BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 29 Mart, 2005 - TSİ 08:19
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
29 Mart 2005 Basın Özeti
İngiltere gazetelerinin pek çoğu, bu sabah manşetlerini Endonezya'nın Nias adası yakınlarında meydana gelen Richter ölçeğine göre 8,7 büyüklüğünde depreme ayırmış.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Independent gazetesinin ifadesiyle "Sörfçülerin cenneti, kaçınılmaz artçı şokların göbeğinde..."

Gazete, sismologların, Noel ertesinde yaklaşık 300 bin kişinin ölümüyle sonuçlanan Asya depremi ve tsunami felaketinden bu yana, büyük depremlerin devam edeceği uyarısında bulunduklarını aktarıyor. Independent'a göre, korku ve acı, çirkin yüzünü bir kez daha gösterdi.

"Tam üç ay geçti ve milyarlarca dolar yardım sözü verildi. Ne var ki, Güney Asya'nın büyük bölümü için, Noel'in hemen ertesinde meydana gelen tsunaminin yaraları henüz sarılabilmiş değil."

Daily Telegraph gazetesi ise bölgede faaliyet gösteren bazı yardım kuruluşlarının görüşlerini aktarmış.

Yardım çalışanları, depremin ardından yaşanan paniği tarif ederken, "Burada kimse yeni bir depreme hazırlıklı değildi" ifadelerini kullanıyor.

İngiltere gazetelerinin pek çoğu, bu kez Endonezya ve komşu ülkelerde, depremin hemen ardından sahil şeridinde yaşayanlara evlerinden ayrılmaları çağrısı yapıldığına dikkat çekmiş.

Gazetelerin manşetlerinde ise yine büyük resimlerle halkın yaşadığı panik aktarılıyor.

Daily Telegraph gazetesi, başbakanını seçmeye hazırlanan Irak'ta, Sünnilerin yeni Irak koalisyonuyla ilk kez kapsamlı görüşmelere başladığı haberini veriyor.

Sünni Arap temsilciler, Irak'ta yeni iktidara gelen koalisyonla ilk kez masaya oturdu.

Ancak, isyancıların silah bırakmasını sağlayacak Sünnileri de kapsayan bir hükümet oluşturulması ihtimali hala uzak görünüyor.

Pek çok uzman, ülkede istikrarın bir zamanlar ayrıcalıklı yere sahip olan Sünni Arapların elinde olduğu kanısında.

Guardian gazetesinde ise Irak'ta önde gelen laik ve liberal grupların kendi deyimleriyle, yeni hükümetin yapısı üzerinde aşırı nüfuz sahibi olan muhafazakar Şiiler ve Iraklı din çevrelerine karşı atağa geçtikleri haberi dikkat çekiyor.

Bu grupların karşı oldukları isim ise genel seçimlerin galibi Birleşik Irak İttifakı'nın başbakan adayı olan; İslamcı siyasi hareketin önde gelen isimlerinden İbrahim el Caferi.

El Caferi, Şeriat yasalarını getirmeyeceğini kamuoyu önünde de pek çok kez dile getirmiş olsa da, Iraklıların pek çoğu iki büyük Şii partinin ağırlık sahibi olduğu hükümetin, uzun dönemdir laik yapısıyla bilinen ülkede bölünmeyi ve hoşgörüsüzlüğü artırmasından endişeli.

Financial Times gazetesinin başyazılarından biri ise "Terörün yeni hedefi" başlığını taşıyor.

Gazete, Katar'da bir hafta önce meydana gelen intihar saldırısının, cihat yanlılarının yeni bir cephe açtıklarının göstergesi olabileceği görüşünü savunuyor.

"Saldırı, Usame Bin Ladin'e destek veren radikal İslamcıların yeni cephesinin, Körfez ülkelerindeki zengin ve hızla büyüyen kentler olabileceği fikrini akla getiriyor. Saldırı ayrıca cihat yanlılarının, siyasi akrobasiden etkilenmediklerini gösteriyor.

Zira Katar bir yandan İslamcıların sevdiği El Cezire televizyonu'na ev sahipliği yaparken bir yandan da Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı'na üs sağlıyor. İsrail ile bağlantıyı koparmıyor ama Hamas liderlerine de sığınma hakkı veriyor. "

Yine Financial Times'in iç sayfalarında göze çarpan bir diğer haberin başlığı: "Amerika Birleşik Devletleri, istikrarsız 25 ülkeden oluşan gizli bir liste hazırlıyor"

Habere göre, Amerikan istihbaratının bu gizli listesine Amerikan işgalini hızlandırabilecek şiddette istikrarsızlığın yaşandığı ülkeler dahil edilecek.

Yeni oluşturulan Ulusal İstihbarat Konseyi adlı birimin başındaki isim Carlos Pascual'e göre, birim, ulusların inşasının yanı sıra çatışmaları önleme üzerine çalışacak.

Gizli ülke listesi, her altı ayda bir gözden geçirilecek.

17 milyon dolar gibi nispeten küçük bir bütçeye sahip olan birim, öncelikleri belirleyerek kaynakların nereye aktarılması gerektiği konusunda önerilerde bulunacak.

Eski bir büyükelçi olan Pascual, Pentagon ile sivil kurumlar arasında köprü görevi görecek.

Yetkililer ise kurumun, Amerika'nın ulusların inşası konusunda askeri operasyona meyilli olduğu anlamına gelmediğinin altını çiziyor.

Fransız siyaseti ise 29 Mayıs'ta Avrupa anayasası üzerine yapılacak halk oylamasına kilitlenmiş gözüküyor.

Oylamaya iki ay kala, Fransız Le Figaro ilk sayfasını yeni bir kamuoyu yoklamasından daha 'hayır' yanıtının çıkmış olmasına ayırmış.

Yoklama, hayır oylarının yüzde 54'e yükseldiğini ortaya koyuyor.

Le Figaro, bu sonucun hayır oyu yönündeki eğilimi gösteren son on gün içindeki dördüncü kamuoyu yoklaması olduğunun altını çiziyor. "Yavaş ve emin adımlarla" diyen gazete, "hayır oyları yarışta öne geçiyor."

Le Nouvel Observateur gazetesi de aynı konuya ilişkin bu kez evet kampında olup bitenlere dikkat çekiyor.

Gazeteye göre Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, dün Tokyo'da Fransız halkını evet oyu kullanmaya çağıracağını söyledi.

Chirac, seçmenleri, iç siyasi, ekonomik ve sosyal konulardan etkilenmeden oy kullanmaya çağırdı.

Kamu sendikalarının bugün maaş konusunu görüşeceği Fransa'da diğer bir gazete, Liberation, ön sayfasının büyük bölümünü bu konuda bir karikatüre ayırmış.

Liberation'un savı ise şöyle: Hükümet de halk oylamasına iç meselelerin karışmasına izin veriyor.

Karikatürde, Başbakan Raffarin itfaiye eri kılığında resmedilmiş.

Raffarin, banknot saçan bir itfaiye hortumuyla "sosyal huzursuzluk" alevlerini kontrol altına almaya çalışıyor.

Guardian'da ise bir haberin konusu, Adolf Hitler'in 1933'te iktidara gelmeden önce yazdığı Kavgam kitabının Türkiye'de satış rekorları kırması. Gazete, bu durumun endişe yarattığı görüşünü belirtmiş. Şöyle devam ediyor Guardian:

"Üstün ırk yaratma hayali, genç Türklerin ilgisini çekti."

"Yayıncılar, kitabın son iki ayda 200 bin kopya sattığını söylüyorlar. Bu ani talep, Türkiye'deki Yahudi cemaatinin yanı sıra Avrupa Birliği'nde de kaygıya neden oldu. Alman bir diplomat, kitabın satışında elde edilen bu başarının, 'Ekim ayında Türkiye ile üyelik müzakereleri başlatmayı değerlendirmekte olan Avrupa Birliği'ne doğru mesaj vermeyebileceği' söyledi."

Independent'taki haberin başlığı ise "New Statesman dergisi bir haftalığına cinsiyet değiştiriyor"

New Statesman, Türkçe "Yeni devlet adamı " anlamına geliyor.

Doksan yıl önce ilk kez kadın yazarlara da kapılarını açan dergi, bu deneyimi tekrar edip bir haftalığına New Stateswoman yani "Yeni devlet kadını" adıyla satışa sunulacak.

Karar sayesinde gazetenin erkek yazarları ise bir hafta tatil yapacak.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik