|
'AB müzakerelere aktif şekilde katılmalı' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos, dün Paris'te Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'la görüştü.
Görüşmeden sonra yapılan açıklamaya göre, Annan ve Papadopulos Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik görüşmelerin yeniden başlayabilmesi için iyi hazırlık yapılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardılar. Kofi Annan, Rum tarafının görüşmede masaya bazı öneriler getirdiğini ve bunları Türk tarafıyla değerlendireceklerini söyledi. Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, gelişmeleri BBC Türkçe Servisi'ne verdiği mülakatta değerlendirirken, bundan sonraki görüşmelere BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ve Avrupa Birliği'nin de dahil olması gerektiğini belirtti. Hüseyin Alkan'ın sorularını yanıtlayan Yakovu, Kıbrıs'ta görüşmelerin yeniden başlaması için Rum tarafının hiçbir şart öne sürmediğini sadece iyi bir hazırlık aşaması geçirilmesi gerektiğini söyledi. Yakovu daha sonra ön koşul olarak nitelememekle birlikte, Rum tarafının bir dizi isteğini sıraladı. Görüşmelerin BM çatısı altında yürütülmesinde sakınca olmadığını ancak Birleşmiş Milletler'in hakemliğine itiraz ettiklerini söyleyen Dışişleri Bakanı, Avrupa Birliği'nin de müzakerelerde aktif olarak yer alması gerektiğini savundu. Yakovu şöyle konuştu: "Tek önkoşulumuz, görüşmeler için iyi hazırlık yapılmasıdır. Biz Birleşmiş Milletler'in hakemliğini ve takvim baskısını kabul etmiyoruz. Genel Sekreter bir iyi niyet misyonuyla devrededir. Yani hakem ya da arabulucu değildir. Genel Sekreter'den görüşmeler için hazırlık çalışmalarını bir an önce başlatmasını istedik." Rusya, Çin ve Fransa'ya da söz hakkı Yakovu ayrıca, Annan Planı'nın hazırlık sürecini de eleştirerek
Kıbrıslı siyasetçi, "Amerika ve İngiltere'nin öncülüğünde hazırlanan Annan Planı sunulurken Konsey'in diğer üç daimi üyesi Rusya, Çin ve Fransa bunun içeriğinden haberdar değildi. 220 sayfalık planın sadece 14 sayfalık özetini gördüler. Şimdi bu ülkelerin de sürece dahil olmaları gerekir. Hepsinin eşit söz hakkı olması gerekiyor." dedi. Yakovu bununla beraber Kıbrıs'ın Avrupa Birliği üyesi ve AB hukuk sisteminin parçası olduğuna vurgu yaparak Avrupa Birliği'ne daha etkin bir görev biçilmesinin son derece normal olacağını savundu. Yakovu'nun dünkü görüşmede güven artırıcı olarak masaya getirdiklerini söylediği öneriler ise 'Maraş'ın iadesi, ateşkes hattında askerlerin karşılıklı olarak geri noktalara çekilmesi ve kayıp kişilerin bulunması için mezarların açılması'. Maraş için çözümü beklemek gerekmiyor Yakovu, Maraş'ın iadesi konusunun yıllardır masada olduğunu söylüyor ve iadenin nihai çözümün parçası olmadığını savunuyor. "Maraş her zaman Kıbrıs'ta nihai çözümün dışında tutulmuştur. Maraş 1979 anlaşmalarının bir parçasıydı. 550 ve 789 sayılı Güvenlik Konseyi kararlarında yer aldı. Maraş'ın iadesi eski Genel Sekreter Butros Butros Gali tarafından gündeme getirilen güven artırıcı önlemler paketinin de bir parçasıydı. Yani Maraş'ın gündeme gelmesi yeni birşey değil. Bunun sadece Annan planında yer aldığı iddiası yanlış." "Belki biliyorsunuz Avrupa Birliği'nin geçen hafta aldığı son kararla, Kıbrıs Türk limanlarının doğrudan ticarete açılması ancak Maraş'ın iadesiyle mümkün olabilecek. Maraş müzakerelerin başlaması için bir önkoşul değildir. Bu konu Genel Sekreter'e de aktarıldı ve Genel Sekreter Maraş'ın iadesinin ancak nihai bir çözüm kapsamında mümkün olacağı gibi bir yaklaşım göstermedi." 1 Mayıs 2004'te Avrupa Birliği üyesi olan Rumlar, Ada'da bulunacak bir çözümün AB ilkelerine uygun olması gerektiğini söylüyorlar. Üyelikten bir hafta önce yapılan referandumda Rumlar, Ada'nın yeniden birleştirilmesini öngören Annan planını reddetmişlerdi. Kıbrıslı Türkler, Rum yönetimini, referandumdan sonra masaya dönmesi için ikna etmeye çalışıyor. Bazı gözlemcilere göre, Rumlar artık Avrupa Birliği üyeliğinin avantajlarını kullanarak Kıbrıs'ta koşullarını kendilerinin belirlediği bir çözüme ulaşmayı amaçlıyor. Rumların bu amaçla, görüşmeleri Birleşmiş Milletler çerçevesinden çıkarmaya çalıştıkları öne sürülüyor. |
İlgili haberler 'Müzakere sürecinde zamanlama önemli'28 Şubat, 2006 | Avrupa Paris'te Kıbrıs görüşmesi28 Şubat, 2006 | Avrupa Kuzey Kıbrıs'a AB yardımı 24 Şubat, 2006 | Avrupa Rum seçiminde ilk Türk aday23 Şubat, 2006 | Avrupa BM'den Papadopulos'a yanıt21 Şubat, 2006 | Haberler 'Rumlar AB'nin sabrını taşırıyor'27 Ocak, 2006 | Avrupa BM: Koşullar henüz olgunlaşmadı25 Ocak, 2006 | Avrupa Türkiye'nin Kıbrıs atağı24 Ocak, 2006 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||