Avrupa, liderleri üzerinde anlaştı: Avrupa Merkez Bankası başkanlığına Lagarde aday gösterildi

Okuma süresi: 2 dk

Avrupalı Birliği'nin (AB) liderleri, üç gün süren müzakereler sonucunda birliğin en önemli pozisyonlarına hangi isimlerin aday gösterilmesi gerektiği konusunda anlaştı.

Buna göre adaylığı üzerinde uzlaşma sağlanan isimler şu şekilde:

  • Avrupa Merkez Bankası başkanlığına IMF (Uluslararası Para Fonu) Başkanı olan Fransız Christine Lagarde
  • Avrupa Konseyi başkanlığına Belçika'nın başbakanı olan Charles Michel
  • Avrupa Komisyonu başkanlığına Almanya'nın savunma bakanı olan Ursula von der Leyen
  • AB Dış İlişkiler Şefliği'ne İspanyol siyasetçi Josep Borrell

Avrupa Parlamentosu'nun onaylaması takdirinde bu isimler görevlerine başlayabilecek.

Lagarde, seçilmesi takdirinde Avrupa Merkez Bankası (AMB) başkanlığı görevine gelen ilk kadın olacak. Avrupa Merkez Bankası başkanlığı görevini bugüne kadar Mario Draghi yürütüyordu.

Draghi, 2011 döneminde kurumun başına gelerek euro bölgesini kurtaran isim olma takdirini almıştı.

Aynı şekilde Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen de seçilmesi takdirinde Jean-Claude Juncker'den görevi alarak bu pozisyona gelen ilk kadın olacak. Aynı şekilde bu rol 60 yıl sonra ilk defa bir Alman'a verilmiş olacak.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un AMB ve Avrupa Komisyonu lideri olarak iki kadını aday göstermesiyle üç gündür süren müzakere düğümü çözülmüş oldu.

Lagarde, attığı tweetinde bu pozisyona aday gösterilmesinden onur duyduğunu söyleyerek süreç netleşene kadar IMF başkanlığından geçici olarak çekildiğini duyurdu.

Bu isimlerin belirlenmesine kadar giden süreçte, liderler ve parlamenterler arasında yoğun telefon ve görüşme trafiği yaşandı.

Hassas siyasi dengeler üç gündür Avrupa'nın en önemli pozisyonlarına hangi isimlerin seçilmesi gerektiği konusunda yoğun müzakerelerin yürütülmesine neden oluyordu.

Diğer bir kritik rol olan Avrupa Parlamentosu Başkanlığı'na aday gösterilecek isim üzerinde ise Çarşamba günü anlaşılacak.

İrlanda Başbakanı Leo Varadkar, iki kritik role iki kadının aday gösterilmesinin AB'nin cinsiyet eşitliği yönünde adım attığına dair güçlü bir sinyal olduğunu belirtti.