|
Straw: Türkiye kararlılık göstermeli | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle müzakerelere başladığı 3 Ekim 2005'in üzerinden bir yıl geçti.
O tarihte Avrupa Birliği'nin dönem başkanı İngiltere, müzakerelerin başlaması için yoğun çaba sarfetmiş, Başbakan Tony Blair ve dönemin Dışişleri Bakanı Jack Straw, Türkiye'ye açık destek vermişlerdi. Jack Straw, şimdi, Avam Kamarası lideri. Straw, parlamentonun çalışmalarını düzenlemekten ve hükümetin çalışmalarının düzenli olarak Avam Kamarası'na getirilmesinden sorumlu kabine üyesi bakan. Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlamasının yıl dönümünde Straw, gelinen aşamayla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Müzakerelerin başlamasından bir yıl sonra gelinen durumu nasıl görüyorsunuz? Jack Straw: Bu yolda bazı zorluklar oldu ve bunlar sürecek ama Türkiye'nin AB üyeliğinin Türkiye'nin olduğu kadar Avrupa'nın stratejik çıkarına olduğu şüphe götürmez. Bu nedenle, bu sürece bağlı kalmalıyız. Türkiye'de ordunun siyaset üzerinde aşırı bir etkisi var mı? Jack Straw: Son 10 yılda Türkiye'de demokrasinin derinleştiğine tanık olduk. Avrupa Birliği'nin önünde bir seçim var. Eğer parlamenter demokrasinin daha da güçlenmesini istiyorsak, Türkiye'yi kucaklamayı sürdürmeliyiz. Ama eğer demokrasiyi zayıflatmak istiyorsak, Türkiye'yi itip uzaklaştırırız. Ama Türkiye'de demokrasinin zayıflaması Avrupa Birliği'nin çıkarına değil, bunu çok açıkça ifade etmek gerekir. Bu süreç bizim çıkarımıza ve hep öyle oldu. Şu ana kadar özellikle son altı ve 10 yıl arasında insan hakları ve demokrasi alanında katedilen ilerleme övgüye değer. Brüksel sokaklarındaki insanlar öfkeli, Belçikalı Mülüsmanlar veya Türkler, 'AB hiçbir zaman bir Müslüman ülkeyi kabul etmez' diyorlar... Ne dersiniz? Jack Straw: Ben sabırlı olun derim. Birleşik Krallık, Fransa'dan üyelik yolunda destek almakta çok büyük zorluklar yaşadı. İki kere vetoya uğradık. Bu tarih kayıtlarına girmiştir. Yıllar yılı ticaret şartları, anayasamız ve bazı konulardaki tavrımız nedeniyle hatta buna hiç açıkça dile getirilmemiş olsa bile dine yaklaşımımız da eklenebilir, Avrupa Topluluğu'nun bir parçası olmamız için neredeyse hiç bir umut görünmüyordu. Ama sonunda üye olduk. Türkiye de sebat etmeli. Avrupa'daki Müslümanların bu durumu bir çifte standart olarak algıladıklarını anlıyorum. Böyle bir şey olmadığını göstermek Avrupa genelinde iktidarda bulunanlara düşüyor. Siz müzakere sürecinin başlaması için çok çaba gösterdiniz. Bu kadar çabuk zorluklara saplanmış olması sizi şaşırtıyor mu? Jack Straw: Hayır şaşırmadım. Zaten 4 Ekim'in ilk saatlerinde müzakerelerin açılması için de çok büyük bir mücadele vermek gerekti. İnanılmaz ölçüde karmaşık bir bulmacayı çözmek gerekiyordu ve bunda Türkiye ile Avusturya Macaristan İmparatorluğu'nu oluşturmuş ülkeler arasındaki tarihsel husumetin etkisi vardı. Bu ülkelerden bazıları için Viyana kuşatmasının etkileri orada capacanlı karşımızdaydı. Bölünmüş Kıbrıs da bir diğer unsurdu. Bu nedenle ret değil kabul noktasına varabilmiş olmamız çok önemliydi. Bence tablo hâlâ böyle. Türkiye'yi bekleyen süreçte, Olli Rehn'in ifadesiyle "bir tren kazası" yaşanması önlenebilir mi? Jack Straw: İrade varsa her zaman bir yol bulunabilir, anlaşmaya varılması isteniyorsa bazı hassas ayarlarla formüller bulunabilir. Magosa ve diğer noktalarla ilgili çok yaratıcı öneriler gündeme geldi. Bunlar üzerinde çalışabiliriz. Şimdi tüm taraflardan, yani Kıbrıs'tan, Türkiye'den Avrupa Komisyonu'ndan ve tüm üye ülkelerden güçlü bir kararlılık görmeye ihtiyacımız var. Bizse İngiltere hükümeti olarak, Türkiye muktesebata uyduğu sürece elimizden gelen tüm çabayı göstermek konusunda kararlıyız. Viyana kuşatması psikolojisinin hâlâ taze olduğunu söylediğimiz ülkelerin, Kıbrıs'ı, Türkiye'yi engellemek için kullanmasından kaygı duymuyor musunuz? Jack Straw: Tabii bu konuda kaygı duyuyorum. Bugün burada Brüksel'de bulunmamın bir nedeni de, geçen yıl bugün alınan karara hâlâ destek verdiğimizi ifade etmek. Bu karar sadece Türkiye için değil Avrupa'nın geleceği için de son derece önemli. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||