BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 14 Ağustos, 2005 - TSİ 17:06
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
14 Ağustos 2005 Basın Özeti
Sunday Times gazetesinin manşeti, "Amerika Birleşik Devletleri, Londra'da yeni saldırılar düzenleneceği uyarısında bulunuyor".

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Haberde Amerikan istihbarat servislerinin, El Kaide'nin önümüzdeki haftalarda, Londra ve bazı Amerikan kentlerinde saldırı planladığı yolunda uyarıda bulunduğu belirtilmiş.

Gazeteye bakılırsa, El Kaide bu saldırılarda mümkün olduğunca çok kişinin ölümüne yol açmak için, petrol tankerlerini kullanmayı düşünüyor.

Örgütün planı ise kaçırılacak bu tankerlerin, benzin istasyonlarına çarpmalarının sağlanması.

Sunday Times, Amerikan İç Güvenlik Bakanlığı'nın, 11 Eylül saldırılarının dördüncü yıldönümü öncesi yaptığı uyarının sızdığını yazmış.

Gazete, İngiltere Ulaştırma Bakanlığı'nın da ilk kez yakıt tankerleri çevresinde güvenlik önlemlerinin artırılması çağrısı yaptığını eklemiş.

El Kaide örgütünün iki numaralı ismi Eymen Ez-Zevahiri de daha önce İngiliz askerleri Irak'tan çekilmedikçe, İngiltere'ye yönelik saldırılarını sürdüreceklerini söylemişti.

İngiliz hükümetinden bir yetkili ise Sunday Times'taki habere karşın, petrol tankerleriyle düzenlenecek bir saldırı hakkında istihbaratları olmadığını vurguluyor.

El Kaide'nin ise daha önce Irak, Suudi Arabistan ve Tunus'ta, bu yöntemle saldırılar düzenlediği biliniyor.

Sunday Times'a konuşan İngiliz hükümeti yetkilisi de aynı hususu hatırlatıp, sözlerini şöyle sürdürmüş:

"Yine de bu kesinlikle, El Kaide'nin bazı saldırılarında kullandığı bir yöntem. Fakat Avrupa'da daha önce hiç bu yönteme başvurmamışlardı."

'De Menezes infaz edildi'

Observer'ın iç sayfalarındaki iki sayfalık özel haberin başlığı,
"Stockwell'de ölüm: Yanıtlanmamış sorular".

Haber, İngiliz polisinin 22 Temmuz'da, Stockwell metro istasyonunda öldürdüğü, Brezilyalı Jean Charles de Menezes'le ilgili. Observer alt başlıkta, yaptığı tespitler sonrası şu soruyu sormuş:

"Kalın bir ceket giymiyordu, kartını kullanarak istasyona girdi, bilet makinası üzerinden atlamadı ve şimdi polis, gerçeği ortaya çıkaracak herhangi bir güvenlik kamerası görüntüsü olmadığını söylüyor. Peki sivil polisler niçin genç de Menezes'i, başından yedi kez vurdu?"

Observer, İngiliz polisinin, Stockwell metro istasyonundaki güvenlik kameralarının çoğunun, olay sırasında çalışmadığını açıkladığına dikkat çekiyor.

Gazete ayrıca, de Menezes'in niçin öldürüldüğüyle ilgili olarak başlangıçta yapılan açıklamaların hepsinin yanlış çıktığını belirtiyor.

Yazıda sırasıyla, de Menezes'in kalın bir ceket giydiği, polislerin dur uyarısını dinlemediği ve bilet makinalarının üzerinden atladığı için hedef alındığı suçlamalarının hepisinin yanlış çıktığı vurgulanmış.

Jean Charles de Menezes'in gerçekte kot bir ceket giydiği, standart bir biletle istasyona girdiği ve bilet makinasından normal biçimde geçtikten sonra kendisine bir uyarı yapılmadığı anlaşılmış.

Observer'daki yazıda Brezilyalı gençle ilgili iki ayrıntı daha var:

Bunlardan ilki, De Menezes'in öldürülmeden iki hafta önce beyaz gençlerin oluşturduğu bir çetenin saldırısına uğraması ve arkadaşlarının bu olayın onu tedirgin ettiğini söylemesi. Diğeri de Brezilyalı gencin, 7 Temmuz saldırılarından çok etkilenmesi ve arkadaşlarına artık Londra'da, metro yerine motosikletle dolaşmayı düşündüğünü söylemesi.

Observer'daki yazı, Jean Charles de Menezes'in kuzeni Rubens de Menezes'in sözleriyle noktalanmış:

"Yaşanan bir infazdı, başka hiçbir şey değil. Şimdi de Menezes'in annesi Dona'ya ne olacağını bilmiyorum. Oğlunu bu şekilde kaybeden bir anneye ne diyebilirsiniz ki?"

'İran, demokrasinin en büyük düşmanı oluyor'

Harvard Üniversitesi'nin tarih profesörlerinden Niall Ferguson'ın, Sunday Telegraph gazetesindeki yazısının başlığı, "İran'ın devrimi, henüz çocukluk döneminde.

Fakat belki de şimdi kendi Stalin'ini buldu." Niall Ferguson Tahran Yönetimi'nin, 'Demokrasinin eşiğine gelmekten çok, demokrasinin en büyük düşmanına dönüştüğü' görüşünde.

Ferguson, "Devrimci bir rejimi asla küçümsemeyin" cümlesiyle başlamış yazısına.

1789 Fransız Devrimi, 1830-1848-1870 devrimleri, 1917 Rus Devrimi ve 1949 Çin Devrimi'ni örnek vermiş.

Daha sonra da şu tespiti yapmış: "İngilizce konuşan dünyanın parçaları olan bizler, devrimcilerin aniden barışın, hukukun üstünlüğünün, temsili hükümetin avantajlarını görecekleri ummaktan hiç vazgeçmedik."

Bu noktada İran Devrimi'ne ve İranlıların, İsfahan'da yeniden uranyum işlemeye başlamalarını hatırlatmış Ferguson.

Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biriyken, İran'ın nükleer yakıt üretme çabalarından şüphelendiğini söylemiş.

Niall Ferguson bu noktada İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad'ın,
'Batı'nın ahlaksız yaşam biçimine karşı çıkarak' seçim kazandığını vurguluyor.

Eski Amerikan Dışişleri bakanlarından Henry Kissinger'ın, İran-Irak savaşı için "İkisinin de kaybetmemesi ne kadar talihsiz bir durum" dediğini hatırlatıp ekliyor:

"Şimdiyse Irak'ta 1991 ve 2003'teki müdahalelerimiz sonucu, İran sonunda kazandı. Tahran Irak'ı, uydusu haline getirmek için umutlu. Bu durumda kendinize sorun: Bunun muhtemel sonucu ne olacaktır?"

Niall Ferguson, yazısını şu cümlelerle noktalamış:

"İran Devrimi, hala erken bir aşamada. Devrim henüz kendi Bonaparte'ını, Stalin'ini ya da Mao'sunu ortaya çıkarmadı. Ama, yoksa çıkardı mı? Belki de Bay Ahmedinecad'ın, bu kanlı paltoyu giymesi için ihtiyacı olan tek şey, 'Büyük Şeytan Amerika'yla tam bir savaştır.

CNNski yayına hazır

Independent on Sunday gazetesinin iç sayfalarındaki haberin başlığı, "Moskova, CNNskisini kuruyor".

Independent on Sunday, Rusya'nın 24 saat İngilizce yayın yapacak bir kanalını açmak üzere olduğunu belirtiyor.

Habere bakılırsa, 'Rusya'da Bugün' adlı kanal, uydu ve kablolu televizyon aracılığıyla, Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Asya'nın bir kısmına yayın yapacak. Yıl sonundan önce yayına başlayacak kanal, 'Rusya perspektifinden' uluslararası haberlerin yanı sıra, Rusya'daki gelişmeleri de izleyicilerine aktaracak. 200'ü gazeteci 500 personeli olacak kanalın, Londra ve Washington'da da büroları bulunacak.

Independent on Sunday, eski Soyvet tipi bir propoganda aracı olmadığının ispatı için, kanalın genel yayın yönetmenliğine 26 yaşında bir kişinin getirildiğini aktarıyor.

Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ise kanalın kuruluş gerekçesini, geçenlerde yakınlarına şöyle özetlemiş:

"Sık sık yabancı kanalları izliyorum. Hemen hemen her yerde, Rusya hakkında aynı şeyleri söylüyorlar."

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik