BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Şubat, 2006 - TSİ 09:19
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
10 Şubat 2006 Basın Özeti
Independent'a göre Müslüman dünyada aniden saman alevi gibi yayılan karikatür protestolarının ateşi, geçen aralık ayında Mekke'deki zirvede yakılmış olabilir.

İngiltere gazeteleri

Muhammed Peygamber karikatürleri ilk kez geçen eylül ayında Danimarka'da bir gazetede basılmıştı.

Independent, ilk başta büyük tepki çekmemesine karşın, Mekke'de bir araya gelen İslam Konferansı Örgütü'ne üye 60'a yakın ülke liderine zirve sırasında Danimarkalı Müslümanlar tarafından hazırlanan karikatür dosyasının dağıtıldığını aktarıyor.

Gazeteye göre bir dizi Müslüman ülkenin medyasında karikatürlerin geniş biçimde işlenmeye başlaması Mekke'deki buluşmayı izliyor.

Karikatür krizi diğer Avrupa gazetelerinin sayfalarında da değerlendirilmeye devam ediyor.

Alman basınından Die Welt, Avrupa Birliği'nin Danimarka'ya arka çıkmadığından şikayetçi.

Batı'nın 'kararsızlığı'

Die Welt'in ifadesiyle, İran ve Körfez ülkelerinde Danimarka ürünlerine karşı başlatılan uygunsuz boykot karşısında bir bütün olarak durmak yerine, Avrupa Birliği ülkelerinden Danimarka'ya olsa olsa yarı-samimi birkaç destek açıklaması, ve hatta kimi durumlarda, açıkça eleştiriler geldi.

Die Welt'e göre Batı, böyle büyük bir olayda kendisini nasıl gördüğü ve nereye konumlandırdığı konusuna şimdiye dek bir açıklık getirebilmiş değil.

Avrupa Birliği'ne çağrıda bulunan gazete, ''açık ve ortak bir tutum belirlemek için geç kaldınız'' diyor.

Avusturya basınından Die Presse, Türkiye'de İtalyan rahibin öldürülmesinin artan gerginliği yatıştırmaya pek yardımcı olmadığını yazıyor.

Die Presse, İtalyan hükümetinde yer alan sağ kanat siyasetçi Roberto Calderoli'nin sözlerine dikkat çekiyor.

Papa'ya seslenen Calderolli, İslam dünyasındaki saldırılara karşı Hristiyanların haklarını korumasını istiyor. Die Presse'ye göre, Haçlı seferlerini andıran bir söylem bu.

Gazete, İtalyan bakanın popülist bir siyasetçi olarak kötü bir şöhrete sahip olduğu inancında. ''Bu sözleri ne kadar ciddiye almak gerekir bilinmez ama her iki tarafın da aşırı görüşlü kanadının krizden nasıl faydalanmaya çalıştığını gösteriyor'' diye yazıyor.

Polonyalı muslukçuya kapı açılsın mı?

Avrupa gazetelerinde süregiden bir diğer tartışma, Birliğin yeni üyelerinden işçi göçüne kapıları açıp açmama konusu. İspanya basınından El Pais, ''Komisyonun yayınladığı rapor Doğu Avrupa'ya emek pazarımızı açmanın faydalı olduğunu daha berrak biçimde gösteremezdi.'' diyor.

El Pais, şu an sadece İngiltere, İrlanda ve İsveç'in 10 yeni üyeden işçi göçüne kısıtlama getirmediğini ve 1 Mayıs tarihinden önce Avrupa Birliği'nin kalan 12 ülkesinin de kuzey ülkelerinin açık kapı politikasını benimseyip benimsemeyeceğinin belli olacağını yazıyor.

Konuyu hararetle tartışan ülkelerden biri Fransa. LeFigaro gazetesi bu sabah manşetinde, ''İşte Fransa'da göçmene ihtiyaç olan meslek dalları'' diyor.

Konuyla ilgili hükümet raporunu önceden gördüğünü yazan gazete, raporda ihtiyaca göre göçmen alınırsa Fransa ekonomisindeki büyümenin çok daha hızlanacağının tavsiye edildiğini bildiriyor.

Le Figaro'ya göre 11 meslek dalı seçilmiş. Kalifiye işçi arayan bu sektörler arasında çeşitli mühendislik dalları, lokantacılık, ve hemşirelik dikkat çekiyor.

Gazete, dün Ekonomi Bakanı Thierry Breton'un Doğu Avrupalılara emek pazarını Fransa'nın da açmasını istediğini belirtiyor.

Elmas savaşları

Independent, ''Afrika'da kanlı çatışmaların perde arkasındaki elmas ticareti bütün acımasızlığıyla sürüyor'' diyor manşetinde.

Gazete, Uluslararası Af Örgütü Amnesty International'ın yeni raporunu manşete taşıyor.

Gazete Liberya'dan Fildişi Sahili'ne kadar Afrika'da birçok ülkede süregiden savaşların dev paraların döndüğü elmas sektörüyle finanse edildiğini ve Batılı ülkelerin elmasa olan düşkünlüğü sürdükçe çatışmaların da bir kısır döngü içinde bundan beslendiğini yazıyor.

Batının mücevher dükkanlarında sadece ''temiz taşların'', yani çatışma bölgelerinden gelmeyen elmasların satılması için bir kampanya yürütülüyor.

Ancak Independent'a göre elmas satıcıları halen bu konuda kesin bir güvence veremiyor.

Sıcak bir yüzyıl

Independent'ın sayfalarında yer alan bir başka rapor ise küresel ısınma araştırmasının sonuçlarını içeriyor.

Gazete, ''Son bin yılın en sıcak dünyası'' diye yazıyor.

Kuzey yarımkürenin bin yıldır boydan boya hiç bu kadar fazla ısınmadığı sonucuna varan araştırmacılar, Independent'ta yazdığına göre, ağaç kütüklerinden tutun buzulların iç merkezine ve deniz kabuklarına kadar türlü yerde geçmişten doğal olarak kalan ısı kayıtlarını incelemiş.

Aynı zamanda, Çin'den Amerika'ya insanların iklim hakkındaki gözlemlerini içeren notları ve belgeleri de arşivlerden derlemişler.

Vardıkları sonuç, 9'uncu yüzyıldan bu yana atmosferdeki sıcaklığın hiç bu kadar düzenli şekilde yüksek seyretmediğine işaret ediyor.

Saygın bilim dergisi Science'da yayımlanan araştırmaya göre 20'inci yüzyıldan önce belli dönemlerde kuzey yarımkürenin sadece kimi yerlerinde artış gösteren sıcaklıklar ilk kez bütün bölgelerde bu kadar düzenli biçimde artıyor.

Orta Çağ'da Vikinglerin buz dağlarıyla boğuşmadan Grönland'a varabildiği, ya da, üzüm bağlarının Avrupa'nın kuzeyine dek tırmandığı dönemler, bilimadamlarına göre münferit bölgelere özgüydü.

Oysa şimdi küresel ısınmanın her yerde birden meydana geldiğini söylüyorlar. Bu gözlem, sanayi faaliyetlerinin parmağı olabileceğine işaret ediyor.

11 Eylül'ün 'ayakta ölen kurbanları'

Dün Başkan Bush'un 11 Eylül saldırılarının ertesinde El Kaide'nin Los Angeles'ın en yüksek binasına da planladığı bir saldırının gerçekleşmeden önüne geçildiğini açıklaması gazetelerin ortaklaşa yer verdiği haberler arasında.

Ama Guardian bunun yanısıra, 11 Eylül'ün şu an ''ayaka ölmekte'' olan kurbanlarının da bulunduğundan endişe duyulduğunu bildiriyor.

New York'ta çöken İkiz Kulelerin enkazından kalkan toz, çevredikleri ve en başta da kurtarma görevlilerini zehirledi mi?

Guardian, Dünya Ticaret Merkezi'nden geriye kalan moloz yığından havaya karışan asbest, kurşun, civa, toza dönmüş cam ya da beton ve yanan uçak benzini atıklarının, arama-kurtarma çalışmalarında yer aldıktan sonra ölen bazı Amerikalıları zehirlemiş olabileceğini yazıyor.

Gazetenin görüştüğü bir gönüllü kurtarma görevlisinin şikayetlerini dile getiren yüzlerce başka insan da var.

Nefes alıp vermede zorluk, eklem ağrıları, baş ağrıları, halsizlik ve ''İkiz Kule öksürüğü'' diye ad taktıkları kronik bir öksürük.

Guardian, 11 Eylül ve sonraki günlerin panik ve telaşı içinde enkazda çalışmış tahminen 50 bin işçiden birçoğunun maske bile takmadığını yazıyor.

Gazeteye göre New York belediye meclisi üyeleri federal hükümetten konuyu soruşturup hastaların durumunu takip edecek üst düzey bir yetkili atanmasını talep ediyorlar.

İlgili haberler
09 Şubat 2006 Basın Özeti
09 Şubat, 2006 | Basın Özeti
8 Şubat 2006 Basın Özeti
08 Şubat, 2006 | Basın Özeti
7 Şubat 2006 Basın Özeti
07 Şubat, 2006 | Basın Özeti
6 Şubat 2006 Basın Özeti
06 Şubat, 2006 | Basın Özeti
5 Şubat 2006 Basın Özeti
05 Şubat, 2006 | Basın Özeti
3 Şubat 2006 Basın Özeti
03 Şubat, 2006 | Basın Özeti
2 Şubat 2006 Basın Özeti
02 Şubat, 2006 | Basın Özeti
1 Şubat 2006 Basın Özeti
01 Şubat, 2006 | Basın Özeti
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik