BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 03 Temmuz, 2005 - TSİ 16:37
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
3 Temmuz 2005 Basın Özeti
Bugünkü İngiliz gazetelerinin ortak manşet konusu dün Londra'da yapılan Live8 konseri...

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Sunday Telegraph birinci sayfasında Madonna'nın Birhan Woldu'yla dev bir fotoğrafı yer alıyor. Dünya kamuoyu Birhan Woldu'yu yirmi yıl önce Etiyopya'daki açlık krizi sırasında iskeleti çıkmış ve yarı baygın halde bir kız çocuğu olarak tanımıştı...

Independent on Sunday, Bono ve Bob Geldorf'un yanısıra bir dizi pop yıldızının konserlerden görüntülerine, tüm birinci sayfasını ayırmış. 'Güzel bir gün' başlığı altında gazete '10 konser, 170 gösteri, 1 milyon kişi konserlerde, 5 milyar televizyonları başında; Ortak amaç: fakirliği tarihe karıştırmak' diyor.

Observer ise 'yardım değil adalet istiyoruz' başlığı altında Londra'daki konserde 200 bin kişinin, dünyanın dört bir yanında da yüz milyonların Afrika için yeni bir başlangıç çağrısı yaptıklarını yazıyor. Bu gazete de U2'nun solisti Bono'nun konserdekileri selamlarken bir fotoğrafına yer vermiş.

Sunday Times Londra'daki konserin son anlarından bir görüntüye yer verdiği birinci sayfasında, 'yirmi yıl sonra Afrika için bir çığlık daha yükseldi; bu çığlık duyabileceğiniz kadar güçlü mü' diye soruyor.

Financial Times'ın haftasonu baskısına göre ise 'Live8 Afrika'da yankı bulmayı başaramadı'. Gazetenin Darüsselam'daki muhabiri, kentin en büyük pazarında hiç kimsenin Sir Bob Geldorf'un adını bile duymadığını bildiriyor. Muhabir, 'Live8 konserlerini sorduğunuzda ise bakışlar iyice boşlaşıyor, buranın teri ve tozu içinde bu tümüyle yabancı bir ifade' diyor.

Irak'ta işkence

Observer Irak'ta yaptığı özel araştırmaya yaklaşık iki tam sayfa ayırmış.

Gazetenin Bağdat'taki araştırmasında gizli işkence odaları, acımasız sorgulama yöntemleri, güçlü bakanlara bağlı milislerin cinayetleri anlatılıyor. Araştırmaya göre Irak yönetimine bağlı güçler gözaltına aldıklarına çok ağır işkenceler yapıyor...

Observer'ın haberinde Bağdat'ın Adimiye mahallesindeki bir camide imamlık yapan Hasan Niami'nin öyküsü anlatılıyor. Habere göre, direnişçilerle bağı olduğundan kuşkulanılan Hasan Niami bir süre önce ortadan kayboluyor; polis komandoları bir ay kadar önce bir akrabasının evine yaptıkları baskında Hasan Niami'yi gözaltına alıyor ve olay Irak televizyonundan 'üst düzey bir terörist komutan yakalandı' şeklinde bildiriliyor.

On iki saat sonra ise Hasan Niami'nin cesedi bir morgda ortaya çıkıyor.

Observer, 'yakalanmasından morgda ortaya çıkışına kadar geçen 24 saat içinde Hasan Niami'ye neler olduğu vücudundan okunabiliyordu' diyor ve yapılan çok ağır işkencenin bıraktığı izleri ayrıntılarıyla anlatıyor.

Gazeteye göre bu tür uygulamalar 'yeni Irak'ta' giderek sıradan olaylar haline geliyor.

Şikayetlerin artık sadece Iraklılardan gelmediğini belirten Observer, Irak'taki uluslararası yetkililerin bu durumu tiksinti içinde ancak, seslerini alçaltarak anlattıklarını aktarıyor. Gazeteye göre bu yetkililer uygulamalardan İçişlerine Bakanlığı'na bağlı olan ve giderek kontrolden çıkan güçleri sorumlu tutuyor.

'Önemli olan soru, Irak'ın işkencenin kurumsallaştığı bir ülke haline mi geldiği yoksa bu tür uygulamaların münferit olaylar mı olduğu' diyen gazete, direniş kızıştıkca Irak yönetiminin de direnişle mücadelede 'kirli yöntemlere' başvurur göründüğünü yazıyor.

Afganistan'da direniş güçleniyor

Independent on Sunday, Afganistan konulu haberinde, 'görev başında kaybolan Amerikan askerlerini bulmak için umutsuz bir arama operasyonu yapılıyor' diyor. Gazeteye göre salı günü bir Amerikan askeri helikopterinin düşürüldüğü dağlarda kaybolan diğer bir seçkin birim için arama çalışmaları yapılıyor.

Afganistan'daki Amerikan ordusunun, 2001 yılında Taliban'ın devrilmesinden bu yana, en kötü haftasını yaşadığını belirten gazete, Taliban sözcüsünün kayıp Amerikalı askerlerden birinin ellerinde olduğunu söylediğini de bildiriyor. Amerikalı yetkililer ellerinde bu iddiayı ne yalanlayacak ne de doğrulayacak veri olduğunu söylüyor.

Gazeteye göre Afganistan'da direniş, Taliban'ın devrilmesinden bu yana alınan mesafeyi tehdit eder düzeye ulaştı. Independent on Sunday son üç ay içinde çatışmaların son üç yılın en yüksek düzeyine çıktığını ve bu süre boyunca yaklaşık 500 direnişçi, 50 Afgan güvenlik görevlisi, 130 sivil ve 45 Amerikalı askerin öldürüldüğünü yazıyor.

Sadece sekiz ay önce, Afgan ve Amerikalı yetkililerin cumhurbaşkanlığı seçiminin görece barış ortamında yapılmış olmasını, Taliban isyanının sona erdiğinin işareti olarak yansıttıklarını belirten gazete, şimdi bir yandan Taliban saldırılarını artırırken, bir yandan da bazıları El Kaide'yle bağlantılı olmak üzere ülke dışından savaşçıların Afganistan'da Irak türü bir direnişin tohumlarını ekmeye çalıştıklarını yazıyor.

Hinduca'lar BBC'ye karşı

Sunday Times'a göre 'Hinduca kardeşler silah satışı haberi nedeniyle BBC'yi susturmaya çalışıyor'...

Hinduca kardeşler Hindistan kökenli ve dolar milyarderi işadamları; İngiliz vatandaşı olan Hinducaların İngiltere'de iktidarda bulunan İşçi Partisi'nin bazı önde gelen isimleriyle yakın ilişkileri olduğu da ileri sürülüyor. İngiltere Başbakanı Tony Blair'e en yakın isimlerden biri olan Peter Mandelson, Kuzey İrlanda'dan sorumlu bakan olduğu sırada, Hinduca kardeşlerin İngiliz pasaportu almasını sağladığı iddiaları üzerine istifa etmek zorunda kalmıştı.

BBC ile aralarındaki sürtüşmenin nedeni ise Hinducaların uluslararası yaptırımları ihlal eder biçimde Sudan'a silah sattıklarına ilişkin haber. Sunday Times, BBC'nin G8 zirvesinin açılışıyla çakışacak şekilde yayınlamayı planladığı, konuya ilişkin programı durdurmak için, Hinducaların BBC aleyhine dava açtıklarını bildiriyor.

Habere göre, kendilerini Sudan'da faaliyet gösteren bir yardım kuruluşu için çalışan güvenlik danışmanları olarak tanıtan muhabirler, Hinducaları 750 bin dolarlık kamyon satışına ikna etti. Söz konusu kamyonların zırhlı olmadıkları için askeri gereç kapsamına girmediğini söyleyen Hinducalar ise BBC'yi gizli gündeme sahip olmakla suçluyor.

Sunday Times, Mandelson skandalı öncesinde Londra'da verdikleri şaşaalı partilerle de bilinen Hinducalar'ın, yakınlarda Hindistan haklarında açılan yolsuzluk davasında temize çıktıklarını hatırlatıyor. Gazeteye göre, BBC'yle aralarındaki bu sürtüşme, Hinducaların isimlerini temize çıkarma ve prestijlerini güçlendirme çabası içinde oldukları bir sıraya rastlıyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik