Vatileaks: Yolsuzluk iddialarını yazan gazeteciler yargıç karşısında

Kaynak, EPA
- Yazan, Övgü Pınar
- Unvan, Vatikan
Mart 2013'te Katolik Kilisesi'nin liderliğine seçilmesinden sonra, 'karanlık bir geçmişe' sahip olmakla suçlanan Vatikan bürokrasisini daha açık ve şeffaf hale getirmek için çalıştıığını söyleyen Papa Francesco'nun "reformcu" imajı, iki gazetecinin de yargılandığı "2. Vatileaks" davası nedeniyle tartışmaya açıldı.
Vatikan'dan gizli belgelerin sızdırılması skandalıyla ilgili ilk duruşma hafta başında yapıldı.
Papa Francesco'nun ekonomik reform amacıyla kurduğu komisyonun (Cosea) üyeleri, Monsenyör Lucio Angel Vallejo Balda, Francesca Chaouqui ve Nicola Maio ile gazeteciler Emiliano Fittipaldi ve Gianluigi Nuzzi, Vatikan'ın "temel çıkarlarını ilgilendiren gizli bilgi ve belgeleri temin ve ifşa etmekle" suçlanıyor.
Üst düzey din adamlarından Vallejo Balda, Chaouqui ve Maio, belgeleri gazetecilere sızdırdıkları; Fittipaldi ve Nuzzi de bu belgeleri kitap haline getirerek kamuya açıkladıkları gerekçesiyle yargılanıyor.
Belgelerin temin edilme şekli de davaya konu oldu.
Yolsuzluk iddiaları
Fittipaldi, "Avarizia" (Para Hırsı), Nuzzi de "Via Crucis" (Haç Yolu) isimli kitaplarıyla Vatikan yönetimindeki yolsuzluk ve savurganlıkları ortaya koymuştu.
Her ikisi de ay başında yayımlanan kitaplarda, kardinallerin kiliseye yapılan bağışları şahsi harcamaları için kullandıkları, kilise kaynaklarını sömürerek lüks içinde yaşadıkları belirtilmiş, Vatikan'dan bu iddialara herhangi bir yalanlama gelmemişti.
Ancak Vatikan yönetimi, bizzat Papa'nın ekonomik reform amacıyla kurduğu komisyondan sızdırılan bu bilgilerin zaten Papa'nın elinde olduğunu ve gerekli adımları attığını açıklamıştı.
Kitaplarda açıklanan bilgiler üzerine Katolik Kilisesi'ndeki yolsuzluklar hakkında değil, bu yolsuzlukları kamuoyuna duyuranlar hakkında dava açılması Vatikan'a sert eleştiriler yöneltilmesine yol açtı.
2. Vatileaks davası, hem yasal sürecin net olmaması hem de uluslararası hukuk normlarına göre kusurlu bulunması nedeniyle "Kafkaesk" ve "engizisyon havasında" olmakla eleştiriliyor.
Başta Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) olmak üzere uluslararası kuruluşlardan Vatikan'a gazetecilerin yargılanmasının basın özgürlüğü ilkesine aykırı olduğu uyarısı geldi.
"Yargılanan basın özgürlüğü"
Sızdırılan belgelerle "Avarizia" (Para Hırsı) kitabını yazan, sanık sandalyesindeki gazetecilerden Emiliano Fittipaldi duruşmadan önce yaptığı açıklamada, davada yargılananın "basın özgürlüğü" olduğunu söyledi.
Fittipaldi, kendisine yöneltilen suçlamaların afaki olduğu gerekçesiyle hakkındaki suçlamaların düşürülmesi talebinde bulunsa da mahkeme bu talebi reddetti.
Diğer gazeteci Gianluigi Nuzzi de, dava sürecini "Kafkaesk" olarak yorumladı.
Nuzzi, mahkemeye çıkarılacağını geçen cumartesi günü öğrendiğini, kendisine atanan avukatla ancak dava gününün sabahında tanışabildiğini, şahsi avukatı tarafından temsil edilme talebinin Vatikan mahkemesi tarafından kabul edilmediğini ve iddianamenin bir kopyasının sanıklara verilmediğini belirterek yargılama sürecinin garabetlerle dolu olduğunu vurguladı.
Gazetecilerin yargılanmasına yol açan yasanın, şahsen Papa Francesco tarafından, üstelik göreve gelmesinden hemen sonra hazırlanması da Papa'nın "özgürlükçü" imajının sorgulanmasına yol açıyor.
Papa Francesco, selefi 16. Benedetto'nun dünyayı şoke eden istifasında da rol oynadığı düşünülen 1. Vatileaks skandalının etkisiyle, 2013 yılında göreve gelmesinin ardından gizli belgelerin ifşasını suç haline getiren bir kanun maddesi hazırlatmıştı.
2012 yılında yaşanan ilk Vatileaks skandalında Papa 16. Benedetto'nun uşağı Paolo Gabriele tarafından sızdırılan belgeler, yine gazeteci Gianluigi Nuzzi tarafından kitaplaştırılmıştı. 18 ay hapse mahkum edilen uşak Gabriele'nin cezası daha sonra Papa tarafından affedilmiş, gazeteci Nuzzi ise o dönemde yargılanmamıştı.
Statükocular değişime direniyor
Gianluigi Nuzzi, 2. Vatileaks davasında gazetecilerin yargılanmasının Papa Francesco'nun reform mesajına ters düştüğünü belirterek, "Bu dava, Papa'nın her gün verdiği devrim mesajının aksine bağnaz bir Kilise imajı çiziyor" diye konuştu.
Ancak Nuzzi, Papa'nın reform isteğinde samimi olduğuna inandığını da ekledi ve asıl rahatsız olanların bugüne kadar Vatikan bürokrasisinde dokunulmaz olmaya alışmış olan kesim olduğunu söyledi.
Emiliano Fittipaldi de Twitter'a yazdığı mesajda, "Kitabım 'Avarizia'da yazdığım kişiler değil ben yargılanıyorum. Bu yüzden bu papalık döneminde reform yapılması konusunda iyimser değilim" dedi.
Bumerang etkisi
Vatileaks davasının Katolik Kilisesi yönetimindeki çıkar çatışmalarını ortaya koyduğu görüşüne, Vatikan uzmanı gazeteci Iacopo Scaramuzzi de katılıyor.
Papa Francesco hakkındaki "Tango Vaticano" (Vatikan Tangosu) isimli kitabın yazarı olan Scaramuzzi, "Reformlar uzun vadede fayda getirse de kısa vadede büyük direnişle karşılaşır" diyor.
BBC Türkçe'ye konuşan Scaramuzzi, Vatikan'ın gizli belgelerinin sızdırılmasının amacını da şöyle açıklıyor:
"Neredeyse tamamı İtalyan olan ve genellikle mali skandalların baş rolünde oynayan tutucu kanadın yerine, ABD'li, Alman, Maltalı, bir kısmı da yine İtalyan olan yeni kardinaller, ünvanları onların biraz altında olan din adamları monsenyörler ve laikler getirildi. Ve tutucu kanat, bu değişimden hoşlanmadı. Bence belgeleri, Vatikan kurumlarının zirvesindeki, İtalyan olmayan ve Vatikan ekonomisini yeniden yapılandırmakta olan isimleri eleştirmek için sızdırdılar."
Scaramuzzi, "Papa'nın 'iyi niyetli de olsa yanlış isimlere güvendiği, Vatikan'ı yönetemediği ve reformlarını sonuna kadar götüremeyeceği' mesajını vermek istediklerini düşünüyorum. Fakat bence bu mesaj gerçeği yansıtmıyor" diyor.
Iacopo Scaramuzzi ayrıca, gazetecilerin de yargılandığı Vatileaks davasının Vatikan için "medyatik bir bumerang" etkisi yapabileceğini de vurguluyor.








