Türkiye'nin Riyad'daki görüşmeye çağrılması ne anlama geliyor?

Kaynak, Getty Images
- Yazan, BBC Türkçe
- Unvan, Ankara
- Okuma süresi: 6 dk
ABD Başkanı Trump'ın Ortadoğu turunun sürprizlerinden biri Riyad'da Suriye'nin yeni ile Ahmed Şara ile görüşmesi oldu.
Böylece 25 yıl aradan sonra bir Amerikan başkanı ilk kez bir Suriye lideri ile biraraya geldi.
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın ev sahipliğinde düzenlenen zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da telekonferans yöntemiyle katıldı.
Görüşme, Trump'ın ABD tarafından Suriye'ye uygulanan tüm 14 Mayıs'ta yaptırımları kaldıracağını ilan etmesinin ardından geldi.
Trump-Şara görüşmesinin gerçekleşmesinde ve yaptırımların kaldırılmasında Suudi Arabistan'la birlikte Türkiye'nin de rol oynaması Ankara'nın bölgesel etkisinin arttığı değerlendirmelerini beraberinde getirdi.
Riyad'daki toplantıya Erdoğan'ın da davet edilmesi, Ankara'da Trump'ın Türkiye ile geliştirilen işbirliği ve diyalog sürecine verdiği önemin yansıması olarak yorumlandı.

Kaynak, Beyaz Saray
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede ABD'nin Suriye'ye uyguladığı yaptırımların kaldırılmasının "tarihi önemde" olduğunu kaydetti.
Görüşmeye meclisteki grup toplantısında da değinen cumhurbaşkanı, Türkiye'nin "barış diplomasisinin küresel merkezi haline geldiğini" söyledi.
Riyad'dan sonra Körfez ülkeleri gezisinin ikinci durağı Katar'a geçen Trump ise Suriye lideri Şara'ya övgüler yağdırdı.
Trump, Şara'yla kısa görüşmesinin "harika" geçtiğini söyledi ve Şara için "Genç, çekici bir adam. Sert bir adam. Güçlü bir geçmişi var. Çok güçlü geçmişi. Bir savaşçı" dedi.
ABD Başkanı ayrıca "İşleri toparlama anlamında iyi bir şansı var. Kendisiyle çok yakın ilişkileri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüm. O da Şara'nın iyi bir iş çıkartmak için şansı olduğunu düşünüyor" diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber'in sorularını yanıtlarken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın toplantıya katılımı için davetin 13 Mayıs Salı günü akşam saatlerinde geldiğini söyledi.
Fidan, "tarihi" olarak nitelediği dörtlü toplantının son derece verimli geçtiğini kaydetti.
Türkiye-Suriye-ABD üçlü görüşmesi gerçekleştirildi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 15 Mayıs Perşembe günü Antalya'daki NATO Dışişleri Bakanlığı toplantısında ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ve Suriyeli mevkidaşı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi.
Türkiye, Suriye ve ABD Dışişleri Bakanları arasında gerçekleşen üçlü görüşmede, bölgesel güvenlik ve Suriye'nin geleceğine ilişkin önemli başlıklar ele alındı.
Dışişleri Bakanlığı'ndan edinilen bilgiye göre yaklaşık iki saat süren toplantıya, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya Lindsey Graham da eşlik etti.
Toplantının açılışını Dışişleri Bakanı Hakan Fidan yaptı.
Fidan, Suriye halkının güvenlik, istikrar ve refah içinde yaşamak istediğini vurgulayarak, "Suriye'deki gelişmelerin doğru yönde ilerlemesini sağlamalıyız. Bu nedenle ABD'nin Suriye yönetimiyle angajmanını sürdürmesi önemlidir," ifadelerini kullandı.
Bakan Fidan ayrıca Suriye'nin IŞİD'le mücadele konusundaki kararlılığına dikkat çekti ve kitle imha silahlarının imhası yönünde ciddi çaba harcandığını belirtti.

Kaynak, Getty Images
ABD tarafı Suriye'nin bölgesel güvenlik açısından kritik önemde olduğunu belirtti.
Washington yönetimi, Suriye'nin yeniden toparlanmasına destek vermek istediklerini ifade ederek, karşılıklı güvenin tesis edilmesinin önemine dikkat çekti.
Terörle mücadelede kararlılık mesajı veren ABD heyeti, tüm Suriyelilerin kendi ülkelerinde barış ve huzur içinde yaşamasını istediklerini dile getirdi.
Suriye heyeti ise uluslararası toplumla entegre olma isteğini vurguladı.
Görüşmede, "45 yıl sonra ilk kez Suriye halkı kendini yönetiyor," denilerek, istikrar ve kalkınma hedeflerine ulaşmak için yeni bir şans istendi.
"IŞİD ve diğer terör örgütleriyle mücadeledeki kararlılığın" altını çizen Suriye tarafı, yaptırımların kaldırılmasının yeni bir Suriye inşası açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti.
Bakan Fidan, ABD'li mevkidaşı Rubio ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 15 Mayıs Perşembe günü Antalya'daki NATO Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantısı marjında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, görüşmede lider düzeyinde yapılması öngörülen ziyaretlere ilişkin hazırlıklar ele alındı.
Görüşmenin ana gündem maddelerinden biri Rusya-Ukrayna savaşı oldu.
Taraflar, çatışmanın müzakere yoluyla sona erdirilmesinin önemine vurgu yaparken, bu amaca yönelik olarak Türkiye ve ABD'nin son dönemde yürüttüğü diplomatik temasların kritik rol oynadığı ifade edildi.
Doğrudan müzakerelerin başlatılması için çabaların sürdürüleceği belirtildi.
Bakan Fidan ayrıca, Filistin'deki son gelişmelere ilişkin Türkiye'nin görüşlerini aktardı.
Gazze'deki insani durumun iyileştirilmesinin aciliyetine dikkat çeken Fidan, bu konuda uluslararası toplumun ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Görüşmede, İran'ın nükleer programı da gündeme geldi.
ABD ile İran arasında devam eden müzakere süreci ele alındı. Suriye'deki durumun yanı sıra, Güney Asya'da gerilimin azaltılması ve bölgesel istikrarın sağlanmasının önemi değerlendirildi.
Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaret de toplantının gündem maddeleri arasında yer aldı.

Kaynak, Getty Images
Fidan, yaptırımların kaldırılmasının Suriye'nin yeniden inşa edilmesi sürecine olumlu katkıda bulunacağını vurguladı.
Kararda ABD Kongresi'nin de rolü olduğunu hatırlatan bakan "Ama tabii Sayın Trump'ın baştan koyduğu bir irade var" diye ekledi.
Tüm yaptırımların kalkması durumunda coğrafi ve kültürel yakınlık gibi unsurlar nedeniyle Türk şirketlerinin Suriye'nin yeniden inşası sürecinde daha etkin rol oynayabileceği düşünülüyor.
Suriye'nin kapalı olan Ankara Büyükelçiliği'nin de yakında açılacak olmasının Ankara-Şam diyaloğu açısından önemine dikkat çekiliyor.
Ocak ayında Avrupa Birliği (AB), Suriye'ye karşı 14 yıldır uygulanan yaptırımlardan bazılarını gevşetme kararı almıştı.
İlk etapta enerji, havacılık ve finans alanındaki yaptırımların gevşetileceği açıklanmıştı.
Trump'ın Suriye'den talepleri
Trump'ın Şara ile görüşmesinde özellikle güvenlikle ilgili gündeme getirdiği bazı taleplerin Ankara'nın da beklentileri ile uyumlu olması dikkat çekti.
Beyaz Saray'a göre, Trump yeni Suriye yönetiminden ülkedeki tüm yabancı "teröristlerin" gönderilmesini istedi.
ABD Başkanı ayrıca IŞİD üyelerinin tutulduğu cezaevleri ve aile üyelerinin kaldığı kampların yönetimini de Şam'ın devralmasını istedi.

Kaynak, Cynthia Johnson/Getty Images
Bu kampları mevcut ortamda ABD ile ortaklık içinde bulunan Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrol ediyor.
SDG'nin ana omurgasını Türkiye'nin PKK'nın uzantısı olarak gördüğü Halkın Savunma Birlikleri (YPG) oluşturuyor.
Türkiye, ABD'den SDG ile işbirliğini sonlandırmasını talep ediyor.
Ankara IŞİD ile mücadelenin sekteye uğramaması için Suriye, Ürdün, Irak ve Lübnan'la ortak bir mekanizma geliştiriyor.
Bu mekanizma, cezaevlerinin kontrolünü sağlayacak şekilde planlanıyor.
İbrahim Anlaşmaları'nı imzalama çağrısı
Beyaz Saray'dan 14 Mayıs'taki görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada ABD Başkanı Trump'ın Şara'ya "İsrail ile İbrahim Anlaşmaları'nı (Abraham Accrods) imzalama çağrısı" yaptığı kaydedildi.
Trump'ın ilk döneminde başlattığı bu diplomatik hamle, bölge ülkeleriyle İsrail ilişkilerini normalleştirmeyi amaçlıyordu.
Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Sudan ve Fas İbrahim Anlaşmaları'nı imzalayan ülkeler.
ABD Başkanı Trump, Suriye'ye yaptırımların kaldırılabileceğine ilişkin ilk sinyali geçen hafta vermiş ve bu konuda Erdoğan ile yaptığı görüşmeye atıfta bulunmuştu.
İki ülke lideri son telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump'ı Türkiye'ye davet etmişti.
Diplomatik kaynaklar, Erdoğan-Trump görüşmesinin çok uzak olmayan bir vadede ya Türkiye ya da ABD'de gerçekleşeceği bilgisini vermişlerdi.











