AB'den İngiltere'ye Brexit mesajı: Erteleme süresi, amacıyla uyumlu olmalı

Avrupa Birliği (AB) Brexit Başmüzakerecisi Michel Barnier, İngiltere'nin birlikten ayrılmasının ertelenmesi için bir "takvim" ya da "yol haritası" sunması gerektiğini söyledi.

Michel Barnier ayrıca İngiltere'nin AB ile gümrük birliğini sürdürmek istememesi halinde Brexit'in uzun süre ertelenmeyebileceğini ima etti.

Barnier, İngiltere'de hükümetin ana muhalefetteki İşçi Partisi'yle görüşmelere başlamasını önemli bulduklarını, İngiltere ile AB arasındaki siyasi deklarasyona gümrük birliğinde kalma hükmünün eklenmesinin, Brexit'in uzun süre ertelenmesini sağlayabileceğini söyledi.

AB Brexit Başmüzakerecisi, Lüksemburg'da gazetecilere yaptığı açıklama İngiltere'ye hitaben, "Brexit'i yine ertelemek istiyorsanız gerekçe gösterin. Ertelemenin süresi, amacıyla uyumlu olmalı" dedi.

Barnier ayrıca, İngiltere Parlamentosu'nun ülkenin AB'den anlaşma olmadan ayrılmasını, Brexit anlaşmasını onaylayarak durdurabileceğini söyledi.

İngiltere Parlamentosu, Brexit anlaşmasını üç kez reddetmişti.

İngiltere'ye arka arkaya uyarılar

İngiltere'nin mevcut koşullarda Cuma günü AB'den ayrılması gerekiyor.

AB üyesi bazı ülkelerin bakanları da, İngiliz hükümetinin Brexit'in ertelenmesi için geçerli bir sebep göstermemesi durumunda ülkenin Cuma günü anlaşma olmadan birlikten ayrılabileceği uyarısında bulundu.

Almanya Avrupa Bakanı Michael Roth, Lüksemburg'daki AB Dışişleri Bakanları zirvesi öncesi açıklamasında, kalıcı ve net alternatifler sunulmaması durumunda "İngiltere'nin AB'den anlaşma olmadan ayrılmasının göz ardı edilemeyeceğini' ama kısa süreli ertelemenin "makul olabileceğini" söyledi.

Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire de İngiltere Başbakanı Theresa May'in Brexit'in ertelenmesi için 'inandırıcı gerekçeler sunması gerektiğini' söyledi.

Brexit'in 30 Haziran'a kadar ertelenmesini talep eden May bugün Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşecek.

AB liderleri yarın özel Brexit Zirvesi'nde bir araya gelecek.

AB üyesi devletlerin onayı gerekiyor

İngiltere Parlamentosu dün yapılan oylamada AB'den anlaşma olmadan ayrılmayı engellemek üzere, Brexit sürecinin ertelenmesini öngören tasarıyı onaylayarak yasalaştırdı.

Ancak süreci erteleyip ertelememe kararını AB verecek. Brexit'in bir kez daha ertelenmesi için İngiltere dışında AB üyesi diğer 27 ülkenin de onayı gerekiyor.

AB geçen ay aldığı kararla Brexit'i koşullu olarak ertelemiş; Brexit'in İngiltere Parlamentosu anlaşmayı onaylarsa 22 Mayıs, onaylamazsa 12 Nisan'da gerçekleşmesi gerektiğini belirtmişti.

İktidardaki Muhafazakar Parti ve muhalefetteki İşçi Partisi'nden yetkililer, İngiltere Parlamentosu'ndaki tıkanıklığı aşmak için bugün de partiler arası görüşmelerin süreceğini açıkladı.

Partiler arası görüşmeler geçen hafta başlamıştı.

30 Haziran'a kadar erteleme talebi

İngiltere Başbakanı Theresa May 5 Nisan'da AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'a yazdığı mektupta, İngiltere Parlamentosu'nun Brexit anlaşmasını uygun bir tarihte onaylaması halinde, Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin başlayacağı 23 Mayıs'tan önce AB'den ayrılmaları gerektiğini belirtmişti.

May, anlaşmanın onaylanmaması halinde ise AP seçimlere dahil olmaya hazır olduklarını açıklamıştı.

'Backstop' düğümü

Brexit anlaşmasının İngiltere Parlamentosu'ndan geçmemesinin en önemli nedeni, May'in azınlık hükümetine dışarıdan destek veren Kuzey İrlanda'nın Demokratik Birlik Partisi'nin (DUP) ve iktidardaki Muhafazakar Parti'den çok sayıda milletvekilinin "backstop" olarak tarif edilen düzenlemeye karşı çıkması.

Bir acil durum mekanizması olan "backstop", Brexit sonrası AB ile İngiltere arasındaki serbest ticaret anlaşması müzakereleri nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, Birleşik Krallık'ın parçası Kuzey İrlanda ile AB üyesi İrlanda Cumhuriyeti arasında fiziki sınır olmamasının garanti altına alınmasını amaçlıyor.

İngiltere ile AB arasında varılan anlaşma, taraflardan herhangi birinin bu sürece tek taraflı olarak son verememesini öngörüyor. İngiltere'de anlaşmaya karşı çıkanlar da bunun, Birleşik Krallık'ın tamamında gümrüklerin kontrol edilememesi anlamına geleceğini vurguluyor.