İBB'ye yönelik 'terör soruşturması' hakkında neler biliniyor?

İBB terör soruşturması basın açıklaması

Kaynak, Twitter

İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) karşı yürütülen terör soruşturmasına dair raporun Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilmesinin ardından Ekrem İmamoğlu ile Süleyman Soylu arasındaki polemik sürüyor.

Daha evvel hem İmamoğlu hem de Soylu aynı gün birer basın toplantısı düzenleyerek karşılıklı olarak birbirlerini suçlamıştı.

İki siyasetçi bugün de arka arkaya basın toplantısı düzenledi.

BBC Türkçe, Soylu ile İmamoğlu arasındaki polemikte öne çıkan başlıkları ve İBB soruşturmasına dair bilinenleri derledi.

İBB terör soruşturması basın açıklaması

Kaynak, Twitter

Yetki tartışması

İmamoğlu, yaptığı son toplantıda Soylu’nun daha önce İBB’de işe alınan terör örgütleriyle iltisaklı kişilerin sayısını verdiğini ancak yetkisi olmasına rağmen kimseyi işten çıkarmadığı iddiasını yineledi.

OHAL kapsamında çıkarılan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, belediyelerdeki sakıncalı personelin işten çıkarma yetkisini 31 Temmuz 2022’ye kadar İçişleri Bakanı’na verdiğini hatırlatan İmamoğlu, şunları söyledi:

"Bakan Soylu, sayı ve örgüt ismi vererek terörist tespiti yapmış ama 8 ay boyunca, terörist diye iddia ettiği kişileri işten çıkartmamıştır. Burada Bakan Soylu terörist diye iddia ettiği kişileri işten çıkarmayarak görev suçu işlemiştir dedik."

İmamoğlu, basın toplantısında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde güvenlik soruşturması kapsamında İzmir Valiliği tarafından işten çıkarılan 15 personele dair yazışmaları gösterdi.

İBB’deki güvenlik soruşturmasının üzerinden sekiz ay geçtiğini belirten İmamoğlu, "Hani yetkiniz yoktu bakan bey? Olmayan yetkinizi kullanıp nasıl oldu da 15 kişiyi iştirak şirketinden olur vererek işten çıkarttınız? Bakan bey şimdi bir toplantı daha yapmalı ve neden İBB içinde 8 ay boyunca bu yetkisini kullanmayıp görevini ihmal ettiğini açıklamalı” dedi.

İmamoğlu, Bakan Soylu hakkında İBB’de yetkisini kullanmaması ve ihmal ettiği nedeniyle suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

Şanlıurfa, Trabzon, Sakarya, Erzurum ve Kocaeli valiliklerinin de AKP’li yerel yönetimlerden personel çıkarttığına dair bir resmi yazışma daha gösteren İmamoğlu, Soylu’dan bu işten çıkarmaların nedenini sordu.

İmamoğlu, “Bu toplantıyı İçişleri Bakanı'nı utandırmak için düzenlemedim, bakan beyi ciddiye alma zamanı çoktan geçmiştir. Bir de sayın bakanın yarattığı kirlilikte gizlenen ve en az onun kadar karanlık olarak bir süreci yöneten bir bakan daha vardır, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ. Sözlerimizin adresi ne İçişleri Bakanı ne de Adalet Bakanı’dır. Onlar buzdağının sadece görünen yüzüdür. Asıl kötülüğün bu buzdağının altında saklandığını hepimiz bilelim" dedi.

Toplantı

Kaynak, İBB

Fotoğraf altı yazısı, İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden 15 kişinin Valilik onayıyla işten çıkarıldığına dair bir yazışma gösterdi.

Soylu soruşturma hakkında hangi bilgileri paylaştı?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, geçen hafta yaptığı toplantıda İBB’de soruşturulan dönem içerisinde 25 bin 361 kişinin işe alındığını ve bunların bin 668’inin araştırıldığını belirtti.

Bu kişilerin bin 163’ünün terör örgütleriyle irtibat ve iltisaklı olduğunu söyleyen Soylu, İmamoğlu döneminde işe alınan 505 kişi hakkında ise kesin olarak kamu görevi yapmalarına engel durum tespit edildiğini belirtti.

İmamoğlu ise, “Bir yıldır terörist diye iddia ettiği kişileri işten çıkarmayarak görev suçu işlemiş midir?” diye sormuş; Soylu da bunu “Terörle iltisaklı 505 kişinin kamu görevi yapmaya engel durumu var. Bizim bunları atma yetkimiz olsaydı atardık. Kanunun verdiği böyle bir yetki söz konusu değildir” diyerek yanıtlamıştı.

Soylu yetki tartışması hakkında ne diyor?

Bakan Soylu, son toplantısında işten çıkarmalardan daha çok işe alımların neden yapıldığını irdeledi.

“Öyle bir açıklama yapılıyor ki, ben İBB'nin önüne sandalye atacağım acaba bugün İmamoğlu kimi işe almış” diyen Soylu için asıl soru ise “Bu kişilerin neden işe alındı?”

Soylu, güvenlik araştırmasıyla ilgili olması gereken yöntemi şöyle izah etti:

“Güvenlik araştırması nedir biliyor musunuz? İlgili kurum sorar bu adamla ilgili güvenlik soruşturması var mıdır? Yanıt gelir, kurum alır ya da almaz. Bunlar sorgusuz sualsiz işe alıyorlar.”

Kendisine yöneltilen “işten atma yetkisini kullanmadı” yönündeki eleştirilere ise Soylu, “Benim böyle bir yetkim yok. Soruşturma bitmeden neden işten atayım. Sorumluluk işe alandadır” diyerek yanıt verdi.

İmamoğlu’nun basın toplantısında peçeteyle terini silmesine atıfta bulunarak toplantının o bölümünde, “Selpak var mı arkadaşlar terimi sileceğim” diyen Soylu, daha sonra ise “Selpakla beraber yüzlerini siler dururlar. Yalan adamı terletir” dedi.

Toplantıyı ise “Neyse Selpaksız anlattım” diyerek sonlandırdı.

Soruşturma nasıl başladı, iddialar ne?

İçişleri Bakanlığı’nın İBB soruşturması Aralık 2021’de başladı.

Soruşturmanın başında, İBB çalışanlarının 455’inin PKK/KCK, 80’inin DHKP-C, 20’sinin MLKP, ayrıca bazılarının FETÖ ve diğer örgütlerle iltisaklı ve irtibatlı olduğu yönünde ihbarlar ve tespitler olduğu açıklanmıştı.

Yaklaşık bir yıl sonra, 24 Aralık 2022’de açıklama yapan Bakanlık, soruşturmada görevlendirilen 8 kişilik teftiş heyetinin soruşturmayı tamamladığını ve raporun savcılığa teslim edildiğini duyurdu.

Teftiş heyetinin mülkiye, ticaret ve maliye müfettişleri ile MASAK uzmanından oluşan 8 kişilik bir heyet olduğu belirtildi.

Buna göre, İBB ve şirketlerinde terör örgütleriyle irtibatlı/iltisaklı 1.668 kişi çalıştığının tespit edildiği ve ön incelemeye tabi 505 kişiden 484’ünün güvenlik soruşturması yapılmadan işe alındığı kaydedildi:

“Kamu kurum ve kurulularında çalışmakta iken KHK ile kamu görevinden ihraç edilen 21 kişinin şirketlerde işe alındığı, PKK/KCK Terör Örgütü ile irtibatlı veya iltisaklı olan 432 kişiden 6’sının PKK/KCK Terör Örgütü adına kırsal alanda silahlı olarak faaliyette bulunduğu, 36’sının PKK/KCK 'Sözde Değer Ailesi' mensubu olduğu tespit edilmiştir.”

Bakan Soylu, bin 163 kişinin terörle irtibat ve iltisaklı olduğunu ama “işe girmeye engel olmadığı için” incelemeye alınmadığını, İmamoğlu döneminde alınan 505 kişinin ise tamamının terörle irtibat ve iltisaklı olduğu için kamu görevinin yapılmasına engel teşkil eden kişiler olduğunu söyledi.

