|
'Sözünü tutmayan adayla görüşülmez' | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Finlandiya'nın Pazar günü Helsinki'de planladığı Kıbrıs toplantısını iptal edilmesi ardından tartışmalar sürüyor.
Söz konusu toplantıda Türkiye ve Kıbrıslı yetkililer, Finlandiya'nın Türkiye'nin müzakere sürecinde sorun yaratan limanlar sorununun aşılması için gündeme getirdiği önerileri ele alacaktı. Finlandiya'nın önerileri, Türkiye'nin limanlarını Rumlara açması karşılığında Kuzey Kıbrıs'ın Magosa limanından AB denetiminde ticaret yapması ve 1974'ten beri yerleşime kapalı tutulan Maraş'ın BM denetimine bırakılmasını öngörüyordu. Kıbrıs'ın Londra Büyükelçisi ve eski Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, konuyla ilgili olarak BBC Türkçe Servisi'nin sorularını yanıtladı. BBC Türkçe: Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'yle ilgili İlerleme Raporu'nu açıklaması öncesinde Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik bir adım olabilecek bu toplantı neden iptal edildi? Yorgo Yakovu: Anladığımız kadarıyla Abdullah Gül, Finlandiya'nın davetine olumsuz yanıt verdi. Bizim Dışişleri Bakanımız Finlandiya'ya toplantıya katılacağını bildirmişti. Finlandiya çabalarını sürdüreceğini söylüyor. Ancak biz ne yapılacaksa 8 Kasım'dan önce yani Türkiye İlerleme Raporu'nun yayımlanmasından önce yapılmasını istedik. Ama görünen o ki, bu mümkün olmayacak. BBC Türkçe: Peki siz Mehmet Ali Talat ile Finlandiya Dışişleri Bakanı'nın görüşmesinden ne bekliyorsunuz? Yorgo Yakovu: Gül katılmadan önemli bir kararın alınabileceğini sanmıyoruz. Çünkü Maraş Türkiye'nin sorumluluğundadır. Bu BM Genel Sekreteri'nin Konsey'e yazdığı altı aylık raporunda da her zaman teyit edilmektedir. Türkiye sürece dahil olmazsa bu konuda ilerleme olmaz. Türkiye Helsinki'de yapılacak toplantıya Yunanistan'ın da katılmasını istedi. Yunanistan'ın haklı olarak şunu söylüyor: Sorun Kıbrıs Cumhuriyeti'yle Türkiye arasındadır. Finlandiya'nın önerileri Türkiye'nin üyelik sürecinin devam etmesini sağlamak,, durmasını önlemek için gündeme getirilmiştir. Normal koşullarda ve hukuki anlamda, Türkiye'nin müzakereleri devam ettirmesiyle arasında bir bağlantı yoktur. Çünkü Türkiye'nin Kıbrıs konusunda atması gereken adımlar, yerine getirmesi gereken yükümlülükleri vardır. Birincisi limanlarını uçak ve gemilerimize açması, ikincisi de bizimle ilişkilerini normalleştirmesidir. Finlandiya'nın önerilerinin bu yükümlülüklerle ilgisi yoktur. BBC Türkçe: Türkiye'nin limanlarını açmaması durumunda müzakerelerin tamamen durdurulabileceği ya da sadece Gümrük Birliği ile başlıkların açılmayacağı öne sürülüyor. Sizce bu seçeneklerden hangisi daha olası? Siz ne olmasını istiyorsunuz? Yorgo Yakovu: Bildiğiniz gibi ortaklarımızla durumu değerlendirmek için önümüzde bir ay bir hafta daha var. Şimdi Avrupa Birliği Türkiye'nin ne tür adımlar attığına ya da atmadığına bakacak. Ortalıkta bu tür senaryoların dolaştığını biliyoruz. Ben Gümrük Birliği ile bağlantılı başlıkları saydım. 12 ila 14 başlık Gümrük Birliği'yle ilgili. Bence böyle bir karar alınması alınabilecek en yumuşak karar olur. Ancak aralarında Kıbrıs'ın da bulunduğu birçok ülke şöyle düşünüyor: Türkiye müzakerelerin başlamasından önce Avrupa Birliği'ne bazı sözler verdi. Oysa şimdi ilgisiz konularla bu sorumlulukları arasında bağlantı kurmaya çalışıyor. Bakanlar Konseyi'nde ve muhtemelen Aralık'taki Konsey toplantısında şu soru sorulacak. Türkiye yapması gerekenleri yaptı mı? Cevap hayır. İkinci soru da "Sözlerini tutmayan bir adayla nasıl devam edeceğiz" olacak. Türkiye diğer adaylardan daha farklı bir muamele göremez. Türkiye'nin kendi koşullarıyla müzakerelere devam etmesine izin verilemez. Sonunda ne karar alınacağı tamamen Türkiye'ye bağlı. Türkiye hayır sözlerimi tutmayacağım derse korkarım en sert karar alınacak ve görüşmeler bir şekilde askıya alınacak. Ta ki Türkiye, birlikle işbirliği yapmaya hazır hale gelinceye kadar. BBC Türkçe: Ancak Türkiye de Avrupa Birliği'nin Kıbrıslı Türklere verdiği sözleri tutmadığını söylüyor. Yorgo Yakovu: Biliyorsunuz Kıbrıslı Türklerin Avrupa'ya ihracat yapmasının önünde hiçbir engel yok. Örneğin istediği kadar patatesini satabilir. Zorlukların kaldırılması için geçmişte yaptığımız ve AB'nin desteklediği önerileri Türkiye reddetti. |
İlgili haberler 'Gelecek iki haftada çözülebilir'03 Kasım, 2006 | Avrupa AB'nin Kıbrıs girişimi iptal02 Kasım, 2006 | Avrupa Büyükanıt'tan AB'ye uyarı03 Kasım, 2006 | Avrupa AB belgeleri şekilleniyor01 Kasım, 2006 | Avrupa 'Türkiye'ye ağır eleştiriler var'31 Ekim, 2006 | Avrupa | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||