|
10 Ekim 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Pakistan'da binlerce kişinin ölümüne neden olan ve birçok kasabayı haritadan silen depremin ardından yürütülen arama-kurtarma çalışmaları öne çıkmış.
Independent gazetesinin manşeti: "Ölüm vadisinde umut ve keder" Gazete, depremden en ağır etkilenen Keşmir bölgesinin başkenti Muzafferabad'da bulunan muhabirlerinin haberine yer veriyor. Deprem bölgesindeki Türk ekibinin enkaz altındaki bir afetzedeyi kurtarışına tanıklık eden muhabir Justin Huggler şöyle yazıyor: "Onu enkaz altından çıkardıklarında nefes alıyordu. Yüzü bir cesedin rengine bürünmüştü. Günışığına çıkardıklarında gözleri devrildi, sol eli havada hafifçe asılı kaldı ve sonra yere düştü. Enkaz altında 24 saatten fazla dayanmıştı ama şimdi, kurtarıldığı an kalbi durmuştu. Adının İkbal olduğunu söylediler. Görevliler evinin enkazı üzerinde ona kalp masajı uyguladı, suni teneffüs yapan biri yüzünü üzerinden kaldırdı ve "Ambulans! Ambulans!" diye bağırdı kalabalığa karşı. Sonrasındaysa bir sevinç çığlığı.. İkbal'in kalbi yeniden atmaya başladı. Bir ambulans geldi ve kendisini İslamabad'a taşıyacak helikoptere doğru yola koyuldu. Ancak akşam saatlerinde enkaz altından canlı çıkan İkbal, helikoptere giderken hayata veda etti." Guardian gazetesi de Muzafferabad kentinin deprem ardından büründüğü görüntüyü şu sözlerle aktarıyor okurlarına: "Keşmir'in Pakistan denetimindeki bölgesinin yönetim merkezi Muzafferabad, bir korku ve yas kentine dönüştü. Depremin ardından caddeler yıkılmış binalar, bükülmüş demir ve hurdaya dönmüş arabalardan oluşan gri bir dağ halini aldı. Enkaz altında yüzlerce -belki binlerce- ceset yatıyor. Ve tek kurtarma aletleri olan balyozlar ve insan ellerinin onlara ulaşabilmesi mümkün değil." Gazetelerde, Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in yaptığı uluslararası yardım çağrısına geniş yer verilirken, başta Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Çin olmak üzere pek çok ülkenin maddi yardım teklifinde bulundukları belirtiliyor. Pakistan'a yardım elini uzatan ülkelerden biri de komşusu Hindistan. Independent gazetesi, başyazısında deprem felaketinin Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkileri normalleştirmeye katkıda bulunduğunu hatırlatarak, bunun bölge barışını olumlu yönde etkilemesi umudunu dile getiriyor: "Depremin yıktığı yerlerden biri de Keşmir'deki kontrol hattının iki yakasında otobüs ve yaya trafiğinin kolaylaşmasını sağlayan ve dostluk köprüsü adı verilen köprüydü. Ama depremin ardından oluşan işbirliği, gelecekte bu iki komşu arasındaki ilişkileri köprünün yıkılmasının değil tamir edilmesinin şekilllendireceği umudunu arttırıyor." Kuş gribi alarmı Romanya'dan sonra Türkiye'de de kuş gribi virüsüne rastlanması Avrupa gazetelerinde geniş yer buluyor. Guardian gazetesi, "Avrupa kuş gribi alarmında" başlığıyla duyurduğu haberinde, şimdiye dek Asya'da yaklaşık 65 kişinin ölümüne neden olan virüse karşı AB'nin olası en kötü senaryoya hazırlandığını yazıyor. "Yetkililer, kuş gribi virüsünün insandan insana kolayca bulaşabilecek bir tür virüse dönüşmesi ve bir salgın felaketinin yaşanması ihtimaline karşı hazırlanıyor. İspanya'da 1918 yılında yaşanan grip salgınında 20 ila 40 milyon kişi ölmüştü." Times gazetesi de kötü senaryo ihtimallerine yer veriyor. "İngiltere'de 600 bin kişinin ölmesi ve halkın ayaklanması korkusu acil yardım planlarını tetikte tutuyor. Amerika da tarihinin en büyük felaketiyle yüz yüze kalabilir. Sağlık yetkilileri tarafından sızdırılan bir rapora göre, tam bir salgın yaşanması halinde yaklaşık iki milyon Amerikalı ölebilir, 8.5 milyon kişi de hastaneye kaldırılabilir. Bunun Amerika'ya maliyeti 450 milyar doları aşabilir." Times gazetesi ayrıca İngiltere hükümetinin kuş gribini önleyecek bir aşının geliştirilmesini, maddi destek sağlamayarak engellediğini yazıyor ve "şimdi tutumlu olmanın sırası değil" diyor. ABD'nin Suriye'ye lider arayışı Financial Times'ta yer alan bir habere göre, "ABD, Suriye'ye yeni bir lider arıyor". Haberin ayrıntıları şöyle: "Bush yönetimine yakın kaynaklara göre, Şam üzerindeki baskısını arttıran Amerikan yönetimi Devlet Başkanı Beşar Esad'ın yerine geçecek bir isim arayışında. İsmini vermek istemeyen eski bir hükümet yetkilisi, "Kendilerine yumuşak iniş sağlayacak bir isim bulmak istiyorlar" dedi. Washington'daki bir yetkili ise, politikalarının 'rejim değişikliğini' değil, 'davranış değişikliğini' hedeflediğini söylüyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin, ayrıca Irak'taki isyancılara destek verildiği iddiasıyla Suriye sınırında askeri operasyonlar yapmayı da değerlendirdiği belirtiliyor." Mülteci krizi sürüyor Fas ile İspanya sınırında yaşanan mülteci krizi üzerine Cuma günü bir sivil toplum örgütü tarafından yayımlanan ve İspanya'nın sınırdışı ettiği yüzlerce mülteciyi Fas'ın bir çölün ortasında aç susuz bıraktığını iddia eden raporun ardından Almanya'da yayımlanan Franfurter Allgemeine, "Neden İspanya, Fas'a bir de Afrikalı mültecileri çöllere taşıyacak otobüsler vermiyor ki?" diye soruyor. Bu konuda Fas'a yüklenmenin yeterli olmayacağını savunan gazete, Avrupa'nın refahını korumak için ödeyeceği bedelin boyutlarını sorgulamanın zamanının geldiğini yazıyor: "Herkes bunun yanıtını biliyor. Bedel zaten çok yüksek. Yoksulların Avrupa'nın sınırlarında ya da Afrika'nın herhangi bir yerinde ölüp ölmediklerine hiç aldırmadan hem de..." Sigara yasağı sertleşiyor İngiltere'de barlarda sigara içilmesini yasaklayan yasa tasarısının sertleşmesi bugünkü gazetelerin neredeyse tümüne yansıyan bir başlık. Tasarı, daha önce sadece yemek servisi yapan yerlerle sınırlıydı. Ancak şimdi tüm barlarda sigara içmenin yasak kapsamına alınması planlanıyor. Independent'ın haberi şöyle: "Başbakan Tony Blair, barlarda ve restoranlarda sigara içilmesinin yasaklanmasına onay verdi, ancak sigara odalarının kurulması söz konusu. Başbakan, sigara tiryakilerinin olası tepkisinden çekiniyor. Hükümetin sigara içmeyi tamamen yasaklamaya yönelmesinin bir nedeni, Birleşik Krallık içerisinde sigara yasağının bulunmadığı tek yerin İngiltere olması." Babalara da doğum izni Daily Telegraph'ta yer alan bir habere göre, İngiltere'de çiçeği burnunda babalar da artık doğum izni alabilecek. Ayrıntılar şöyle: "Hükümetin bu hafta çocuklarının ilk yılında babalara altı ay doğum izni verilebileceğini, ancak bu iznin ücretsiz olacağını açıklaması bekleniyor. Plan, kariyer sahibi kadınların, eşlerinin evde kalıp çocuğa bakma görevini kendilerinden devralmalarını istediğini ortaya koyan bir anketi izliyor. Ancak doğum izni ücretsiz olacağından, eşleri yüksek ücretli bir işe sahip değilse, kaç babanın bu izinden faydalanabileceği meçhul." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||