X paylaşımını geçin, 1
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.

X paylaşımının sonu, 1

Soruşturma heyet başkanı neden değişti, taraflar ne dedi?

Gazeteci Tolga Şardan’ın 27 Aralık’ta yazdığı habere göre, teftiş heyetinin lideri olarak görevlendirilen mülkiye başmüfettişi, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek yaz aylarında görevden affını istedi.

Görevden ayrılan başmüfettişin yardımcılığını yürüten Arif Yıldırım ise heyet başkanı olarak görev aldı. Yıldırım, daha önce AKP'den milletvekili aday adayı olmuştu.

Şardan’ın haberinde, bakanlık kulislerinde konuşulanlara göre eski heyet başkanının, bu sürecin bir kamu görevinden çıkarılarak siyasi sonuç yaratılmasına çalışıldığını görmekten "rahatsız olup" görevden ayrıldığı aktarıldı.

İçişleri Bakanlığı ise konuyla ilgili yaptıkları açıklamada, ilgili müfettişin kendisi ve eşinin sağlık sorunları sebebiyle teftiş görevinden ayrıldığı ancak bu durumun kamuoyunda çarpıtıldığı belirtildi.

İmamoğlu geçen hafta yaptığı ilk basın toplantısında, eski baş müfettişin yerine atanan Arif Yıldırım’ın eski AKP milletvekili adayı olduğunu söyleyerek Yıldırım’ı “militan AKP’li” olarak niteledi.

Soylu ise soruşturma heyetindeki en kıdemli müfettişin, soruşturma başladıktan 4,5 ay sonra sağlık sebepleri nedeniyle ekipten ayrıldığını ve yerine birinin atanmadığını, ayrıca heyetteki diğer yedi kişinin de aynı imza yetkisine sahip olduğunu kaydetti.

İmamoğlu’nun "AKP militanı" sözlerine karşılık, Yıldırım’ın 33 yıldır kamu görevi yürüten yetkin bir kişi olduğunu belirtti.

Ekrem İmamoğlu, bir yıldır süren soruşturma kapsamında “terörist” olarak itham edilen belediye çalışanları hakkında devletin yetkili mercileri tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını ve bu kişilerin görevlerine devam edebildiğini belirtti.

İmamoğlu iddialara hakkında ne dedi?

İmamoğlu, daha önce 557 olarak açıklanan “İBB’deki terörist sayısının” şimdi “alelacele” 1.668’e çıkarıldığını söyleyerek, “1.668 kişiyle ilgili de bakanlığımıza bilgi sorduk ama ne yazık ki cevap alamadık” dedi.

Soruşturmada sadece kendisi ve kendi yönetimindeki 100’den fazla kişinin yer almasını eleştiren İmamoğlu, kendisinden önceki AKP’li yönetim döneminde, 2018 yılı Kasım ve Aralık işe alınan üç terör örgütü sabıkalı kişini iş akdini feshettiklerini belirtti.

İmamoğlu, AKP’li yönetim döneminde alınan bazı kişilerin silahlı terör örgütü üyeliği, bombalı terör eylemi gibi suçlarının olduğunu öne sürdü ve soruşturmanın sadece kendisi ve kendi dönemindeki yöneticileri kapsamasını eleştirdi.

İmamoğlu, eski İBB Başkanı Mevlüt Uysal ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve dönemin genel sekreter yardımcısı olan Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu dönemlerini de işaret ederek bu isimler hakkında da işlem talep edilip edilmediğini sordu:

“O raporda sadece Ekrem İmamoğlu ve onun yöneticileri suçlanıyorsa, gök kubbeyi başınıza yıkarız. Herkese eşit muamele yapılmışsa tamam aksi takdirde AK Parti milletvekili adayı müfettiş, bu eksikliği yapmışsa, hesabını çatır çatır bakanıyla beraber öder.”

Diğer CHP’li belediyelere yönelik açılmış soruşturmaları hatırlatan İmamoğlu Soylu’ya, “Eğer adaletli olduğunu iddia ediyorsan CHP'li belediyelere gösterdiğin sertliği yüzlerce AKP'li ve MHP'li ilçe belediyelerine göster” dedi.

İmamoğlu ayrıca terörist olduğu belirtilen 1.668 kişinin 8 örgütüne bölündüğünü ve 51 kişinin ‘diğer terör örgütleri’ klasmanına sokulmasını eleştirdi:

“Diğer' terör örgütleri acaba hangileridir? İBB TAMİM gerillası mı var? İrlanda'nın bağımsızlığı için çalışan IRA örgütünden adam mı aldım işe? 'Diğer' demek ne demek? Bu tam bir aymazlıktır.”

İmamoğlu hakkında açılan dava ile ilgili de konuşarak kendisinin hedefte olduğunu söyleyerek, “Çünkü İmamoğlu onların iktidar anlayışlarının, rant kaynaklarının merkezini söküp almıştır” dedi.

X paylaşımını geçin, 2
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.

X paylaşımının sonu, 2

Soylu: “Bizim bunları atma yetkimiz olsaydı atardık”

Soylu, belediyelere yönelik yürütülen terör soruşturması hakkında geçen hafta yaptığı basın açıklamasında, İBB'de terörle iltisaklı 1.668 kişinin 505'inin İmamoğlu döneminde atanan ve kamu görevi yapması engel teşkil eden kişiler olduğunu ifade etti.

Soylu “Bizim bunları atma yetkimiz olsaydı atardık. Kanunun böyle verdiği bir yetki söz konusu değildir. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bu kadar insan belediyeye girdi, siz hangi saikle bu insanları aldınız? Bunları size kim önerdi?” diye sordu.

Soylu İmamoğlu’nu geçen haftaki basın açıklamasında İBB’ye yöneltilen iddiaları reddetmediğini söyleyerek, “Terör örgütleri buraya girmemiştir diyemiyor. KHK ile işten çıkarılanları biz hülle ile işe aldık yalandır demedi” dedi.

Soylu ayrıca İmamoğlu’nun kendisinden önceki dönemleri işaret eden açıklamasıyla ilgili olarak, 1.668 kişinin 1.427’sinin İmamoğlu döneminde, 191’inin Mevlüt Uysal döneminde, 50 kişinin de geçici İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın vekalet ettiği dönemde alındığını belirtti:

“Uysal ve Yerlikaya döneminde alınanların işe girme engeli olmadığı görülmüş. İmamoğlu döneminde alınanların 922 kişinin istihbari kayıtları görülmüş, terör irtibatları var. Ama işe girmeye engel durumları olmadığı görülmüş.

“Meseleyi kendini kurtarmak için İBB'ye yasladığı 505 teröristi örtbas edebilmek için 3-5 aklıevvelin söylediği sözlere dayanak teşkil ederek benden öncekiler de yaptılar demek aymazlıktır.

“Bu 505 kişi İmamoğlu döneminde alınmış ve işe girmelerinde engel bir durum söz konusudur. Bu soruşturmanın sonucunda tespitlerimiz oldu. Atma yetkimiz olsa atardık. Ancak kanunun verdiği böyle bir yetki yok.”

Murat Ongun: 'Terörist değil, şehit kardeşi'

X paylaşımını geçin, 3
X içeriğine izin veriyor musunuz?

Bu makalede X içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.

Uyarı: BBC üçüncü taraf sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.

X paylaşımının sonu, 3

Soylu geçen haftaki basın açıklamasında bazı somut isimler vererek, İBB'de çalışan bu isimlerin terörle irtibat ve iltisaklı olduğunu belirtti.

İmamoğlu'nun danışmanı Murat Ongun ise Süleyman Soylu’nun basın açıklaması sırasında “PKK’nın dağ kadrosundan ama İBB’de itfaiyeci” dediği Muharrem Kılıç'ın şehit kardeşi olduğunu söyledi:

"Hatta, Soylu’nun bizzat kendisi aileye taziyeye gitmiştir. Şehidimize tekrar Allah’tan rahmet diliyoruz."