|
Soyer: Çözümsüzlük Rumlar'a da zarar | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, Rum lider Tassos Papadopulos'u masadan kaçmakla suçladı ve çözümsüzlüğün uzamasının sadece Kıbrıslı Türklere değil Rumlara da zarar vereceğini söyledi.
Londra'da BBC Türkçe Servisi'nden Hüseyin Alkan'ın sorularını yanıtlayan Soyer, uluslararası tecritten kurtulmak ve dünyanın yeniden Kıbrıs sorununa ilgi göstermesini sağlamak girişimler düşündüklerini söyledi. Sorunun Birleşmiş Milletler'in zemini ve inisiyatifi ile çözümlenmesi gerektiğini vurgulayan Soyer, görüşmelerin mutlaka yeniden başlatılması gerektiği inancında. Yaklaşık 2 yıldır askıda bulunan toplumlararası görüşmelerin ne zaman başlayabileceği sorusuna "2006'nın sonuna doğru da olabilir, ama muhakkak bu yakın zamanlarda Kıbrıs'ta bir görüşme süreci yeniden başlayacak" diyerek yanıt verdi. Soyer 'Kıbrıs Türkü'nün barış, demokrasi AB ilkelerinde birleşmeyi isteyen esas unsur ve asıl unsur olduğunu her şekliyle göstermek' gerektiğini belirtiyor. Başbakan Soyer, bunun için ne gibi girişimler düşündükleri sorusuna "Büyük yürüyüşlerle, kitlesel hareketlerle de kendimizi talepkar olarak bu mücadelede göstermek durumundayız." diye yanıt verdi. "Papadopulos yönetiminin Avrupa Birliği'ni kullanarak Kıbrıs'ı taksim etme niyetinde olduğunu tüm dünyaya göstermemiz lazım." Rumlar AB'de Türkiye'ye direnmenin diyetini ödeyemez Soyer çözümsüzlüğün uzamasının Kıbrıs Rumların da aleyhine olduğuna dikkat çekti. "Çözümsüzlüğün uzaması gerçekte büyük ölçüde Kıbrıslı Türklerin aleyhine gözüküyor ama Kıbrıs Rumlarının da aleyhinedir. Bu aynı zamanda Yunanistan'ın da aleyhinedir." "Bir kere kendi kaynaklarını silahlanmada tüketiyorlar. Kendilerinin bu bağnaz siyasetleri nedeniyle sürekli ürettikleri milliyetçilikle, Türk toplumu kimliğinde yabancı düşmanlığına ulaşarak Avrupa Birliği entegrasyonuna, düşünsel psikolojik ve demokratik tarza da kendilerini yabancılaştırıyorlar." "Sürekli dünyayla çatışır durumda olmaları, belli bir süre sonra onların ekonomilerine, demokratik ve siyasal yaşamlarına da negatif olarak yansıyacak bir noktadır." Soyer, sorunun devamının Türkiye'nin AB üyelik sürecine etkileri konusunda ise fazla kötümser değil. Bu konuda Avusturya örneğini veren Soyer, şöyle konuştu: "Avusturya, Kıbrıslı Rumlara göre ne kadar büyük bir ülkedir ve bu büyük ülke bile bir başına Türkiye'nin üyelik süreci önünde bütün Avrupa kamuoyuyla çatışır durumda olmanın diyetini ödeyemedi." "Kıbrıslı Rumlar çok daha küçük bir ülke, dünyayla çok daha fazla ilişkiye ihtiyacı olan bir halk olarak, sürekli bu çatışmayla karşı karşıya kalabilirler mi? Yani sonuç itibariyle Papadopulos yönetimi bir süpergüç değildir." Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ferdi Sabit Soyer bugün İngiltere'nin saygın düşünce kuruluşu Chatham House'da "AB'nin Genişleme Süreci ve Kıbrıs Sorunu'nun çözümü" konulu bir konuşma yapacak. Altı günlük bir ziyaret için Londra'da bulunan Soyer, hafta sonunda da London School of Economics'de yaptığı konuşmada Avrupa Birliği unsurunun, Kıbrıs'ta yaşayan iki halkı birleştirmeye değil, bölmeye ve bölünmüş halde tutmaya yönelik bir unsur haline geldiğinden yakınmıştı. | İlgili haberler ABD'nin Kıbrıs stratejisi03 Kasım, 2005 | Haberler Talat Washington'da 28 Ekim, 2005 | Haberler Annan: Kıbrıs'ta çözüm adresi BM18 Eylül, 2005 | Haberler New York'ta Kıbrıs diplomasisi15 Eylül, 2005 | Haberler Talat: Rum halkına barış elimizi uzatıyoruz20 Temmuz, 2005 | Haberler Rum tarafı itirazlarını BM'ye iletti19 Mayıs, 2005 | Haberler | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||