|
'Rumlar AB'nin sabrını taşırıyor' | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
İngiltere'de yayımlanan Economist dergisi, Kıbrıslı Rumlar'ın Avrupa Birliği'nin sabrını taşırmaya başladığını yazdı.
Kıbrıs sorununun Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği umutlarına gölge düşürdüğü belirtilen yazı özetle şöyle: "Türkiye bu hafta Kıbrıs konusunda yeni bir girişim açıkladı. Ankara Kuzey Kıbrıs'a nefes aldırmayan ve doğrudan ticareti engelleyen sınırlamaların kaldırılması koşuluyla Kıbrıs Rum uçak ve gemilerine limanlarını açabileceğini açıkladı. "Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu yetkilisi Olli Rehn, önerilerin ciddi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Washington da bu görüşü paylaşıyor. "Fakat Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Tasos Papadopulos, Türkiye'nin Kıbrıs ve AB'ye karşı yükümlülüklerinden kurtulma girişimi olarak nitelediği planı reddetti. "Nisan 2004'te Ada'nın yeniden birleştirilmesini öngören BM planını reddettiklerinden bu yana Kıbrıslı Rumlar Ada'da çözümün önündeki en büyük engel olarak görülüyor. "Rumlar AB üyesi olduktan sonra, tanınmayan Kuzey Kıbrıs'a ticari sınırlamaların hafifletilmesini öngören AB önerilerinin hayata geçirilmesini önledi. "Bu hafta Papadopulos, Ada'yı ziyaret eden İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'la görüşmeyi reddetti. Papadopulos, Straw'un Türk lider Mehmet Ali Talat'la makamında görüşmesinin Kıbrıs Türk devletine meşruiyet kazandıracağı görüşünü savundu. "Jack Straw Rumlara, Türkiye'nin son girişimini överek yanıt verdi ve 'Mecvut durum, Kıbrıs'ın için iyi değil, Doğu Akdeniz için iyi değil ve AB için iyi değil' dedi. "Türk yetkililer, önerilerine Rumların olumlu yanıt vermelerini beklemiyorlardı. "Ankara bunun yerine, ünlü yazar Orhan Pamuk hakkındaki davanın düşürülmesinden sonra, Rumlara karşı sabrı giderek azalan AB'den övgü bekliyor. "Ancak Tasos Papadopulos'un uzlaşmazlığı seçmenleri tarafından destekleniyor. Mayıs ayında yapılacak genel seçimler arefesinde, daha önce hararetli bir şekilde Ada'nın birleştirilmesini savunan partiler bile, milliyetçi bir söylem kullanmaya başladılar. "Talat'a göre, birçok Kıbrıslı Rum, Kıbrıs'ın geleceğinde Birleşmiş Milletler yerine AB'nin daha fazla söz sahibi olacağı bir 'Avrupa çözümünün' hayalini kuruyor. Bu da AB kurallarının önemli bir bölümüne sınırlama getirecek, iki bölgeli iki toplumlu bir çözüm tezinin terk edilmesi anlamına geliyor. "Bu da Ada'da Kıbrıslı Türklerin sınırlı azınlık haklarına sahip olacakları üniter bir devletin kurulması demek. Kıbrıslı Rumlar, böyle bir çözüme ikna etmeye çalıştıkları Kıbrıslı Türklere bedava sağlık hizmetleri, AB pasaportu ve burslar veriyor. Şimdiden 40 bin Türk, Kıbrıs Rum pasaportu aldı. Bir o kadar kişi de pasaport başvurularının sonuçlanmasını bekliyor" "Kıbrıslı Rumların AB üyeliklerini Türkiye'den taviz koparmak için kullanmaya çalıştıkları aşikar. Kuzey Kıbrıslılar ise, Türkiye'nin AB emelleri için kendilerini yalnız bırakabileceği endişesini taşıyor. "Kıbrıslı Rumlar bu yıl içinde Türkiye'nin Gümrük Birliği'yle ilgili taahhütlerini yerine getirmesini istiyor. "Türkiye'nin üyeliğine şüpheyle baktıkları bilinen Avusturya ve Fransa da bu yöndeki baskıları artırabilir. 'Erdoğan risk alır mı?' "Türkiye limanlarını ve hava sahasını Rumlara açmazsa, üyelik müzakereleri kesilebilir. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan böyle bir riski göze alabilir mi? "Önünde başka seçeneği kalmayabilir. Milliyetçiliğin yükselişe geçtiği, Ağustos'ta şahin bir komutanın Genelkurmay Başkanlığı'nı üstleneceği ve 2007'de seçimlerin yapılacağı bir ortamda Erdoğan, Rumlar'ın baskılarına boyun eğmeyebilir. "Böyle bir durum müzakereleri çıkmaza sokarsa, yatırımcıların güveni sarsılır ve ekonomik büyüme riske girebilir. "Peki öyleyse Erdoğan ne yapmalı?. Türkiye'nin AB müttefiklerine göre bu sorunun yanıtı şu: 'İçerideki reformlara hız verilmeli. Bu yöndeki ilk adım Türk kimliğine hakareti düzenleyen, Orhan Pamuk ve birçok yazarın yargılandığı, TCK'nın 301 ve 305'inci maddelerinin kaldırılması olabilir. Zira Türklerin de söylediği gibi Kıbrıs'ta işlerin yoluna konulması AB'ye katılmak için bir önşart değil. Ama insan haklarına saygı ön şart." | İlgili haberler Türkiye'de eşcinsel hakları28 Ekim, 2005 | Avrupa Economist: Avrupalı ve farklı07 Ekim, 2005 | Avrupa Economist: Ermenistan memnun07 Ekim, 2005 | Avrupa 'Üyelik garanti değil'04 Ekim, 2005 | Avrupa Üyelik müzakereleri başladı04 Ekim, 2005 | Avrupa Economist'ten AB'ye Türkiye uyarısı16 Eylül, 2005 | Avrupa Rumların 26 Eylül beklentisi08 Eylül, 2005 | Avrupa Gül: AB'ye sırtımızı döneriz02 Eylül, 2005 | Avrupa | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||