BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 16 Ekim, 2005 - TSİ 17:48
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
16 Ekim 2005 Basın Özeti
Sunday Times Irak'ta anayasa konulu halkoylamasını değerlendiriyor.

İngiltere gazeteleri

Iraklıların güneşli ve beklenmedik düzeyde olaysız bir günde oylarını kullandığını yazan gazete, anayasayı destekleyenlerin bunun ülkeyi birleştireceğini, karşı olanların ise böleceğini söylediklerinin de altını çiziyor.

Amerikan Başkanı Bush'un oylamayı, Irak'ın demokrasi yolunda ağır ağır ilerlemesinde bir kilometre taşı olarak tanımladığını kaydeden gazete, İngiltere ve Amerika'nın anayasa taslağının yazılma sürecinin Sünni, Şii ve Kürtleri bir araya getireceğini ve direnişi zayıflatacağını umduklarını yazıyor.

Gazetenin halkoylamasına ilişkin haberinin yanındaki yazıda ise Saddam Hüseyin'in yargılanması konusu ele alınıyor.

Sunday Times devrik Irak devlet başkanının yaklaşan mahkemesinde tanıklık yapması beklenen ve 17 yıl önceki Halepçe katliamında görev almış bir subayın şu anki duygularını aktarıyor.

Gazeteye göre, Ali Rahi Kerim isimli bu tank subayı, beş bini aşkın Kürt'ün öldürüldüğü söylenen saldırılarda kendisine verilen emirleri hiç sorgulamadan yerine getirmiş, ancak şimdi çok pişman.

Gazete Iraklı eski subayın şu sözlerini aktarıyor: 'o günleri unutmam mümkün değil; aslında benim de o saldırılarda görev almış tüm diğer subayların da cezalandırılması gerekir'.

Sunday Times bunları söylemesine karşın eski subay Kerim'in çoğu Iraklı gibi Saddam Hüseyin davası hakkında kuşkulara sahip olduğunu belirtiyor. Gazeteye göre bu kuşkuların arkasında da şu soru yatıyor: bu dava ülkede hukukun üstünlüğü ilkesinin temeli mi olacak yoksa bazı yaraları deşerek Kürt-Arap, Sünni-Şii gerilimini dahada mı körükleyecek?

Sunday Telegraph'taki bir habere göre ise Saddam Hüseyin'in en güvendiği isimlerden biri olan Tarık Aziz mahkemede eski liderine karşı ifade verecek.

Habere göre, bu işbirliği karşılığında Tarık Aziz'e yönelik en ciddi suçlamalar düşürülecek ve sürgüne yurtrdışına gitmesine izin verilecek. Gazete, aralarında dışişleri bakanlığı ve başbakan yardımcılığı da olmak üzere, Saddam Hüseyin yönetiminde en üst düzeylerde görev yapmış olan Tarık Aziz'in Avrupa'ya gitmek ve hayat hikayesini yazmak istediğini yazıyor.

Independent on Sunday, savaşı başından beri yakından izleyen, Bağdat muhabiri Patrick Cockburn'ün dün halkoylamasına ilişkin izlenimlerini aktarıyor.

Iraklı Sünniler arasında oy kullanma konusunda bir bölünme yaşandığını belirten muhabir, Tıkrit'te pek çok kişi oy kullanırken, Musul, Ramadi ve Hadisa gibi kentlerde bu oranın oldukça düşük olduğunu yazıyor.

Independent on Sunday muhabirine göre, Sünni kesim içindeki bu bölünme nedeniyle, anayasa taslağının halkoylamasında reddedilme ihtimali düşük görünüyor.

Gazete manşet haberinde ise Irak'ta bir süre önce 8 İngiliz askerinin ölümüne yol açan bombanın, İngiltere hükümeti ve dünyanın suçladığı İran'ın değil, İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu IRA'nın yapımı olduğunu öne sürüyor.

Gazete, bombanın IRA'nın kanlı terör kampanyası sırasında Kuzey İrlanda'da kullanılan türden olduğunu, yaklaşık 10 yıl önce IRA tarafından, bazı gizli servislerin de desteğiyle geliştirildiğini yazdı.

Independent on Sunday, bu durumun, bombanın İran Devrim Muhafızlarının Irak'taki bazı direnişçi güçlere yardımıyla geliştirildiğine dair İngiliz hükümeti iddiasıyla çeliştiğini kaydediyor.

Gazeteye açıklama yapan Kuzey İrlanda konusunda uzman bir istihbarat subayı, bu bombayı geliştirmenin IRA'nın yaklaşık 20 yılını aldığını, Irak'ta kullanılan patlayıcılardan birinde, patlayıcıya kumanda eden bir kablo, radyo sinyali ve kızılötesi ışınların bir arada kullanıldığını söylüyor.

