere ve Türkiye'de polis tarafından aranan 35 yaşındaki Berna Özdoğan'ın öyküsü var. Berna Özdoğan, Ekim ayında 64 yaşındaki trilyoner İngiliz erkek arkadaşı Ziya Abdülrazaghi'yle Türkiye'ye bir iş gezisine gitmiş. Ancak Özdoğan geziden yalnız dönmüş ve erkek arkadaşının Londra'da 750 bin sterlin değerindeki evi, otomobili ve bazı mallarını satışa çıkarmış. Ziya Abdülrazaghi'nin eski eşi mahkeme kararıyla satışları durdurmuş. Ancak İngiliz dedektifler, halı tüccarı Abdülrazaghi'nin öldürülmüş olmasından şüpheleniyor. Özdoğan'ın daha önce de 2004'te evlendiği Avustralyalı bir emlakçıya da benzer şeyler yaptığı, daha sonra ayrıldığı bu kişinin polise, içtiği kolaya fare zehiri konmasından şüphelendiğini söylediği belirtiliyor. 'Halil Ürün AKP'yi böldü' Times bugün ayrıca Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi Konya Milletvekili Halil Ürün'le ilgili tartışmayı da iç sayfalarına taşımış. Halil Ürün'ün, bir başka kadınla ilişkisi olduğu yönündeki şüpheleri nedeniyle kendisinden ayrılmak isteyen eşi Esma Ürün'ü dövdüğü belirtilmişti. Gazeteye göre Halil Ürün'ün hem partisini böldü, hem de Avrupa Birliği'ne aday bir ülkede ev içi şiddetin boyutunu gözler önüne serdi. | İlgili haberler 16 Mayıs 2006 Basın Özeti16 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 15 Mayıs 2006 Basın Özeti15 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 14 Mayıs 2006 Basın Özeti14 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 12 Mayıs 2006 Basın Özeti12 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 11 Mayıs 2006 Basın Özeti11 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 10 Mayıs 2006 Basın Özeti10 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 9 Mayıs 2006 Basın Özeti09 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 8 Mayıs 2006 Basın Özeti08 Mayıs, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||