Yüz yüze eğitim ne zaman ve nasıl başlıyor; üniversitelerde eğitim nasıl olacak?

Kaynak, DHA
Koronavirüs salgınının ciddi şekilde etkilediği eğitim alanında, okullarda ve üniversitelerde yeni döneme ilişkin uygulamaların takvim ve ayrıntıları netleşti.
Yapılan son açıklamalara göre, okul öncesi ve 1. sınıflarda yüz yüze eğitim 21 Eylül'de başlayacak.
Ayrıca çocuklarını okula göndermek istemeyen velilere mazeret beyan etme ve çocuklarının uzaktan eğitime devam etmesine olanak tanınıyor.
Yükseköğretimde ise eğitimin nasıl yapılacağına karar verme yetkisi üniversitelere bırakıldı.
Sağlık Bakanlığı, haftasonunda Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) gönderdiği görüş yazısında, 2020-21 eğitim yılının güz döneminde teorik derslerin uzaktan ve dijital yapılmasını önerdi.
Bazı üniversiteler de uzaktan ya da hibrit eğitime geçeceğini açıkladı.
Okullarda yüz yüze eğitim ne zaman başlıyor?
Milli Eğitim Bakanlığı, Bilim Kurulu'nun tavsiyesi üzerine yüz yüze eğitime "seyreltilmiş ve aşamalı" olarak geçmeye karar verdi.
2019-20 eğitim-öğretim yılında koronavirüs salgını nedeniyle Mart ortasında yüz yüze eğitime ara verilmiş ve dönemin kalanında uzaktan eğitim yapılmıştı.
Yeni eğitim-öğretim yılı da 31 Ağustos'ta, benzer şekilde uzaktan eğitimle başlamıştı.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bu hafta içinde yaptığı açıklamada, "seyreltilmiş ve aşamalı" eğitime geçişin 21 Eylül'de başlayacağını söyledi.

Kaynak, DHA
Seyreltilmiş ve aşamalı eğitim nasıl olacak?
Selçuk, 21 Eylül'de halihazırda zaten açık olan okul öncesi öğrenciler ve "okulla duygusal bir bağ kurma ihtiyacında olan" birinci sınıf öğrencileriyle yüz yüze eğitime başlanacağını belirtti.
Yapılan açıklamaya göre, birinci sınıf öğrencilerinin uyum haftası boyunca haftada bir; daha sonraki haftalarda ise haftada iki gün okula gitmeleri planlandı.
Böylece sınıf mevcutlarının gruplara ayrılarak, yüz yüze eğitimde azaltılması hedefleniyor.
Selçuk açıklamasında, "Eğitim, yüz yüze eğitime ek olarak uzaktan eğitim yolu ile devam edecektir. Böylece hem yüz yüze eğitim hem de uzaktan eğitim imkânları bir arada kullanarak eğitim öğretime devam edilecektir. Sınıf mevcudunda sağlanan azalma, okul servislerine de aynı oranda yansıyacaktır" dedi.
MEB'den okullara yazı
Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü, 11 Eylül'de tüm okullara yazı göndererek, 21 Eylül'de başlayacak yüz yüze eğitimin detaylarını anlattı.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un imzasını taşıyan yazıda, "Okulların açıldığı ilk hafta olan 21-25 Eylül 2020 tarihinde uyum programı sadece bir gün yüz yüze eğitim şeklinde gerçekleştirilecektir" ifadesi yer aldı.
Yazıda yer alan diğer detaylar şu şekilde:
- Haftada bir gün yapılacak yüz yüze uyum eğimlerinin hangi gün olacağı okul yönetimleri tarafından planlanacak.
- Okul öncesi eğitime ve ilkokul birinci sınıfa başlayan öğrencilerin yüz yüze eğitime katılması zorunlu değil, velinin isteğine bağlı olacak.
- Okul öncesi eğitimde günde 30'ar dakikalık beş etkinlik saati süreyle uyum eğitimi yapılacak.
- Uyum haftasından sonraki 28 Eylül-2 Ekim 2020 tarihlerini kapsayan hafta ve devamında okul öncesi eğitim kurumlarında haftada iki gün, günde 30'ar dakikalık beş etkinlik saati süreyle eğitim yapılacak.
- İlkokul birinci sınıflarda ise her biri 30'ar dakikalık beş saati süreyle uyum eğitimi yapılacak.
- Uyum haftasından sonraki haftalarda ilkokul birinci sınıflarda haftada iki gün yüz yüze eğitim yoluyla dersler işlenecek, ders saatleri arasında 10'ar dakikalık dinlenme süresi verilecek.


