|
5 Temmuz 2005 Basın Özeti | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Live8 şarkıcılarının satış rekoru, darısı Afrika'ya; iki şehrin düellosu: Olimpiyat kararı yarın; İngiltere'nin 'damağına' basan Jacques Chirac; ve Irak'ta yeni açılan 'meşrubat cephesi'...
Kötümser sinyaller İskoçya'da başlayacak olan G8 zirvesi Independent'ın manşetinde. 'Kızışıyor' diye yazıyor Independent, hem G8 liderleri arasında süregiden pazarlıklara, hem de zirvenin ana gündem maddelerinden biri olan küresel ısınmaya, yani kızışan bir dünyaya gönderme yaparak... Peki toplantılardan 'ferahlatıcı' bir sonuç çıkacak mı? Independent, 'gelen sinyaller kötü' diyor: 'Başkan Bush için Amerika'nın çıkarları daha öncelikli'. Times gazetesi ise bu sabah manşetine zirveye ev sahipliği yapan Edinburg kentinde dün protestocular ile polis arasında çıkan çatışmayı taşıyor. Times'a göre, küresel ısınma tartışmasında zirveden doyurucu bir sonuç çıkmasa da dünya kamuoyunun buna tepkisi o kadar büyük olmayabilir. Çünkü gazete, Afrika kampanyasının parıltısı altında çevre sorunlarının daha arka plana itildiği kanısında. Times, Live8 konserleriyle popülerleşen Afrika'ya yardım konusunun gündemde baş sıraya oturduğunu ve sanayileşmiş ülke liderlerinin bu zirvedeki başarısının Afrika'ya yaklaşımlarına göre ölçüleceğini tahmin ediyor. Kampanya ustası Bob Geldof Gazetenin sorularını yanıtlayan çevre örgütü Greenpeace'in sözcüsü, 'Afrika'da yoksullukla mücadele edenlerle bir yarışma içinde değiliz; ama Bob Geldof'tan öğreneceğimiz şeyler var' diyor. Liderlerin Afrika'ya yardım konusunda ne kadar cömert davranacaklarını henüz bilmiyoruz ama Independent'ta yer alan bir haber, İngiliz kamuoyunun en azından müzik dükkanlarında bir hayli cömertleştiğini bildiriyor. Bu cömertlikten nasibini alanlar ise, Live8 konserinde yer alan ve CD satışları bir haftada aniden tırmanışa geçen şarkıcılar. Afrika'nın 'getirisi' En ön sırada Live8 için yeniden bir araya gelen Pink Floyd var. Cumartesi gününden sonra grubun CD satışları yüzde 1300'ü aşkın artış göstermiş. Sting, buna nazaran çok daha kısmetsiz. CD satışlarını topu topu yüzde 300 kadar artırabilmiş. Madonna'nın kaydettiği satış artışı ise mütevazı bir yüzde 200 oranında. Fakat gazeteye konuşan müzik piyasasından bir gözlemci, hafta içinde zirvenin manşetlerde tuttuğu yere paralel olarak Live8 şarkıcılarının satışının da artmaya devam edeceğini düşünüyor. İngilizlerin 'damağına' basan Jacques Chirac Daily Telegraph, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'a öfkeli... Dün gazetecilerin önünde Rus ve Alman liderlerle sohbet eden Jacques Chirac'ın İngiltere hakkında sarfettiği sözleri, Daily Telegraph manşetten veriyor: 'İngilizlerin Avrupa tarımına tek bir katkısı varsa, o da deli danadır'. Daily Telegraph bu alıntıdan sonra, 'Fransız lider ayrıca yemeğimize de hakaret etti' diyor. Gazeteye göre Jacques Chirac, 'Avrupa'da yiyebileceğiniz en kötü yemek Finlandiya'dan sonra İngiltere'nindir' diyor dün sohbet ederken. Daily Telegraph'ın ifadesiyle, 'iki ülke arasında ilişkileri gerginleştiren bu hakaretler, G8 zirvesinin ve yarın açıklanacak olan Olimpiyat kenti kararının hemen öncesine rastlıyor'. Olimpiyat düellosu Uluslararası Olimpiyat Komitesi yarın Singapur'da 2012 Olimpiyatlarının ev sahibi kentini ilan edecek ve adaylık yarışında başa baş giden iki kent, Londra ve Paris. Fransız basınından Le Figaro, uluslararası delegelerin oylamayla alacağı kararı kendi lehlerinde etkilemek isteyen Fransız ve İngiliz yetkililerin iki çok farklı üslup sergilediğini yazıyor. Le Figaro'ya göre gayet asil ve serinkanlı davranan taraf, Fransızlar. Gazete İngiliz heyetin kurallar el verdiği kadar delegeler üzerinde baskı kurmaya çalışıp oradan oraya koşturduğunu; öte yandan Fransız yetkililerin ise istiflerini bozmadan kendilerinden emin görünmeye çalıştıklarını yazıyor. Fakat Le Figaro uyarmış: 'Diğer üç aday kente pek şans verilmese de, Madrid bir sürpriz yapabilir'. Elisee Sarayı'na Olimpiyat cansimidi Avusturya basınından Der Standard, hem Tony Blair'in hem de Jacques Chirac'ın bizzat gidip ziyaret ettiği Singapur'daki seçim sürecini, Fransa ve İngiltere arasındaki 'Olimpiyat düellosu' diye niteliyor. Sonuçta ya Londra, ya da Paris kaybedecek. Peki bu düelloyu sözkonusu başkentlerde kamuoyu nasıl izliyor? Der Standard'a göre Fransızların Jacques Chirac'a yönelik duyguları 'karmaşık'; 'çağın gerisinde kalmış yaşlı ve beceriksiz bir lider' olduğunu düşünen çok sayıda Fransız var. Avusturya gazetesi, 'Bir şey kesin' diyor: 'Chirac'ın Fransa'nın Olimpiyat hayallerine yararından çok, bu yönde bir karar Cumhurbaşkanı'nın körelen popülerliğine yarayacak.' Stadyum kavgası Guardian, Londra ve Paris arasındaki yarışın stadyum tartışmasında düğümlendiğini yazıyor. Gazeteye göre İngiliz heyet, Paris'teki Stad de France'ı 'hatalı' diye suçlayarak kuralları açıkça çiğnedi. Fakat Guardian, cezai bir işlemden kurtulduklarını bildiriyor. 2012'de yirmi yaşına basacak olan Paris'teki stadyum, İngilizlere göre vasat kalacak. Bu görüşü reddeden Fransızlar ise, 'hazır bir tesis, sanal bir stadyumdan her zaman daha iyidir' diyor. Zira Londra'nın dosyasında, yeni bir Olimpiyat stadyumu inşa etme vaadi var. Coca Cola geri döndü Son olarak Guardian'dan bir Irak haberi. Ama bu savaş haberinde patlayan toplar tüfekler yok; reklam savaşı var. 'Çünkü' diyor Guardian, 'Coca Cola, Bağdat'a vardı'. Guardian, Coca Cola şirketinin neredeyse 40 yıllık bir aradan sonra Irak'a tekrar geri döndüğünü yazıyor. Şirket geçen hafta bir şişeleme firmasıyla ortaklık kurarak Irak'a adım atmış ve Pepsi'yle piyasa savaşını başlatmış bulunuyor. Guardian hatırlatıyor: 'Coca Cola, şirketin İsrail'le bağlantısını öne süren Arap Birliği'nin 1968 yılındaki boykot kararı ardından Irak'tan geri çekilmiş ve Orta Doğu'nun meşrubat piyasasını Pepsi'ye bırakıp gitmişti.' Meşrubat vahası Guardian, boykotun 1991 yılında kaldırılmasına karşın, yaptırım ve savaş yıllarının Coca Cola'yı bugüne değin Irak'tan uzak tuttuğunu yazıyor. Peki bundan sonra? Guardian'a göre, süregiden direnişin ikmal yollarını tehlikeye atmasına karşın, Irak'ın 26 milyonluk tüketici pazarı Coca Cola şirketi için çok kıymetli olabilir. 'Çünkü' diyor Guardian, 'hem insanı susatan bir iklimi, hem de alkol yasaklayan İslamcıların artan nüfuzu bir arada'... |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||