|
13 Ocak 2005 Basın Özeti | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de en iyi okul sıralamasında devlet okullarının ilk kez paralı okulların önüne geçtiği haberi bütün gazetelerde öne çıkıyor bugün.
Independent gazetesi de, 2001 yılında açılan, İngiltere'nin ilk Müslüman kız okulunun, son değerlendirmede, ülkenin en iyi orta öğretim kurumu seçilişini öne çıkarıyor. Gazetelerin tümünün birinci sayfalarında öne çıkan ortak bir haber ise, eski muhafazakar başbakan Margaret Thatcher'ın oğluyla ilgili. Güney Afrika'da yaşayan Mark Thatcher geçen Ağustos ayında, petrol zengini Afrika ülkesi Ekvator Gine'sindeki bir darbe girişimine maddi destek sağlamakla suçlanarak tutuklanmıştı. Gazeteler, Thatcher'in cezasında indirim karşılığı iddia makamıyla anlaştığını ve bugün çıkarılacağı mahkemede "suçluyum" diyeceğini duyuruyor. Guardian'ın manşet haberinden aktaralım. "Mark Thatcher'ın suçlu olduğunu kabul etmesi karşılığında hakkında, beş yıllık hapis ve 270 bin sterlin para cezası istenecek. Ama hapis cezası tecil edilecek. Thatcher, Ekvator Ginesi'ndeki darbe girişimine, bilmeden destek verdiğini, satın aldığı helikopterin ambulans olarak kullanılacağını sandığını söyleyecek. Helikopterin pilotu, sorgusunda, aracın, Ekvator Ginesi’ndeki darbe girişimine havadan destek vermek için kullanılmasının planlandığını söylemişti. " Financial Times ise, "Ekvator Ginesi’ndeki darbe girişimi iddialarına adı karışan tanınmış tek isim Thatcher olmayabilir" diyor. "Darbe girişimi iddiası, Afrika petrolü etrafında dönen siyasi hesaplar, bu hesaplara karışan fırsatçı ve maceraperestler, ve Amerikan petrol şirketlerinin her gün üç yüz bin varil ham petrol pompaladığı, bu adı duyulmamış ülkenin gizli yüzünü dünya gündemine getirdi. Ekvator Ginesi hükümeti, darbe girişiminin, İspanya'da sürgünde bulunan muhalefet lideri Severo Moto'yu başa geçirmeyi amaçlayan uluslararası bir komplo olduğunu ve arkasında Mark Thatcher'la birlikte İngiltere'den kalburüstü bazı isimlerin bulunduğunu iddia ediyor. " Diğer uluslararası haberlere gelince. Tsunami felaketine uğrayan bölgeden haberler tüm gazetelerde hala geniş şekilde işleniyor. Özellikle de Endonezya'nın Aceh bölgesindeki gerginlik. Financial Times gazetesinin başyazısı Endonezya'nın yeni cumhurbaşkanına bir uyarı niteliğinde. "Daha uluslararası yardım kuruluşları bölgedeki felaketin etkilerini tam olarak değerlendirememişken, Endonezya hükümeti, bölgeyi yabancılara açmaya istekli olmadığını gösterdi. Yardım görevlilerinin izin almadan bölgede dolaşamayacakları bildirildi ve bölgedeki yabancı askerlerin üç ay içinde çekilmesi istendi. Endonezya askerleri Aceh'deki ayrılıkçı Müslümanlarla barışa pek hevesli görünmüyor. Felaket bölgesindeki birlikler kazma kürekten çok silah taşıyorlar. Endonezya askerlerinin isyancı grupların teşkil ettiği tehdidi abarttığı, ordu ve ordu destekli milislerin bölgedeki militanları gizlice yok etmeye yönelik bir harekat hedeflediği söyleniyor. Cumhurbaşkanı Yudoyono seçildiğinde Aceh'ye barış getirmeyi hedeflediğini söylemişti. Bu şansı kullanamazsa, Endonezya ve güney doğu Asya demokrasileri zarar