Gezi davası: Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına, Yiğit Aksakoğlu'nun tahliyesine karar verildi

Video altyazısı, Gezi davası ara kararına kim ne dedi?
    • Yazan, Esra Yalçınalp
    • Unvan, BBC Türkçe, Silivri

Gezi davasının iki gün süren ilk celsesi Osman Kavala'nın tutukluğunun devam etmesi ve Yiğit Aksakoğlu'nun tahliye edilmesi ara kararıyla sona erdi.

Bir avukatın sorusuyla oy çokluğuyla verildiği öğrenilen kararın gerekçesi açıklanmadı.

Davanın ikinci celsesi 18-19 Temmuz'da görülecek.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki mahkeme salonunda görülen davanın ilk gününde 602 gündür tutuklu iş insanı Osman Kavala, 220 gündür tutuklu sivil toplum uzmanı Yiğit Aksakoğlu, mimar Mücella Yapıcı, sinemacı Çiğdem Mater ve Hakan Altınay savunma yaptı.

Salı günkü oturum Avukat Can Atalay'ın iki saati aşkın süren savunmasıyla başladı, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Yiğit Ali Ekmekçi'nin savunmalarıyla devam etti.

Kavala'nın avukatı Prof. Dr. Köksal Bayraktar ve Aksakoğlu'nun avukatı Turgut Kazan, Kavala'nın tutuklanmasından 16 ay sonra açıklanan 660 sayfalık iddianamede 312. maddeyi ihlal eden bir suç olmadığını ve zaten 'Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)' suçundan ihraç edilmiş veya ceza almış kişilerce hazırlandığını vurguladılar.

Diğer müdafi avukatlar, öncelik tutuklu sanıklara dair ara kararda olduğu için savunmalarını bir sonraki celsede yapacaklarını ifade ettiler.

İnanç Ekmekçi'nin avukatı müvekkili yurtdışına taşındığı için salonda olmadığını bildirdi. Çiğdem Mater ve Mine Özerden'in avukatları ise yurtdışına çıkma yasaklarının kaldırılmasını talep etti.

Savcılık makamı bu taleplerin reddini ve tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

Silivri Gezi Davası

Kaynak, AFP

Mahkeme heyeti ara kararı açıklamadan önce izleyicileri dışarı çıkarttı.

Yaklaşık bir saat sonra mahkeme ara kararını açıkladı: Aksakoğlu'na tahliye, Kavala'nın tutukluluğunun devamı, Mater ve Özerden'in yurtdışı yasaklarının devamı, Ekmekçi'nin bir sonraki duruşmada hazır bulunması.

Karar mahkeme binasının dışında bekleyen Aksakoğlu'nun yakınları arasında sevinç, Kavala'nın yakınları arasında gözyaşlarına sebep oldu.

İzleyiciler tepkilerini sloganlar atarak gösterdi, jandarmanın uyarısıyla dağıldı.

Osman Kavala'nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.
Fotoğraf altı yazısı, Osman Kavala'nın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

'Silivri'de görülen en hoşgörülü duruşma'

Savunmalar sık sık alkışlarla bölündü. Sanık ve avukatların esprili ifadeleri izleyiciler arasında gülüşmelerle karşılandı.

Duruşmada hakimin tavrı için mahkeme salonundaki birçok kişi "Silivri'de görülen en hoşgörülü duruşma, ama bu hava karara yansımadı" yorumunu yaptı. Buna gerekçe olarak da 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aynı günü yaptığı 'Gezi' açıklamaları' gösterildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin grup toplantısında "Gezi'de sokakları karıştırarak birliğimize göz diktiklerinde milletimizle birlikte bu oyunu bozduk. Ülkemizin şehirlerini kana boğmaya çalıştıklarında teröristlerin başlarını milletimizle birlikte ezdik. Ekonomimize kurulan tuzakları da milletimizle birlikte göğüslüyoruz" dedi.

Twitter'da GeziSavunmasi hesabından duruşmadan çizimler paylaşıldı. (TARIK TOLUNAY / TWITTER @gezisavunmasi)

Kaynak, TARIK TOLUNAY / TWITTER @gezisavunmasi

Fotoğraf altı yazısı, Twitter'da GeziSavunmasi hesabından duruşmadan çizimler paylaşıldı. (TARIK TOLUNAY / TWITTER @gezisavunmasi)

'Yargıya baskı sürüyor'

Duruşması sonrası CHP milletvekili Avukat Sezgin Tanrıkulu kararla ilgili gazetecilere şu açıklamayı yaptı:

"Bugün AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tam da karar çıkacağı gün Gezi davasıyla ilgili görüşlerini ortaya koymuş olması yargıya baskı anlamı taşımaktadır."

CHP milletvekili Avukat Mahmut Tanal ise "Hukukun kırıntısı olsaydı bugün Osman Kavala tahliye edilirdi. Bu dava siyasi bir dava, muhalifleri susturmanın davasıdır," dedi.Tanal, Mart 2014'te açılan ilk Gezi davasına referans verdi. İstanbul 33. Asliye Mahkemesi 29 Nisan 2015'te eylemler demokratik hak olduğu gerekçesiyle tüm sanıkları beraat ettirdiğinden ve bu karar Yargıtay veya Adalet Bakanlığı tarafından bozulmadığı için aynı konunun tekrar dava konusu yapılmasının anayasa ihlali olduğunu söyledi.Tanal, tutanakları hazırlayanların birçoğunun "FETÖ'den ihraç edildiklerini veya ceza aldıklarını" söyledi. "İddianamede Gezi'nin Soros tarafından finans edildiği yazıyor. Peki ya suç bu ise neden Soros da sanık gösterilmedi?" diye sordu.

'Gezi haklı ve meşru hak kullanımıdır'

İstanbul Barosu Başkanı Avukat Mehmet Durakoğlu kararın, yargılamalara paralel bir biçimde gelişen bir karar olmadığını söyledi ve devam etti:

"Gezi davası ifade özgürlüğünün uzantısı olarak kabul edilmesi gereken toplantı ve gösteri hakkının kaldırılmasının Türkiye'de yargı eliyle meşrulaştırılması çabasıdır.

Savunmalar bu iddianamenin nasıl mesnetsiz ve hukuk dışı olduğunu, FETÖcü bir uygulamanın paralelinde geliştiğini net bir biçimde ortaya koydu."

Taksim Dayanışması bileşenlerinden sanıkların müdafi avukatlarından Evren İşler, iddianamenin sanıkların savunmasıyla "paramparça edildiğini" Gezi'nin haklı ve meşru bir hak kullanımı olduğunu anlattıklarını söyledi.

İşler, "Fettulahçı çete belki bir kısmıyla hayatımızdan çıktı ama yargıdaki izlerinin maalesef devam ettiğini görüyoruz. Öyle ki mahkeme heyeti kararın gerekçesini açıklamaya gerek duymadı, meslektaşlarımızın birisinin sorusu üzerine oy çokluğu olduğu öğrendik ve başka bir bilgimiz yok," dedi.