Geçmişte IRA'ya sızan bir eski ajanın, teknolojinin Ortadoğu'ya IRA'nın Filistin'deki bazı terör gruplarıyla işbirliği çerçevesinde ulaştığını söylediğine işaret eden gazete, bu gruplardan bazılarının geçmişte devrik Irak lideri Saddam Hüseyin ve Irak Baas Partisi tarafından desteklendiklerine dair iddialara da yer veriyor.

Sunday Telegraph manşet haberinde 'Ruslar Avrupa'ya yönelik füze tehdidinde İran'a yardım ediyor' diyor.

Habere göre, Rus ordusunun bazı eski üyeleri İran'ın, Avrupa başkentlerini vurabilecek kapasitede füzeler geliştirmesine yardımcı oluyor. Gazete, bu gizli operasyonda Rusların, Kuzey Kore ile İran arasında irtibatı sağladıklarını ve 2003 yılında bu iki ülke arasında milyonlarca dolarlık bir anlaşmaya varılmasına aracı olduklarını ileri sürüyor.

Batılı istihbarat servislerinin, söz konusu teknoloji sayesinde, İran'ın üç bin beş yüz kilometre menzilli füzeler geliştirebileceği kanısında olduklarını belirten gazete, bu füzelerin nükleer bomba taşıyabilecek taşıma kapasitesine de sahip olacaklarını yazıyor.

Gazetenin habere eşlik eden çiziminde, füze menzili içinde Moskova, Berlin, Marsilya, Atina ve Roma gibi Avrupa kentleri gösteriliyor. Türkiye ve Ortadoğu'nun tümü de bu menzil içinde.

Bu haberin İran rejimi ile Batı arasındaki gerilimi daha da tırmandıracağını belirten gazete, Amerikan dışişleri bakanının dünkü Moskova ziyareti sırasında İran konusunda Rus yetkililerle ters düştüğünü kaydediyor.

Sunday Telegraph'ın iç sayfasındaki konuya ilişkin haberin başlığı ise 'Rusya İran'la bağlar konusunda Washington'a meydan okuyor' şeklinde...

Moskova İran'la nükleer bağlarını ve Orta Doğu'daki nüfuzunu korumaya kararlı, diyen gazete, Amerika'nın İran'a nükleer programı nedeniyle yaptığı baskı arttıkça, Rusya'nın da İran'a desteğinin güçlendiğini yazıyor.

İran'a nükleer teknoloji sağlama işinden Rusya'nın büyük miktarda para kazandığını belirten gazete, buna karşın söz konusu olanın sadece mali çıkarlar olmadığını yazıyor. Gazeteye göre, Rusya İran'la ittifakı Washington'un Orta Asya ve Orta Doğu'ya yayılmasına karşı bir set olarak olarak görüyor.

Gazete, Amerika'nın Irak ve Afganistan'da büyük miktarda asker bulunduruyor olmasının, Rusya-İran bağını daha da güçlendirdiğini belirtiyor.

Observer 'Keşmir'de ölü sayısı arttıkça, öfke de artıyor' diyor.

Bölgedeki deprem ardından şu anki durumu aktaran gazete, doktorlar ve yardım görevlilerinin çok zor koşullarda görev yaptıklarını ve köylülerin gecikmeler yüzünden merkezi yönetime karşı öfke içinde olduklarını yazıyor.

Bölge halkının Hindistan'la yaşanan son gerilim nedeniyle de Müşerref yönetimine kızgın olduğunu belirten gazete, sınır boyunca on binlerce Keşmirlinin uluslararası yardımdan mahsur kalmış halde yaşadıklarını aktarıyor.

Gazete depremzedelerin kurbanı oldukları doğal afete değil, kendilerine yardım için hiç bir şey yapmamakla suçladıkları merkezi yönetime kızgın olduklarını yazıyor.

Konuyla ilgili diğer bir yazıdaysa, bölgedeki islamcı grupların merkezi yönetime duyulan bu öfkeden hızla yararlanacakları belirtiliyor.

Observer'ın bölgeyi oldukça iyi bilen ve İngiltere'nin başlıca el Kaide uzmanlarından olan Jason Burke tarafından yazılan yazıda, Pakistan halkının geleneksel olarak orduya büyük saygı ve sevgisi olduğu ancak deprem ardından yaşananların buna büyük darbe vurduğu kaydediliyor.

Yazı şu satırlarla sona eriyor: 'yıllar boyunca Pakistan halkının ılımlı tutumuna karşı çaresiz kalan islamcılar, şu anki durumun, siyasi hedeflerinde arzuladıkları ilerlemeyi sağlamak için ideal olduğunun farkında; gerek insan hayatı gerekse siyasi açıdan risk oldukça yüksek'...

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik