BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 10 Şubat, 2005 - TSİ 07:51
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
10 Şubat 2005 Basın Özeti
Gazetelerde bugün Fransa'nın Nice kentinde yapılacak NATO toplantısıyla ilgili haber ve yorumlar öne çıkıyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Financial Times 40 yıl sonra ilk kez Fransa topraklarında bir NATO toplantısı yapılacağını kaydediyor.

Gazete toplantıda ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in ittifakın Irak'ta daha fazla rol üstlenmesini isteyeceğini belirtiyor.

Financial Times, Irak'ın işgaline karşı tutumuyla bilinen ve NATO'nun bu ülkede görev üstlenmesine karşı çıkan Fransa'nın Irak güvenlik güçlerinin eğitimi konusundaki itirazlarını sürdürdüğüne dikkat çekiyor.

Gazeteye göre Paris, Irak güvenlik güçleri için Katar'da bir eğitim merkezi kurulmasını öneriyor.

NATO'nun rolü hayati

Times gazetesi ise Irak'ın geleceği açısından NATO'nün rolünün yaşamsal önem taşıdığını savunuyor.

Gazete başyazısında şöyle diyor:

"NATO'nun soğuk savaşın sona ermesinden bu yana yaptığı en önemli işlerden biri eski komünist ülkelerde askeri eğitim programları başlatmak oldu.

"Barış için ortaklık programı, bu ülkelerde istikrarın ve demokratik kurumların desteklenmesi açısından önemli rol oynadı.

"NATO geçen yıl Irak'a 300 subay gönderme taahhüdünde bulundu. Ama yarım düzine ülke; özellikle Fransa, Almanya ve İspanya buna katılmamakla kalmadı, girişimi sabote etmek için çaba harcadı.

"Şimdi yeni bir başlangıç yapma zamanı. Irak için gerekli olan güvenlik güçlerinin sadece üçte biri eğitilebilmiş durumda. 30 Ocak'ta yapılan seçimlerden sonra Irak'ın NATO'nun eğitim deneyimine şiddetle ihtiyacı var."

'İncirlik'te 90 nükleer bomba'

Independent gazetesi ise nükleer silahların yayılmasının engellenmesi konusunun da ele alınacağı NATO toplantısı öncesinde Amerika'da yayımlanan bir araştırmanın Washington'u zor durumda bıraktığını yazıyor.

Gazete, merkezi Washington'da bulunan ve silahsızlanmayla çevre konularında faaliyet gösteren Natural Resources Defence Council adlı bağımsız kuruluşun raporuna dayanarak Amerika'nın, soğuk savaşın üzeriden onca yıl geçmesine rağmen aralarında Türkiye'nin de bulunduğu altı Avrupa ülkesinde 480 nükleer bomba bulundurduğunu belirtiyor.

Independent'a göre, Amerika'da bilgi edinme özgürlüğü yasası çerçevesinde ulaşılan belgelerden hazırlanan rapordaki bazı veriler şöyle:

Daha önce Amerika'nın Avrupa'daki üslerinde 200 civarında nükleer bomba olduğu sanılıyordu.

Pentagon yetkilileri, bu bombaların İran ve Suriye'den gelebilecek nükleer tehditlere karşı kullanılacağını söylüyor.

Nükleer bombalardan 150'si Almanya'da, 110'u İngiltere'de bulunuyor.

Adana'daki İncirlik Üssü ve İtalya'da 90'ar bomba var. Belçika ve Hollanda'da ise 20'şer nükleer bomba depolanmış.

Bir savaş durumunda bu bombalardan 300'ünün Amerikan uçakları, 180'inin ise adı geçen ülkelerin hava kuvvetleri tarafından kullanılması planlanmış.

Guardian gazetesi de, Amerika'nın bu ülkelere bomba depolayarak, nükleer silahların yayılmasına engellemeye yönelik anlaşmanın hükümlerini ihlal ettiğine dikkat çekiyor.

