AKP'nin tercihi Davutoğlu

Kaynak, AFP
- Yazan, Serkan Demirtaş
- Unvan, Ankara
2009'dan beri dışişleri bakanlığı yapan Ahmet Davutoğlu, Recep Tayyip Erdoğan'ın yerine Adalet ve Kalkınma Partisi genel başkanı ve başbakan adayı olarak belirlendi.
Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK), 27 Ağustos'ta gerçekleştirilecek olağanüstü genel kurulda Davutoğlu'nun tek aday olarak gösterilmesi ve seçilmesi kararını benimsedi.
Davutoğlu'nun resmen AKP Genel Başkanı olarak seçilmesinin ardından, 29 Ağustos günü Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yeni hükümeti kurmakla görevlendirilmesi bekleniyor.
Karar, üç saat süren toplantının ardından, seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandı.
Erdoğan, "Adayımızın belirlenmesine büyük zaman ayırdık. Aldığımız her önemli kararda olduğu gibi sokaktaki vatandaşımızdan partimizin en üst kuruluna kadar istişareler yaptık. Görüşleri, eleştirileri çok dikkatli bir şekilde not ettik. Bu süreçte birçok isim öne çıktı. Bütün istişare kurullarında öne çıkan isimlerin her biri bizim için son derece önemli isimlerdir. Bu büyük görevi omuzlayıp taşıyacak arkadaşlarımızdır." dedi.
Ardından da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ismini partinin başbakan ve genel başkan adayı olarak açıkladı.
10 Ağustos'ta gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerini Erdoğan'ın kazanmasının ardından başlayan "AKP Genel Başkanı ve Başbakan kim olacak?" tartışmaları da böylece bugün Ankara'da yapılan toplantıyla sonlanmış oldu.
Davutoğlu, Erdoğan'ın ardından yaptığı konuşmada, "Böylesine kutlu bir göreve aday gösterilmiş olmaktan büyük onur duyuyorum." dedi.
"Yolumuza güçlü devam edeceğimiz konusunda kimsenin bir tereddütü olmamalıdır" ifadelerini kullanan Davutoğlu, "(Kongrede) Bu göreve layık görülürsem, kimsenin tereddütü olmasın ki son 12 yılda gerçekleştirilen büyük restorasyon hareketi kesintiye uğramadan devam edecektir." diye konuştu.
Davutoğlu, "İster paralel yapı adı altında, ister başka ad altında, kimler bu yürüyüşü durdurmak isterse, AK Parti kadroları onların karşısında duracaktır, durmaya da devam edecektir. Demokrasimiz bir inşa süreci yaşamıştır. Ekonomimiz yeni bir kalkınma hamlesiyle taçlandırılmıştır. Bütün bunların AK Parti hareketiyle birlikte yeni bir evreye geçmiştir" diye devam etti.
Erdoğan neden Davutoğlu'nu tercih etti?
Erdoğan'ın 11 Ağustos'tan itibaren bizzat yürüttüğü parti içi görüşmeler ve müzakerelerde Davutoğlu'nun ismi öne çıkmıştı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile Davutoğlu ismini zikretmiş ve başarılı olacağına inandığını kaydetmişti.
Davutoğlu'nu destekleyenlerin başında Erdoğan'ın yakın danışmanı ve Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan'ın başını çektiği genç kuşak AKP'liler bulunuyor.
Son dönemde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "yeni yetmeler" ifadesini kullanmasına yol açacak kadar gerginleşen "yeniler-eskiler" tartışması da Erdoğan'ın Davutoğlu'nu tercih etmesiyle son bulmuş oldu.

Kaynak, Getty
Böylece, Türk dış politikasının son dönemdeki performansı nedeniyle yurtiçinde ve yurtdışında en çok tartışılan isimlerden olan Davutoğlu için hem ülkenin en önemli siyasi partisinin hem de başbakanlığın kapıları açılmış oldu.
Erdoğan'ın Davutoğlu'nu tercih etmesinde birden fazla etken göze çarpıyor. Bunlardan en önemlisi Davutoğlu'nun "seçilmiş cumhurbaşkanı-seçilmiş başbakan uyumunu" sağlayacak en iyi kişi olacağına olan inanç.
Erdoğan'ın önce başdanışman sonra da dışişleri bakanı olarak 2002'den bu yana yakın mesaide olduğu Davutoğlu ile iyi bir uyum içinde çalıştığı biliniyor.
Dolayısıyla 28 Ağustos sonrasındaki dönem için de Erdoğan'ın bu urumdan yararlanmak istediği kaydediliyor.
Bu uyuma paralel olarak Davutoğlu'nun Erdoğan'a bağlılığının da önemli bir etmen olduğu, ikilinin zor dönemlerdeki dayanışmasının buna temel oluşturduğu da kaydediliyor.
Davutoğlu'nun hem "paralel devletle" mücadelede verdiği destek hem de cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında muhalefetin adayı Ekmelettin İhsanoğlu'na karşı doğrudan oynadığı rol de unutulmuyor.
Erdoğan'ın Davutoğlu'nu seçmesindeki bir başka nokta da "güçlü cumhurbaşkanı-güçlü başbakan" modeline uygun, hem AKP hem de kamuoyunda karşılığı olan bir isim olması.
AKP içinde Davutoğlu'na gösterilen saygı, yeni hükümet ve yeni AKP kadrolarının devreye girmesi sürecinde partide olası sarsıntıları önleyecek bir etken olarak görülüyor.
Çünkü Erdoğan, geçici bir genel başkan ve başbakan değil kendisiyle en az 2019'a kadar beraber çalışacak bir başbakan arayışında. Bu amaca en uygun aday olarak da Davutoğlu öngörülüyor.
Davutoğlu tercihinde bir başka unsur, derin tarih ve uluslararası ilişkiler bilgisiyle partinin milliyetçi-muhafazakar ideolojik müktesebatına önemli katkılarda bulunabilmesi, bir diğer deyişle AKP'nin önemli ideologlarından biri olarak değerlendirilmesi olarak görülüyor.
Uzunca bir süre yerli ve yabancı basında "neo-Osmanlı politikaların mimarı" olarak bilinen Davutoğlu; Gazze, Mısır ve Suriye gibi önemli dış politika konularının iç politikaya taşınmasını sağlayan isim olarak da görülüyor.
Davutoğlu kimdir?
Partide ve yakın çevresinde "Hoca" adıyla anılan Davutoğlu, 1984 yılında Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Ekonomi bölümlerinden mezun oldu ve önce Kamu Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisans daha sonra da Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde doktorasını yaptı.
Malezya ve Türkiye'de çeşitli üniversitelerde akademisyen olarak görev yapan ve profesör ünvanı alan Davutoğlu'nun en önemli akademik çalışması "Stratejik Derinlik" isimli kitabı olarak görülüyor.
2002 senesinde AKP'nin iktidara gelmesiyle hem Başbakan Erdoğan'ın hem de dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e danışmanlık hizmetinde bulunan Davutoğlu, 1 Mayıs 2009'da dışardan atama ile Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Davutoğlu, 2011 seçimlerinde Konya Milletvekili olarak Meclis'e seçildi. Evli ve dört çocuk babası olan Davutoğlu İngilizce, Almanca ve Arapça biliyor.








