Kıbrıs savaşının barışçı çocukları

    • Yazan, Hüseyin Alkan, Cenk Erdil
    • Unvan, BBC Türkçe

Kıbrıs'ta çocuk yaşta savaşta ailelerini kaybeden Kıbrıslı Türk Hüseyin Akansoy ve Kıbrıslı Rum pilot Petros Sufuris, BBC Türkçe'ye tüm yaşadıklarına rağmen barışa yeni bir fırsat verilmesi gerektiğini söyledi.

Hüseyin Akansoy, 1974'te 17 yaşındaydı. 20 Temmuz 1974'te Mağusa'ya bağlı Muratağa köyünün tüm yetişkin erkekleriyle birlikte esir alındı. Kadınlar ve çocuklar köyde kaldı. Gerisini Akansoy anlatıyor:

"Şüphesiz biz kendimizi tehlikede sanıyorduk. Esir alınanların büyük bir tehlike içinde olduğunu düşünüyorduk. Ama gerçek öyle değilmiş. 14 Ağustos 1974, yani Türkiye'nin ikinci müdahalesinin başladığı gün Rumlar; çevre köylerden gelen bir grubun, insanlık dışı bir katliama giriştğini çok sonra öğrendik. Bu katliamda benim çekirdek ailemden annem, iki kızkardeşim, iki erkek kardeşim vardı. Ama küçücük üç köyde hemen herkesin akraba olduğunu düşünürseniz, amcam, yengem çocukları, halam... yaklaşık 30 kişiyi kaybettim."

Kıbrıslı Rum pilot Petros Suppuris ise 1974'te 10 yaşındaydı. Bugün Kuzey Kıbrıs sınırları içinde olan ve sonradan adı Balıkesir olarak değiştirilen Palikitre köyünde ailesinin öldürülmesine tanıklık etti:

"Kalabalık bir ailemiz vardı. Annem, babam, beş çocuk... En büyükleri bendim. 10 yaşındaydım. Babamın büyük bir çiftliği vardı. İneklerimiz vardı. İşgalden, çatışmalardan sonra bile ailem köyde kalmaya karar verdi. Evde kaldık.. Ağustos ayıydı. Bir kaç gün önce evimize bir aile daha gelmişti. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar vardı. Toplam 21 kişi olduk. Bir gün genç Kıbrıslı Türk, gelip hayvanlarımızı çaldı. Ertesi sabahsa gelip, bağırarak ateş etmeye başladılar. Annemi, babamı ve yaşlıları arka bahçeye çıkarıp vurdular. Sonra diğer insanları; akrabalarımızı dışarı çıkarıp onları da vurdular. Kardeşimle birlikte beni de çıkardılar. Ben de vuruldum. Şanslıydım. Çünkü en son ateş ettikleri kişi bendim. Üç yerimdem yaralandım ama kurtuldum. Kardeşim kaçtı. O sekiz yaşındaydı. Diğer aileden de ağır yaralı olarak iki kişi kurtuldu. Katliamdan sonra, Türk ordusunun komutanı geldi, bize sahip çıktı. Bizi başka bir eve götürdüler. Tedavimizi yaptılar ve kurtulduk."

Kaynak, n

Suppuris'in ailesinin kemikleri, 2009'daki kazılarda bulundu ve toprağa verildi. Birleşmiş Milletler, ayrı sandıklar içinde Suppuris'in anne ve babasıyla kardeşlerinin 35 yıl sonra bulunan eşyasını da teslim etti. Dört yaşındaki kardeşi öldüğünde, cebinden plastik oyuncaklar çıktı. Suppuris'e kardeşinin bir çift ayakkabısı, naylon olduğu için çürümeyen kahverengi pantolonu ve kemer tokası da teslim edildi.

'Çocuklarımın intikam hırsıyla büyümesini istemem'

Supuris yaşadıklarına rağmen ailesini öldürenleri affettiğini söylüyor:

"Başlangıçta, birkaç yıl kafam biraz karışıktı. Çocuktum. Tüm bunların neden olduğunu anlayamamıştım. Sonraki yıllarda, daha fazla şey öğrendikçe tüm o insanları bağışlamaya karar verdim. Çünkü çocuklarımın intikam hırsıyla büyümesini istemiyorum. Bence artık bunları geride bırakıp ileri bakma zamanı."

Kaynak, n

Hüseyin Akansoy da, "sorumlulara karşı öfkem dinmeyecek" diyor ve devam ediyor:

"Kim bu işi yaptıysa, sonunda açığa çıkarılması, belki başka ülkelerde yapıldığı gibi hakikat komisyonları vasıtasıyla suçlarının itiraf ettirilmesi, ceza alacaklarsa ceza almaları gerekir. Veya çok genel çerçevede, Kıbrıs sorununun çözümüne engel olmayacaksa, cezadan bile vazgeçebilirim. Çünkü o dönemde benim yaşadıklarımın şimdi çocuğum ya da torunlarım tarafından yaşanmasını asla kabullenemem. Bunu düşünmek bile benim için çok büyük bir işkencedir."