Başka hangi önlemler alınıyor?
Yeni uygulamaya yönelik bazı eleştiriler de dile getirildi. Eğitim Sen'den yapılan yapılan açıklamada, yüz yüze eğitime en kısa sürede başlanması gerektiği belirtildi. Eğitim Sen açıklamasında, mevcut düzenlemelerin yoksul çocukların yeterince önlem alınmamış okullara gitmek durumunda kaldığı, orta ve üst gelir grubunda bulunan ailelerin çocuklarının eğitim ihtiyacını evde karşılaması gibi bir durumu ortaya çıkarabileceği uyarısı yapıldı.
Açıklamada, "Bu durum da sağlık ve eğitim açısından ciddi eşitsizliklere neden olabilir. Seçme şansı veya tercihte bulunma ile sahip olunan olanaklar arasındaki güçlü ilişkiyi görmeden yoksullar ve dezavantajlı gruplar aleyhine sonuç üretecek hiçbir adım atmamak gerekir. Yapılması gereken çok açıktır: Gerekli tüm önlemler alınmalı; önlem alınması için yeterli bütçe ayrılmalı, alınacak önlemleri uygulayacak personel istihdam edilmeli ve okullar aynı yaş grubunda bulunan tüm öğrenciler için eşit koşullarda açılmalıdır" denildi.
Milli Eğitim Bakanlığı ise temizlik ve hijyen konusunda bazı ek tedbirlerin alınacağını açıkladı.
Birinci sınıf öğrencileri için "sosyal mesafeye riayet ederek oynayacakları temassız oyunlar" geliştirildiği de aktarıldı.
Ayrıca, Eğitim Bilişim Ağı'na (EBA) ders dışı etkinlikler de eklendi.
Bakan Selçuk, "Uzaktan eğitimde canlı derslere öncelik veriyoruz ve öğrenci ile öğretmene dijital ortamda eş zamanlı ve interaktif ders yapabilme imkânı sağlıyoruz. 1. sınıf öğrencilerimize uzaktan eğitimi sevdirebilmek için de oyun tabanlı dijital içerikler hazırladık" dedi.

Kaynak, DHA
Yükseköğretimde son durum ne?
Geleneksel olarak Ekim ayı içerisinde yeni eğitim-öğretim yılına başlayan üniversiteler de koronavirüs salgını döneminde ağırlık olarak hibrit eğitime geçmeye hazırlanıyor.
YÖK Ağustos ortasında yaptığı açıklamada, salgının dinamik bir süreç olmasından dolayı bölgesel ve yerel seyrine göre üniversitelerin farklı uygulamalara gitmesine olanak tanındığını söyledi.
YÖK açıklamasında, "Bugün (13 Ağustos) itibariyle; üniversitelerimizin eğitim öğretim takvimlerini 1 Ekim 2020 tarihi sonrasında başlayacak şekilde planlamaları istenmiştir. Bunun yanı sıra kampüslerdeki öğrencilerin seyreltilmesi, hareketliliğin azaltılması da önemli olup bunun için üniversitelerimize karar alma süreçlerinde geniş imkan tanınmıştır" denildi.
Geçen haftasonu da Sağlık Bakanlığı, YÖK'e bir görüş yazısı gönderdi.
Yazıda, 2020-21 eğitim ve öğretim yılının güz döneminde teorik derslerin mümkün olduğunda uzaktan ve dijital yapılması, uygulamaları eğitimlerin zorun olduğu programlarda ise bunların mümkünse ertelenmesi tavsiye edildi.
Bazı üniversiteler, hibrit eğitime geçileceğini açıkladı. Türkiye'nin en fazla öğrenciye sahip yükseköğretim kurumu olan İstanbul Üniversitesi, 2020-21 güz döneminde tıp, diş hekimliği ve eczacılık fakülteleri ile devlet konservatuvarının pratik ve klinik uygulama derslerinin gerekli sağlık önlemleri alınarak yüz yüze yapılması haricindeki tüm ders, uygulama ve sınavların uzaktan yapılmasına karar verdi.
Ankara Üniversitesi de yüz dönemini klinik uygulama veya intörn eğitimi içeren programlarda hibrit; diğerlerinde ise uzaktan eğitim yöntemleriyle yapacağını duyurdu.
YÖK, Sakarya Üniversitesi'nde geliştirilen "Uzaktan Öğretim Platformu"nun kullanılması için Ağustos ayında 15 üniversite ile anlaşma imzaladığını açıkladı.








