BBCTurkish.com
NEWS
SPORT
WEATHER
Son güncelleme: 07 Şubat, 2005 - TSİ 05:56
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
7 Şubat 2005 Basın Özeti
İngiltere gazetelerinde Mayıs ayında yapılması planlanan seçimlere damgasını vurması beklenen göçmenlik tartışmaları birinci sayfalardaki yerini koruyor.

İngiltere'de yayımlanan gazeteler

Times, hükümetin bugün ülkeye göçmen akışını dizginleyecek bir dizi karar açıklayacağını belirtiyor.

Gazeteye göre, göçmenlerden İngiltere ekonomisine gerçekten katkı yapabileceklerini kanıtlamaları istenecek. Bu çerçevede Avustralya'dakine benzer bir puanlama sistemine geçilecek.

Göçmen adaylarına birikim ve yeteneklerine göre puan verilecek, belli bir puanı aşanlar, ülkede çalışmaya hak kazanacak. İngilizce konuşabilen ve bilgisayar programcılığı alanında eğitimi olan göçmen adaylarına öncelik verilecek.

Times gazetesi, anamuhalefetteki Muhafazakar Parti'nin seçim propagandasını göçmenliği zorlaştırma ve ilticacı sayısını sınırlama üzerine kurduğunu anımsatıyor ve iktidardaki İşçi Partisi'nin bu politikalara sempati duyan seçmenleri kazanmaya çalıştığını belirtiyor.

Başbakan Tony Blair ise Times'taki yazısında yeni düzenlemelerin seçimle ilgisi olmadığını öne sürüyor.

Blair, uzun bir çalışmanın ürünü olarak nitelediği yeni kararların, sosyal güvenlik sisteminin suistimal edilmesini engellemek ve göçmenlerin İngiltere'ye yaptığı katkıyı artırmak olduğunu söylüyor.

Independent gazetesi başsayfasını, kaçak yollardan Avrupa ülkelerine gitmeye çalışırken Kanarya Adaları açıklarında tekneleri durdurulan 227 Afrikalı göçmenin dramını yansıtıyor.

Gazete başyazısında ise şöyle diyor:

"Avrupa ülkeleri, İspanya ve İtalya gibi özellikle Kuzey Afrika'ya yakın ülkeler yasa dışı göçmenlere karşı her geçen gün daha sıkı önlemler alıyorlar.

"Fakat tüm buna rağmen her yıl binlerce Afrikalı yaşadıkları yoksulluk ve baskıdan kurtulabilmek için ölümü göze alarak kırık dökük teknelerle Avrupa'ya ulaşmaya çalışıyor.

"Bu insanlara gösterdikleri bu cesaretten dolayı kapılarımızı açmalıyız. Yoksul Afrika ülkelerinin borç yüklerini azaltmak için Sekizler Grubunu nezdinde girişim başlatan Blair hükümeti, seçim rüzgarına kapılarak bu göçmenleri, sosyal güvenlik sistemini yağmalayan ekonomik parazitler olarak görmemeli"

IMF altın satışını değerlendiriyor

Financial Times gazetesi, yoksul ülkelerin borçlarının bir kısmının silinebilmesi için Uluslararası Para Fonu IMF'nin altın rezervinin bir kısmını elinden çıkarma seçeneğini incelemeye başladığını belirtiyor.

Gazeteye göre, rezervlerinde 3217 ton altın bulunan IMF, bu altının bir kısmının satışına ilişkin bir rapor hazırlıyor. Raporda yer alan öneriler Nisan ayında IMF hissedarlarına sunulacak.

Önemli miktarda altının satılmasıyla IMF yoksul ülkelerin alacaklarının tahsilini erteleyebilecek. IMF'nin altın rezervlerinin piyasa değerinin 8.5 milyar civarında olduğu tahmin ediliyor.

Çoğunluğu Afrika'da olan yoksul ülkelerin IMF'ye toplam borcu ise 11 milyar dolar. Financial Times, bu önerinin hayata geçmesi halinde yoksul ülkelerin rahatlayacağını, fiyatlarda yaşanabilecek düşüş nedeniyle uluslararası altın piyasasında dalgalanma olabileceğini belirtiyor.

İngiltere'ye AİHM'de dava

Guardian gazetesi, terörist oldukları şüphesiyle Belmarsh hapishanesiyle, sıkı şekilde korunan Broadmoor hastanesinde süresiz gözlaltında tutulan zanlıların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurduklarını duyuruyor.

Guardian, hükümetin geçtiğimiz hafta Yüksek Mahkeme'nin uyarısıyla süresiz gözaltından vazgeçerek, kanıt olmamasına rağmen ülke güvenliğine tehdit oluşturduğu düşünülen kişilerin ev hapsinde tutulması ve haraket özgürlüklerinin sınırlandırılmasını öngören bir dizi önlem açıkladığını anımsatıyor ve "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılan başvuruyla hükümetin yeni kararları da insan hakları sınavından geçecek" diyor.

Konuşma özgürlüğü sınırlanıyor mu?

Times gazetesi, İşçi Partisi hükümetinin dine dayalı nefreti körükleyen beyanları cezalandırmaya hazırlandığını belirtiyor.

Örgütlü Suçlar ve Polis Yasası'nda yapılacak değişiklikle, dinsel nefreti körükleyecek açıklamaların sahipleri 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

Gazeteye göre, bazı gruplar, bu yasanın İngiltere'deki geleneksel konuşma özgürlüğünü zedeleyeceğini söylüyor. İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Fiona Mactaggart ise "Devletin konuşma özgürlüğüne belli aşamalarda sınırlama getirme hakkı vardır. Amacımız fikirleri değil, insanları hedef alan nefreti durdurmak" diyor.

İngiltere'de ırka dayalı nefreti cezalandıran yasalar Yahudilere ve Sihlere koruma sağlıyor. Müslüman, Hıristiyan ve diğer dini grupları hedef alan açıklamalara karşı şimdiye kadar bir yaptırım yoktu.

Times'a göre, hükümet, bu yasayla 11 Eylül saldırılarından sonra kendilerini saldırılara açık hisseden Müslümanların kalplerini kazanmaya çalışıyor.

İsrail-Filistin zirvesinden beklentiler

İngiltere gazetelerinde öne çıkan diğer bir konu da yarın Mısır'ın Kızıl Deniz kıyısındaki Şarm el Şeyh beldesinde yapılacak İsrail-Filistin zirvesi...

Guardian, Amerikan Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın dün başlayan Orta Doğu ziyareti sırasında hem İsrail hem de Filistin tarafına barış fırsatını kaçırmamaları çağrısı yaptığını anımsatıyor. Gazete konuyla ilgili yorumunda şöyle diyor:

"Zirvenin başarısını ya da başarısızlığını Amerika'nın tavrı belirleyecek. Rice'ın bölgeye ziyareti ilk dört yıllık döneminde Afganistan ve Irak'a yoğunlaşan Bush'un bu kez sürece ağırlığını koyacağının işareti."

Times'ın dış politika editörü Bronwen Maddox, iki tarafında da masaya farklı talep ve beklentilerle oturacağını, buna rağmen zirveden bir ateşkes kararının çıkmasının olası olduğunu söylüyor..

Rice'ın Avrupa ziyareti

Diğer Avrupa ülkelerinde yayımlanan gazeteler ise Rice'ın salı günü başlayacak Avrupa ziyaretini öne çıkarıyor. Fransa'da yayımlanan Liberation, bu ziyaretin Atlas Okyanusu'nun iki yakasını yeniden barıştırabileceğini belirtiyor. Gazete şöyle diyor:

"Bu ziyaret, Amerika'nın Avrupa'yla ilişkilerde yeni bir sayfa açma arzusunu ortaya koyuyor. Amerika artık uluslararası tecritten kurtulmak istiyor. Irak'taki kaosun, tüm bölge için tehdit oluşturduğu, teröre karşı birliğe ihtiyaç duyulduğu bu dönemde Amerika ile Avrupa'nın barışma zamanı geldi. Irak'taki seçimin başarılı geçmesi, Bush karşıtı Avrupalıları ve özellikle Fransızların fikrini değiştirdi."

İsviçre'de yayımlanan Le Temps gazetesi ise Ulusal Güvenlik Danışmanı olduğu sırada Almanları dikkate almayan ve Fransızları cezalandırma sözü veren Rice'ın, Dışişleri Bakanı olarak Avrupa'ya gülücüklerle geleceğini yazıyor.

Le Figaro'ya göre Fransa Ulusal Meclis Başkanı Jean-Louis Debre Türkiye ziyareti sırasında Başbakan Erdoğan'a "Türkiye'nin Ermeni soykırımına ilişkin tutumu Fransa için gerçek bir sorun oluşturuyor" dedi.

Gazete, Erdoğan'ın da Debre'ye "Fransa beni hayalkırıklığına uğrattı. 400 bin Ermeni'nin referandumu başarısızlığa uğratabileceğini bilmiyordum" dediğini aktardı.

Gazeteye göre bu diyaloğa rağmen Türk yetkililer, Ermeni soykırımıyla ilgili iddiaların tarihçilerden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından incelenmesi önerisini değerlendireceklerini söylüyor.

İlgili haberler
BAŞLICA HABERLER
Bu sayfayı arkadaşıma gönderYazıcı için
Programlarımız|Frekanslarımız|Türkçe Bölümü hakkında|İşbirliği|Bize ulaşın
BBC Copyright Logo^^ Başa dön
Haberler | Basın Özeti | Dünyaya Açılan Pencere | Özel Dosyalar | Haberlerle İngilizce
BBC News >> | BBC Sport >> | BBC Weather >> | BBC World Service >> | BBC Languages >>
Yardım|Görüşleriniz|Gizlilik