|
12 Mayıs 2006 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiliz gazetelerinin bir numaralı konusu Londra'da geçen yıl yapılan bombalı intihar saldırılarına ilişkin yeni raporlar.
Daily Telegraph, dört saldırganı metroya girerken görüntüleyen fotoğrafın üzerine 'Durdurulmaları mümkündü' başlığını atıyor. Gazeteye göre, İngiliz iç istihbarat teşkilatı saldırganlar hakkında ipuçlarına sahipti ama bunları takip etmedi. Times gazetesi de, böyle bir saldırıya 'Hazırlıklı Değildik' diyor. Guardian, eldeki verilerin saldırıların El Kaide bağlantılı olduğuna işaret ettiğini yazıyor. Gazete bu bağlantının doğrudan kanıtlara dayanmadığını ancak 'ciddi ölçüde' ikinci elden delil olduğunu belirtiyor. Independent, saldırıların kurbanlarının mini fotoğraflarıyla çevrelediği birinci sayfasında, 'Onların güvenlerini nasıl boşa çıkardık' diye soruyor. Financial Times ise konuyu iç sayfasında, orta boy bir haberle işliyor; gazete, saldırganlara gönderme ile 'sıradan vatandaştan katile dönüşüm hızı güvenlik teşkilatını şaşırttı' diyor. Alman gazeteleri, Başbakan Angela Merkel'in dün parlamentoda yaptığı Avrupa Birliği konulu konuşmayı değerlendiriyor. Berliner Zeitung Avrupa Birliği'nin içinde bulunduğu 'krizi' atlatmaya yönelik somut öneriler getirilmedi kanısında. Gazeteye göre, 'Merkel ne birliğin varlık nedeninin ne olması gerektiği hakkında bir şey söyledi, ne de Fransa ve Hollanda'daki hayır oyları ardından, Avrupa anayasasını nasıl kurtarmayı planladığını'... Die Welt, başbakanın sözlerine gönderme ile Avrupa anayasasının başarısız olmaması gerektiğini söylemenin yeterli olmadığını yazıyor. 'Böyle bir proje bir yıl buza yatırıldıktan sonra hayatta kalamaz' diyen gazete, Merkel de aralarında olmak üzere, Avrupa Birliği'nin bir anayasaya sahip olması gerektiğini düşünenlerin, ayağa kalkıp, taarruza geçmeleri gerektiğini kaydediyor. Diğer bir Alman gazetesi Frankfurter Rundschau'ya göre, Merkel 'baskıcı faaliyetler' söz konusu oldu mu Avrupa Birliği'ne daha fazla güç verilmesini istiyor, 'iş aleminin büyümenin önünü tıkayabileceğini düşündüğü konularda' ise daha az müdahale. Gazete, 'Eğer yeni öncelikler bunlarsa temkinli olmak gerek' diyor. Der Tagesspiegel ise şu anda Avrupa Birliği konusunda siyasi inisiyatif başlatmak için uygun zaman olmadığını; çünkü Almanya başbakanının karşısında uygun muhataplar olmadığını kabul ediyor. Ancak gazete, İngiltere'de Maliye Bakanı Gordon Brown'un, Fransa'da ise İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin iktidara gelmesi halinde, Angela Merkel'in işinin iyice zorlaşabileceğini kaydediyor. Fransız siyaset dünyasının en üst düzey kişilerinin adının karıştığı Clearstream olayı, Fransızca gazetelerin önde gelen konusu. Fransa'da yayınlanan Liberation, Başbakan Dominique de Villepin ve Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın skandala batmış olduklarını ve tamamen yalnız kaldıklarını yazıyor. İsviçre gazetesi Le Temps de, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın şimdiye dek olayla herhangi bir ilgisi olmadığını bildirdiğini hatırlatıyor. Gazeteye göre, eğer Chirac'ın bu olayla ilgili olduğu ortaya çıkarsa, konu bambaşka bir boyut kazanır ve gerçekten de devlet sorunu haline gelir. Liberation İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin yeni göçmenlik yasa tasarısını da değerlendiriyor. 'Yeni yasa güvensizlik ve baskının damgasını taşıyor' diyen gazeteye göre, tasarıda yabancılara getirilen sınırlamalar 'meşru' değil. Sarkozy'nin cumhurbaşkanlık planlarına gönderme ile 'tasarının seçim yatırımı olduğu kimsenin dikkatinden kaçmıyor' diyen gazete, cumhurbaşkanlığına aday olacak bir kişinin sadece aşırı sağın değil; seçmenin daha geniş bir kesimine hitap edebilmesi gerektiğini yazıyor. Viyana'daki Avrupa Birliği-Latin Amerika zirvesi almanca gazetelerin öne çıkan konularından biri. Alman Die Tageszeitung Viyana'daki resmi zirveyi, iki kıtadan iki yüz civarında örgütün düzenlediği alternatif etkinlikle karşılaştırıyor. Gazete, Avrupa'nın sık sık, tek derdinin ticaret olmayıp, demokrasi, insan hakları ve kültürel ilişkilerle de yakından ilgili olduğunu ilan ettiğini; ama Viyana'daki resmi zirvenin bunun aksine işaret ettiğini yazıyor. Alternatif etkinliğin insan hakları ve neo-liberal küreselleşmeye alternatif modelleri ele aldığını belirten gazete, bu karşı-zirvenin devasa bir diplomatik olaydan ziyade, karşılıklı anlayış ve işbirliği ruhu içinde, ortak çıkarların öne çıktığı bir çalışma olduğunu yazıyor. Avusturya gazetesi Der Standard, Venezüella Cumhurbaşkanı Hugo Chavez ile Bolivya Cumhurbaşkanı Evo Morales'in 'solun kahramanları' haline geldiklerini ve alternatif zirvede tezahüratlarla karşılanacaklarını yazıyor. Latin Amerikalı liderlerin fakirlikle mücadeleyi öncelikli konu addetmelerinin doğru olduğunu yazan gazete, birçok Avrupalının, Latin Amerika nüfusunun yaklaşık yarısının fakirlik sınırı altında yaşadığının farkında olmadığı yorumunu yapıyor. Gazete, 'bu çerçevede, bir ülkenin kaynaklarından elde edilen geliri daha adil bölüşmek meşru bir talep' diyor. | İlgili haberler 10 Mayıs 2006 Basın Özeti10 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 9 Mayıs 2006 Basın Özeti09 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 8 Mayıs 2006 Basın Özeti08 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 7 Mayıs 2006 Basın Özeti07 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 5 Mayıs 2006 Basın Özeti05 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 4 Mayıs 2006 Basın Özeti04 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 3 Mayıs 2006 Basın Özeti03 Mayıs, 2006 | Basın Özeti 2 Mayıs 2006 Basın Özeti02 Mayıs, 2006 | Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||