Financial Times, Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Irak'ın işgalinden sonra bozulan Avrupa-Amerika ilişkilerini düzeltmek için çıktığı Avrupa turunda verdiği ılımlı mesajlara rağmen Atlas Okyanusu'nun iki yakasında hala ciddi sorunlar bulunduğunu vurguluyor.

Gazeteye göre bu sorunların başında İran'ın nükleer programı ve Avrupa Birliği'nin 1989'daki Tiananmen olaylarından sonra Çin'e koyduğu silah ambargosunu kaldırma girişimi geliyor.

Financial Times, Amerika'nın itirazlarına rağmen, Avrupa Birliği'nin Temmuz ayında Çin'e silah ambargosunu kaldırmakta kararlı olduğunu, İran konusunda ise Amerika'nın, Avrupa Birliği'nin Tahran'ı ikna çabalarını küçümsemeye devam ettiğini yazıyor.

Almanya'da yayımlanan Frankfurter Randschau gazetesi ise Amerika ile Avrupa arasındaki ilişkilerde yaşanan sorunların bunlarla sınırlı kalmadığını anımsatıyor.

Gazete "Washington'un Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne şüpheyle bakması, küresel ısınmanın engellenmesine yönelik yükümlülüklerini yerine getirmekte diretmesi ve Birleşmiş Milletler'in rolü konusunda Avrupa'yla ters düşmesi de çözüm bekleyen önemli sorunlar arasında" diyor.

Gazete, "Bunlar Rice'ın sık sık başvurduğu ortak değerler söylemiyle çözülebilecek türden sorunlar değil" yorumunu yapıyor.

Suudi erkekler sandık başında

Bugün Suudi Arabistan'da yapılacak yerel seçimler de gazetelerde geniş yer buluyor.

Times gazetesi kadınların oy kullanma ve aday olma hakkı bulunmamasına, belediye meclisi üyelerinin sadece yarısının seçimle belirlenecek olmasına karşın Suudi Arabistan'daki reform yanlılarının bu yerel seçimleri önemli bir aşama olarak gördüklerini ifade ediyor.

Gazeteye göre, Abdulrahman el Habib adlı Suudi akademisyen şunları söylüyor:

"Biz bu seçimleri, caddelerin güzelleştirilmesi ve çöplerin toplanması için belediyelere yetki verilmesi olarak görmüyoruz. Bu bizim için tarihi bir değişimi temsil ediyor. Kraliyet, demokratik adımlar konusunda samimi olsun olmasın, artık geri dönemeyeceği bir yola girdi."

Avrupa Anayasası için referandum maratonu

Financial Times yazarı Quentin Peel, Avrupa Anayasası için 10 gün sonra İspanya'da yapılacak halk oylamasıyla birlik ülkelerinde referandum maratonunun başlayacağını, buna rağmen birçok ülkede halkın yarısına yakınının anayasadan haberdar olmadığını yazıyor.

Yazar, İngiltere'nin anayasaya en ilgisiz ülkelerden biri olduğunu, referanduma bir yıl kala hükümetin halkı bilgilendirmek için şimdiye kadar hiçbir adım atmadığını belirtiyor ve oylamadan hayır yanıtının çıkmasının olası olduğunu vurguluyor.

Guardian gazetesi ise dün İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'un anayasanın referandumda kabul edilmesinden sonra onlarca yıl boyunca Avrupa Birliği'nin genişlemeyeceği konusunda halka güvence verdiğini hatırlatıyor.

'Türk fındığında zehir şüphesi'

Guardian, İngiliz Gıda Standartları Dairesi'nin verilerine dayanarak son 12 yılda yeterli denetim yapılmaması sonucu İngiltere'ye yüzbinlerce ton zehirli ya da zehirli olma riski bulunan yiyecek maddesi getirildiğini yazıyor.

Gazeteye göre Gıda Standartları Dairesi denetim yapılmadan ithal edilen şüpheli gıda maddeleri arasında Türkiye'den alınan binlerce ton fındık ve Şam fıstığının da bulunduğunu bildirdi.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik