ABD Başkanı Donald Trump neden medyaya saldırıyor?

New York Times birinci sayfası

Kaynak, Getty Images

    • Yazan, Anthony Zurcher
    • Unvan, BBC Kuzey Amerika Muhabiri

ABD Başkanı Donald Trump geçen medyaya ilk defa "halk düşmanı" dediğinde yer yerinden oynadı. Arizona'nın Cumhuriyetçi Senatörü Jeff Flake bunun "Beyaz Saray tarafından basın özgürlüğüne yapılan eşi benzeri olmayan, mesnetsiz saldırıların bir örneği" olduğunu söylemişti.

Trump bu ifadeyi ikinci, üçüncü ve dördüncü defa kullandığında artık kimse tepki göstermiyordu. Bu başkanın eşsiz yeteneği de bu: Bir zamanlar kabul edilemez olan bir fikri alıp onu yeni normal haline getirmek.

Bu ifadeler artık manşetlere çıkmasa da gazeteciler bunları bir kenara yazıyor. Birkaç hafta önce Maryland'de bir haber merkezine pompalı tüfekle düzenlenen saldırıda beş kişinin öldürülmesi bu mesleğin oturmuş Batı demokrasilerinde bile tehlikede olduğunu gösteriyor.

Video altyazısı, Trump CNN muhabirinin soru sormasına izin vermedi

Amerikan New York Times gazetesinin (NYT) yayıncısı Arthur Gregg Sulzberger, Trump ile 11 gün önceki gizli buluşmasında bu konuya dikkat çekmek istemişti. Anlaşılan Sulzberger'in mesajı yerini bulmamış.

Trump, bu gizli görüşmeyi hafta sonu kamuoyuna duyurdu ve Pazar günü attığı tweette medyayı "Amerikan halkının düşmanı" olarak tanımlamasının sorumlusunun medyanın kendisi olduğunu söyledi.

Öyleyse Trump'a göre bu söylem kendisinin değil medyanın sorunu.

Video altyazısı, Donald Trump ana akım medyayı yalan haber yapmakla suçluyor

Burada ironi ise Trump'ın, kendisinin Rusya ile ilişkisini soruşturan Robert Mueller'in soruşturmasında anonim kaynaklara başvurmasını eleştirirken NYT haberini temel alması.

Trump'ın eleştirdiği bu gelişmeyi NYT ortaya çıkarmıştı.

Öte yandan NYT Trump yönetimiyle ilgili, anonim kaynaklarla konuşarak haber yaptığında Trump bunu "sahte haber" olarak etiketliyor.

İşin özü aslında bu.

Başkan Trump kendisiyle ilgili olumlu, rakipleriyle ilgili olumsuz haberler istiyor. "Sahte haber", "halk düşmanı" gibi ifadeler ve medyaya karşı tutumu özünde bu amaca yönelik.

Sporda buna "hakemi etki altına almaya çalışmak" deniyor. Politikada da fikir aynı, fakat kumar daha büyük.

Hakemin varlığını kökten sorguluyor

Fakat mesele yalnızca bundan ibaret değil: Trump sadece hakemin kendisini tutmasını istemiyor, hakemin varlığını kökten sorguluyor. Ve bu işe yarıyor, en azından en büyük destekçileri arasında.

CBS News anketine göre "sıkı destekçilerinin" yüzde 91'i Trump'ın kendilerine doğru bilgi aktardığına inanıyor. Bu grupta aynı şeyi ana akım medya için söyleyenlerin oranı ise yalnızca yüzde 11. Yüzde 63 ise arkadaşları ve ailelerinin paylaştığı bilgilere güveniyor.

Sulzberger Trump'ın söyleminin şiddete yol açabileceği uyarısında bulundu

Kaynak, EPA

Fotoğraf altı yazısı, Sulzberger Trump'ın söyleminin şiddete yol açabileceği uyarısında bulundu

Trump'ın medyayla girdiği ağız dalaşı tabanının olumsuz haberlerden etkilenmemesine yol açtı.

Şimdi esas soru bu tabanın 6 Kasım 2018'deki Kongre ara seçimlerinde ve 2020'deki başkanlık seçimlerinde Trump'a zafer getirmeye yetip yetmeyeceği.

Bu iyi bir başlangıç noktası ve Donald Trump'ın, Sulzberger'den gelen uyarılara rağmen mevcut istikametinde ısrar etmesini açıklayabilir.

Presentational grey line
Video altyazısı, 2017'nin kelimesi seçilen 'Sahte Haber' nedir?