BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 07 Ağustos, 2005 - TSİ 18:40
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
7 Ağustos 2005 Basın Özeti
İngiliz gazetelerinde bugün öne çıkan konuların başında, dün hayatını kaybeden İngiltere eski Dışişleri Bakanı Robin Cook'un ardından yazılanlar yer alıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Observer gazetesi, Cook'un ''dehşet verici'' bir zeka; ''dev bir dürüstlükle'' birleştirdiğini belirterek, ''Kendisiyle Irak konusunda derin görüş ayrılıkları yaşayanlar bile, işgal sürecinde güçlü ve ikna edici bir muhalefetle karşılaşacaklarını biliyorlardı'' görüşüne yer veriyor başyazısında.

Cook'un İngiltere'yi ahlaki bir dış politika izleme taahhütüne sokma idealinin çok iddialı bir proje olduğunu kabul ediyor, ancak, ''Bu anlayışın, dünya konuları hakkında, özellikle silah satışları konusunda ulusal tartışmalara katkıda bulunduğunu'' vurguluyor.

Independent On Sunday
ise, Robin Cook'un; Lockerbie faciasının Libyalı sanıklarının yargı önüne çıkarılması pazarlıkları, Kosova savaşı sırasında parçalı koalisyonu birarada tutabilmesi ve İranla ilişkilerin geliştirilmesi gibi diplomatik başarılarına işaret ediyor.

Gazete, siyasetçilerin koltuğa sarıldıkları bir dönemde, Robin Cook'un Irak savaşına karşı çıkarak istifa etmesine ve istifasının ardından farklı görüşte olduğu kabine arkadaşlarına küskünlük gösterip onları kötülememesine dikkat çekiyor.

Suudi Arabistan uyardı mı?

Sunday Times gazetesi, radikal İslamcı bir grubun arasına sızan muhabirinin haberine 3 tam sayfa ayırmış.

Halaskar grubuna sızan muhabirin aktardıklarına göre, grubun radikal İslamcı liderlerinden biri, ulaşım sistemini hedef alan saldırının zanlılarını ''şahane dörtlü'' olarak niteliyor ve ''terörist'' olmanın çocuklar da dahil olmak her müslümanın görevi olduğunu öne sürüyor.

Observer gazetesi ise, Başbakan Blair'in; aşırılık savunucusu örgütleri, kitabevlerini ve internet sitelerini kapatma ve radikal din adamları sınırdışı etme planının ideolojinin yayılmasını önleme amacı taşıdığına işaret ediyor, ancak, Blair'in bu mesajların genç İngilizler için çekici kılan koşullarla mücadeleye ilişkin herhangi bir plan açıklamadığına dikkat çekiyor.

Blair'in önerilerinin geri tepme riski bulunduğuna dikkat çeken Observer gazetesinin iç sayfalarında yer alan bir haber ise, Londra'daki 7 Temmuz saldırıları öncesinde, Suudi Arabistan istihbarat birimlerinin, saldırılar konusunda, İngiliz muhataplarını uyardıklarını vurguluyor.

Haberde, uyarının yer ve zaman bilgisi içermediğinin alrı çiziliyor, ancak Suudi kaynaklara atfen; Suudi Arabistan'da El Kaide'nin lideri olduğu öne sürülen Kerim el Mecati'nin, saldırılar öncesinde, Londra'daki eylemleri gerçekleştiren zanlıların lideriyle telefon konuşmasının saptandığı belirtiliyor.

Suudi yetkililere göre, Mecati, Nisan ayında Suudi Arabistan'da güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada öldürüldü.

Observer'a göre, İngiliz güvenlik kaynaklarıysa, eylemlerden önce bu saldırıları önleyebilecek bir uyarı aldıkları iddialarını reddediyor.

Cezaevinden mahkum kaçırma timi

Sunday Telegraph gazetesinin iç sayfalarında yer alan bir habere göre, İsrailli seçkin eski askerlerden oluşan bir tim, cezaevlerinde tutuklu bulunan kişilerin kaçırılmasına, para karşılığında yardım ediyormuş.

