Trump'ın Körfez turunda öne çıkan anlaşmalar neler oldu?

Trump ve camii yöneticisi el sıkışıyor geri planda Taj Mahal'e benzeyen bir camii görünüyor.

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Trump ilk camii ziyaretini Abu Dabi'de yaptı, 15 Mayıs 2025.
Okuma süresi: 5 dk

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan ve Katar'ın ardından 15 Mayıs Cuma günü Birleşik Arap Emirlikleri ziyaretiyle Körfez turunu tamamladı.

Trump gezisinin "trilyonlarca dolarlık" yatırım ve anlaşmayla sonuçlandığını söyledi.

13 Mayıs Salı günü Suudi Arabistan'ı ziyaret eden Trump burada 142 milyar dolarlık savunma anlaşması imzaladı.

İkinci durağı olan Katar'da "en az 1,2 trilyon dolar" hacminde bir dizi anlaşma imzaladığını duyurdu.

Ayrıca Katar Havayolları 160 Boeing uçağı için 200 milyar doları aşan rekor bir sipariş verdi.

Trump ayrıca 15 Mayıs Perşembe günü Orta Doğu'daki en büyük ABD askeri üssü olan El Udeid Hava Üssü'nü ziyaret etti ve Katar'ın üsse 10 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu.

Trump, burada bir grup ABD askerine hitap ederken önceliğinin "çatışmaları kışkırtmak değil sona erdirmek" olduğunu vurguladı.

16 Mayıs Cuma günü BAE'de Trump'ı karşılayan Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid El Nahyan, ülkesinin gelecek 10 yıl içinde ABD'ye 1,4 trilyon dolar yatırım yapacağını duyurdu.

Ayrıca BAE'nin yapay zeka alanında kullanılan yarı iletken çiplere erişimini kolaylaştıracak bir anlaşma imzalandı.

Abu Dabi ziyareti sırasında Trump, ABD'nin Gazze'deki durumu "ele almaya" çalıştığını söyledi ve abluka altındaki Filistin topraklarından birçok insanın "açlıktan öldüğünü" belirtti.

"Gazze sorununu inceliyoruz ve bunu çözmek için çok çalışacağız" diye ekledi.

Trump'ın gezisinde İsrail'e gitmemiş olması da dikkat çekici olarak yorumlandı.

Suudi Arabistan'la 142 milyar dolarlık savunma anlaşması imzaladı

Beyaz Saray, Suudi Arabistan'la yaptığı anlaşmanın beş ana kategoriye ayrıldığını bildirdi:

  • Hava kuvvetlerinin geliştirilmesi ve uzay teknolojileri
  • Hava ve füze savunma sistemleri
  • Deniz ve kıyı güvenliği
  • Sınır güvenliği ve kara birliklerinin modernizasyonu
  • Bilgi ve iletişim sistemlerinin yükseltilmesi

Ayrıca pakete, Suudi ordusunun kapasitesini artırmak için kapsamlı eğitim ve destek hizmetleri de dahil.

Bu destek, Suudi askeri akademilerinin ve askeri sağlık sistemlerinin geliştirilmesini kapsıyor.

Suudi Arabistan, ayrıca ABD'ye 600 milyar dolarlık yatırım yapma taahhüdünde bulundu.

ABD genelinde yapay zeka veri merkezleri için 20 milyar dolarlık Suudi yatırımı planlanıyor.

Suudi Veliaht Prensi Salman, ABD Başkanı Trump'ı havaalanında bizzat karşıladı.

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Suudi Veliaht Prensi Salman, ABD Başkanı Trump'ı havaalanında bizzat karşıladı

Amerikan teknoloji firmaları, her iki ülkede de kullanılacak 80 milyar dolarlık ileri düzey dönüştürücü teknolojilere yatırım yapma sözü verdi.

ABD tarafından 14,2 milyar dolar değerinde gaz türbini ve enerji çözümleri, ayrıca 4,8 milyar dolar değerinde Boeing 737-8 yolcu uçağı ihracatı yapılacak.

Silah anlaşmasına ek olarak, imzalanan diğer işbirlikleri arasında şunlar bulunuyor:

  • Enerji alanında bir mutabakat zaptı
  • Yaklaşık 100 milyar dolarlık Amerikan silahı alımını içeren niyet mektubu
  • Maden kaynakları alanında mutabakat zaptı
  • ABD Adalet Bakanlığı ile iş birliği anlaşması
  • Uzay çalışmaları ve bulaşıcı hastalıklarla mücadelede ortaklık

Diplomatik anlamda, bu tür mutabakatlar bağlayıcı olmasa da ülkelerin belirli alanlarda birlikte çalışmayı hedeflediğini ortaya koyuyor.

'İran ile anlaşma yapmak istiyorum'

Trump'ın ziyaretinde öne çıkan diğer bir önemli nokta da ABD'nin İran'la anlaşma yapmak istediğini söylemesiydi.

"Eğer İran'la bir anlaşma yapabilirsem çok mutlu olacağım" diyen ABD Başkanı, öncesinde Tahran'ı bölgeyi yıkmaya ve dışarıda kan dökülmesini finanse etmeye çalışmakla suçladı.

Ardından "İran liderlerinin geçmişte yarattıkları kaosu kınamak" değil onlara "daha umutlu bir geleceğe" doğru "yeni ve çok daha iyi bir yol" sunmak için orada olduğunu söyledi.

İran yönetimi bu "zeytin dalını" reddeder ve "komşularına saldırmaya devam ederse" azami baskı uygulamaktan ve İran petrol ihracatını sıfıra indirmekten başka seçeneğinin olmayacağını ekledi.

trump, bin selman ve diğer suudi yetkililer

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Yatırım zirvesinde konuşan Trump "Göreve başladığımdan beri Amerika'ya servet akıyor" dedi

Öte yandan Trump Suriye'ye yaptırımları kaldırdığını ilan etti.

Yaptırımların önemli bir işleve hizmet ettiğini ama şimdi Suriye için ilerleme zamanı olduğunu söyledi.

Trump Gazze'ye de değindi.

"Gazze halkı daha iyi bir gelecek hak ediyor" diyen ABD Başkanı, "ancak liderleri masum insanları hedef almak, kaçırma ve işkence yapmaya devam ettikçe bunun gerçekleşmeyeceğini" söyledi.

Trump Şubat ayında "ABD'nin Gazze Şeridi'ni devralacağını" söylemişti.

Trump ilk ziyaretini neden Körfez ülkelerine yaptı?

Bir ABD başkanının ilk yurtdışı seyahatini nereye yapacağı önemli bir karardır ve genellikle dış politika öncelikleri için bir ipucu olarak yorumlanır.

Donald Trump her iki başkanlık döneminde de normalde önce Kanada, Meksika veya Avrupa'yı ziyaret eden ABD başkanlarının geleneğini bozdu.

Trump, ilk başkanlık döneminde ilk resmi yurt dışı gezisini petrol zengini Suudi Arabistan'a yaptı.

Beyaz Saray'daki ikinci başkanlık döneminde Trump yine 13-16 Mayıs tarihleri arasında Körfez ülkelerini ziyaret etti.

Körfez meseleleri konusunda uzman Ummanlı araştırmacı Profesör Abdullah Baabood'a göre Trump, bölgesel ve küresel nüfuzları ve ABD'ye büyük yatırımlar yapma ve önemli siyasi ve ekonomik faydalar sağlama kapasiteleri nedeniyle Körfez liderleriyle güçlü bağlar kurmaya önem veriyor.

elon musk bir projenin maketini incelerken

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Trump'ın heyetinde Elon Musk'ın yanı sıra Nvidia, OpenAI ve Blackrock gibi şirketlerin yöneticileri de yer aldı

Trump, Mart ayında ziyaret planını açıklarken, zengin Arap ülkeleriyle ekonomik anlaşmalar yapmanın en önemli öncelik olduğunu açıkça belirtti.

Trump, Amerikan şirketlerinin Suudi Arabistan ve Orta Doğu'daki diğer yerlerde ekipman üretmesi için yüzlerce milyar dolarlık anlaşma yapmalarını sağlayacak vaatlerde bulunmaları üzerine bu ülkelere ziyaret kararı aldığını söyledi.

Profesör Baabood, "Mali rezervleri, varlık fonları ve geniş yatırım potansiyelleriyle Körfez ülkeleri küresel ekonomide önemli bir rol oynuyor" diyor.

Trump, içerideki ekonomik zorluklar göz önüne alındığında, zengin Körfez ülkeleriyle ilişkilerinin avantajlarını görüyor.

Trump 2017'de 110 milyar dolarlık askeri teçhizat satışı da dahil olmak üzere 450 milyar dolardan fazla değer taşıyan anlaşmalarla övündü.

Washington merkezli analist Hassan Mneimneh, Trump'ın ziyaretlerinden elde edilecek "kazançları" sergilemek istediğini söylüyor.

ABD başkanı, başta askeri anlaşmalar olmak üzere bu büyük yatırım vaatlerinin mümkün olan en kısa sürede yerine getirilmesini istiyor.

Böylece bunları diğer ülkelerle ticaret politikalarının başarısının kanıtı olarak sunabilir.

Küresel krizlerde Körfez etkisi

Suudi Arabistan, ABD, Rusya ve Ukrayna arasında önemli bir arabulucu rolü üstlendi.

Şubat ayında, ABD ve Rusya arasında Riyad'da yapılan üst düzey bir toplantıda Ukrayna savaşını sona erdirme konusu ele alındı.

Bu, Rusya'nın 2022'deki Ukrayna işgalinden bu yana yapılan ilk toplantıydı ve Batı'nın Moskova'yı izole etme yönündeki ortak çabalarının sonunu işaret ediyordu.

Suudi Arabistan Mart ayında da Ukrayna'daki savaş hakkında ayrı ayrı üç ülkeden delegasyonları ağırladı.

Gazze Şehri'nde yıkım, 7 Ekim 2024

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, İsrail'in saldırıları nedeniyle Gazze on binlerce can kaybının yanı sıra büyük bir yıkıma uğradı, 7 Ekim 2024

Cidde'deki ABD-Ukrayna görüşmeleri, Şubat ayında Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında Oval Ofis'te gergin geçen görüşmeden bu yana ilk görüşmelerdi.

Hem Suudi Arabistan hem de BAE, Rus ve Ukraynalı savaş esirlerinin takası için anlaşmalar yapmayı başardı.

Prof. Baabood, Körfez ülkelerinin "bölgesel ve küresel krizlerdeki (müzakerelerdeki) rolleri, mali güçleri ve geniş petrol ve doğalgaz rezervleri nedeniyle önemli ekonomik ve politik nüfuza sahip" olduklarını söylüyor.

Çin ve diğer ABD rakipleri Körfez'in stratejik öneminin farkında ve bu nedenle Washington, bölgesel müttefikleriyle güçlü bağları sürdürmek istiyor.