You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Kürtaj hakkı tartışması: ABD'de Cumhuriyetçiler ve Demokratlar 'tarihi belge sızıntısı' sonrası birbirlerini suçluyor
ABD'de yaklaşık 50 yıl önce ulusal anlamda yasal güvence altına alınan kürtaj hakkı, sızan bir belge ile tarihi bir tartışmanın merkezine oturdu.
ABD'de kürtaj hakkının yasal dayanağını oluşturan mahkeme kararının, Yüksek Mahkeme yargıçları tarafından bozulması yönünde çoğunluk görüşü oluştuğu yönündeki belge doğrulandı.
Politico'nun yayınladığı sızdırılan belgede, kürtaj hakkını ulusal çapta garanti altına alan Roe-Wade kararının "açık şekilde yanlış olduğu" savunuluyor.
Eğer belge bu haliyle onaylanırsa, her eyalete kendi kürtaj sınırlamalarını belirleme hakkı doğacak.
Yüksek Mahkeme Hakimi John Robert, belgenin mahkemenin kararı anlamına gelmediğini ve üyelerin nihai kararını yansıtmadığını söyledi.
Roberts, sızıntının kaynağıyla ilgili soruşturma başlatılması emri verdiğini de kaydetti.
"Roe-Wade'e karşı" olarak bilinen 1973 tarihli karar, kürtajın anayasal bir hak olmasının temel dayanağını oluşturuyordu.
Kürtaj, ABD'de Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki en sıcak tartışma başlıklarından biriydi.
Bir ilk olarak değerlendirilen sızıntının 'politik amaçlar' taşıdığı iddiasıyla da açıklamalar yapılıyor.
Biden: Kadının tercih hakkı önemli
ABD Başkanı Joe Biden, belgenin doğru olduğunun ortaya çıkması sonrası yaptığı açıklamada, yönetiminin kürtaj hakkını korumaya kararlı olduğunu söyledi.
Biden, olası kararın, eşcinsel evlilikler gibi diğer kişisel özgürlükleri etkileyecek yansımaları olabileceğini savundu.
Biden, olası karar için "Bu Amerikan hukuk sistemi için temelden bir değişim" dedi.
ABD'de Cumhuriyetçi Parti'nin Senato'daki lideri Mitch McConnell ise sızıntının arkasında liberallerin olduğunu söyledi. McConnel bir politik fırtına yaratarak karar üzerinde baskı yaratmaya çalışıldığını savundu.
Demokratların Senato'daki lideri Chuck Schumer is Yüksek Mahkeme'deki bazı muhafazakar yargıçlar için aşırı sağcı ifadesini kullandı ve ABD Anayasası'na aykırı hareket ettiklerini söyledi.
Schumer, "O gün geldi, sonuna kadar bununla savaşacağız" dedi.
Demokratlar, kararı "Son 50 yılın en büyük hak kısıtlaması" olarak adlandırıyor.
Taslakta neler var?
Sızdırılan Yüksek Mahkeme görüşünde "Roe-Wade kararının baştan beri açık şekilde yanlış olduğu" söylenerek, kararın gerekçesinin "son derece zayıf olduğu" ve kararın "zararlı sonuçları olduğu" ifade ediliyor.
Metinde, "Kaçınılmaz sonuç, kürtaj hakkının ülke tarihinde ve geleneklerinde köklü bir yerinin olmadığıdır" ifadeleri yer alıyor.
Söz konusu taslak metin eğer çoğunluk kararı olarak açıklanırsa, ABD'de kürtaj anayasal bir hak olmaktan çıkabilir ve eyaletlerin bu konuda tekil kararlar vermesinin önü açılabilir.
1973 tarihli Roe-Wade kararında Yüksek Mahkeme, ABD'li kadınların, Anayasa'nın ailevi konularda bireysel seçim özgürlüğünü düzenleyen 14. maddesine dayanarak, cenin rahim dışında yaşayabilecek duruma gelmeden önce yani hamileliğin 22 ila 24. haftalarına kadar kürtaj yaptırma hakkına sahip olduklarına hükmetmişti.
Nihai kararın Temmuz ya da Haziran sonunda duyurulacağı açıklanıyordu.
Eğer mevcut yasa feshedilirse, hali hazırda 22 eyaletin kürtajı büyük oranda yasaklayacak yasaları uygulamaya koyabileceği kaydediliyor.
Taslağın yayınlanması sonrasında dün gece Yüksek Mahkeme önünde lehte ve aleyhte gösteriler düzenlendi.
Kürtaj hakkını savunan eylemciler, Temsilciler Meclisi binasının dışında toplanarak, kürtaj hakkını hedef alan belgeye tepki gösterdi.
Protesto gösterisinde birçok kişi "Yasakları bedenimden çek", "Kadın hakları insan haklarıdır" ve "Benim bedenim benim kararım" yazılı dövizler taşıdı.
Politico'ya göre sızdırılan belge "Birinci taslak" olarak niteleniyor ve Şubat ayında hazırlandı.
Kürtaj 22 eyalette yasa dışı hale gelebilir
BBC Kuzey Amerika Muhabiri Anthony Zurcher'e göre, söz konusu taslağın yasa haline gelmesi durumunda, kürtaj 22 eyalette yasa dışı hale gelebilir.
Kararın uygulanması ve yasal zemini ise siyasi gerilimin merkezine oturacağa benziyor.
Ancak BBC Muhabiri Zurcher, bunun bir taslak olduğunun da altını çiziyor. Mahkemelerin, sızdırılan görüşlerin ardından görüş değişikliğine gidebildiği biliniyor.
Yüksek Mahkeme'deki dokuz yargıçtan altısı, Cumhuriyetçi başkanlar tarafından görevlendirildi.
Metni kaleme alan Yargıç Alito ile birlikte Cumhuriyetçiler tarafından atanan dört yargıcın da bu kararın arkasında olduğu ileri sürülüyor.
Dünya liderlerinden açıklamalar
ABD Yüksek Mahkemesi'nin sızan kürtaj görüşü, dünyadaki siyasetçilerin de gündeminde.
İzlanda Başbakanı Katrin Jakobsdottir Twitter'dan yaptığı paylaşımda, durumun alarm verici olduğunu söyledi ve "Kadınların zor kazanılmış haklarının geri alınması kabul edilebilir değil" dedi.
Jakobsdottir, "Kadınların kendi bedenleri üzerinde kontrolleri olduğu yönündeki açık hakkın savunulması yönündeki mücadeleye hepimiz katılmalıyız" şeklinde konuştu.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise Twitter paylaşımında, "Kanada'da ve dünya genelinde, kadın haklarını savunmaktan asla geri durmayacağız" dedi.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın sözcüsü, İngiltere hükümetinin kürtaj hakkına olan desteğinin aynı şekilde sürdüğünü söyledi.