görecek. " Üç yıl önce borçlarını ödeyemeyeceğini ilan eden Arjantin'in, dün, faizleriyle birlikte yüz milyar dolara ulaşan borçlarını ödemek için açıkladığı plan, her bir dolarlık borç için 25 sentlik tahvil vermeyi öneriyor. Guardian, başyazısında, dünyanın güçlü mali kuruluşları ile onlardan borç alan ülkeler arasındaki ilişkileri kökünden değiştirecek gelişmeler yaşandığını yazıyor. "Arjantin teklifini sunup, 'beğenmeyen almasın' deyince, doğal olarak, alacaklı bankalar ve kurumların çoğu ayağa kalktı. Ama burada en önemli soru şu: Bu, Arjantin'in yanına kalacak mı? Alacaklıların çoğu teklifi kabul ederlerse 2001 yılı itibariyle mevcut alacaklarının yüzde 75'ini kaybetmeyi sineye çekmiş olacaklar. Alacaklıların kayıpları Arjantin'in kazancı olacak. Fakat en önemlisi, eğer Arjantin bu planla borçlarından kurtulmayı başarırsa, bu, benzer sıkıntılar içindeki başka gelişmekte olan ülkeler için bir emsal teşkil edecek. Uluslararası mali kuruluşların acımasız kredi politikaları göz önüne alındığında, Arjantin örneğinin yaygınlaşması için fazla beklemeyeceğimiz anlaşılıyor. " "Bask'ların sürpriz adımı İspanya'yı bölebilir". Bu başlık Times gazetesinden. Gazetenin Madrid muhabiri, anayasal bir krizi engellemek amacıyla bugün başkentte kritik görüşmeler yapılacağını duyuruyor. "Bask parlamentosu tarafından beklenmedik bir şekilde onaylanan plan, İspanya'nın Bask topraklarındaki egemenliğini reddediyor ve bölge ile İspanya arasındaki ilişkilerin, bundan böyle iki eşit ortak arasındaki ilişki olarak düzenlenmesini istiyor. Bask bölgesinin planı İspanya'dan ayrı bir yargı sistemi ve Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi düzeyinde ayrı temsil hakkı da talep ediyor. Bask planında ayrıca, şu anda Fransa sınırları içinde olan, Bask'ların yaşadığı özerk Navarre bölgesiyle birleşme amacından da söz ediliyor. İspanya Başbakanı Jose Luis Zapatero, bugün Bask bölgesi lideri Juan Jose Ibarretxe'yi, planı Bask bölgesinde referanduma sunma ve uygulama planlarından vazgeçirmeye çalışacak. Zapatero'nun bunun karşılığında planının bazı maddelerini kabul edebileceği söyleniyor. Anlaşma sağlanamazsa ülke bir anayasal krize girecek." Reggae müziğinin rakipsiz yıldızı Bob Marley, bundan 24 yıl önce öldüğünde gitarı ve İncil'iyle birlikte ülkesi Jamaika'da toprağa verilmişti. Gazeteler bugün, dul eşinin, Marley'in mezarını Etiyopya’ya taşımayı planladığını duyuruyor. Independent , bunun hararetli tartışmalar yarattığını yazmış. "Marley'in eşi Rita, dün, eşinin mezarını açtırıp, cenazesini, ruhani olarak ait olduğu yere, yani Etiyopya’ya taşımayı planladığını açıkladı. Mezarın yerinin ise Adis Ababa'nın 200 kilometre kadar güneyinde, Marley gibi Rastafari inancına sahip yüzlerce insanın yaşadığı Şaşmene olacağını söyledi. Marley'in Etiyopya’daki gömme töreninin Şubat ayında doğumunun 60. yıldönümüne rastlanması bile planlanmış. Rita Marley, kararını Etiyopya kilisesi ve hükümetinin memnuniyetle karşıladığını söylüyor ama Marley'in sanat ve siyasete damgasını vurmuş olduğu Jamaika’dan öfkeli tepkiler yükselmeye başladı bile." |
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||