Gazeteye göre, üyelerinin kimlikleri gizli tutulan bu timi kiralamanın maliyeti ise, 50 bin ila 150 bin dolar arasında değişiyor.

Ancak tim, operasyonlarını üçüncü dünya ülkelerinde gerçekleştirme konusunda prensip sahibi habere göre.

Üçüncü dünya ülkelerinde operasyon yapmalarının gerekçesini, Sunday Telegraph gazetesine konuşan tim komutanı; ''bu ülkelerde yolsuzluğun adil yargılama hakkını engellemesi ve cezaevi koşullarının kötü olması'' sözleriyle açıklıyor.

Batıda gerçekleştirdikleri tek operasyon, Norveç'te bir cezaevinde bulunan bir kişiyi kaçırmaları olmuş.

Prensiplerini çiğnemelerinin nedeniyse, cezaevinden kurtardıkları kişinin ekip arkadaşlarının akrabası olması.

Tim bugüne kadar sekiz kişiyi cezaevinden kaçırmış. Kaçırılan bu kişilerden biri Küba'da bir trafik kazasında bir kişinin ölümüne neden olan bir kadın. Üç yıl hapis cezasına çarptırılan kadın 2001 yılında Havana'dan kurtarılmış.

Silahlarını gittikleri ülkeden edinen timin kaçırdıkları kişiyi ülke dışına çıkarmak için sahte pasaport kullanıyor.

Timin kullandığı yöntemler ise, tutukluları taşıyan araç görevlilerinin uyutulmasından, kadınlar araclılığıyla görevlilerinin dikkatinin dağıtılması da yer alıyor. Ama tim müşterileri konusunda seçici.

Timin gazeteye konuşan lideri uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı işleri almamaya özen gösterdiklerini söylüyor.

Büyük İskender neden öldü?

Independent on Sunday gazetesinin iç sayfalarında yer alan bir haber, Büyük İskender'in ölüm nedenine ilişkin bir iddiayı gündeme getiriyor.

Şimdiki Yunanistan'dan Hindistan'a kadar çok geniş coğrafyaya uzanan bir imparatorluk kuran Büyük İskender 32 yaşında ölmüştü. Ölüm nedeni konusunda ise, çeşitli rivayetler ileri sürülüyor.

İskender'i zehirlediği öne sürülen zanlılar arasında; kimileri eşini, kimileri sakisini, kimileri de komutanlarını sayıyor.

İskender konusunda saygın uzmanlardan sayılan Andrew Chugg'a göreyse, insanlık tarihinin en büyük askeri komutanlarından Büyük İskender'in ölümüne neden olan şey sivrisinek, ya da başka bir ifadeyle sıtma hastalığı.

'Emre'den havalı merhaba'

Independent on Sunday gazetesi, bugünkü sayısında Newcastle United takımına İnter'den transfer olan Türk milli takımı oyuncusu Emre Belözoğlu'yla yaptığı bir röportajı yayımlamış.

''Emre'nin farklı dünyaya havalı merhabası'' başlıklı haberde, ''Boğazın Maradona'sı'' olarak nitelenen Emre'nin hafta içi oynanan intertoto kupası maçındaki oyunuyla ''etkileyici bir başlangıç'' yaptığı vurgulanıyor.

Emre röportaj sırasında, ''bir müslüman olarak terör eylemlerine yönelik nefreti paylaştığının'' altını çiziyor.

Türkiye'yle İngiltere arasında iki yıl önce Sunderland kentinde oynanan Avrupa Şampiyonası Eleme Grubu maçındaki, Türk milli takımını hedef alan ırkçı sataşmaların anımsatılması üzerine, Newcastle United'ın yeni oyuncusu; ''Buraya gelirken ırkçılık konusunda herhangi bir kaygım olmadı, ırkçı davranışlar dünyanın herhangi bir yerinde de meydana gelebilir'' diyor.

Emre Belözoğlu, Maradona karşılaştırması konusunda ise, şu değerlendirmeyi yapıyor:

''Bu konuda pek emin değilim, ama benim kitabımda tek Maradona var. Ama yine de böylesine dev bir oyuncuya benzetilmek çok keyif verici.''

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik