Diyarbakır'da Suriye'deki çatışmalar protesto edildi

Diyarbakır'da Suriye'deki Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde yaşanan şiddetin protesto edildiği yürüyüşte karlı otoyolda pankartlarla yürüyen kalabalık görülüyor.

Kaynak, BBC Türkçe

Fotoğraf altı yazısı, Diyarbakır'da Suriye'deki Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde yaşanan şiddetin protesto edildiği yürüyüşe binlerce kişi katıldı.
    • Yazan, Hatice Kamer
    • Bildirdiği yer, Diyarbakır
  • Okuma süresi: 4 dk

Suriye ordusu ve bölgedeki Kürt silahlı güçler arasında ülkenin kuzeybatısındaki Halep'te, Kürt nüfusunun ağırlıklı olduğu Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde başlayan çatışmalar devam ediyor.

Suriye ordusu ve Suriye Demokratik Güçleri (SDF) birbirini sivil halka yönelik bombardıman ve ateş açmakla suçluyor.

Can kayıplarının yaşandığı 6 Ocak'tan beri süren bu çatışmalar Diyarbakır'da protesto edildi.

Demokratik Kurumlar Platformu tarafından 8 Ocak'ta yapılan çağrı üzerine, soğuk kış şartlarına rağmen Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde sayıları binlerle ifade edilen bir kalabalık toplandı.

Toplanan kalabalık Kürt nüfusun yoğun olduğu mahallelerde yaşanan saldırıları protesto etti.

"Rojava'ya sahip çıkmak, insanlığa sahip çıkmaktır" pankartının arkasından yürüyen kalabalık, sık sık "Katil HTŞ, Yaşasın Şeyh Maksut Direnişi, Jin Jiyan Azadi" sloganlarını attı.

Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) geçtiğimiz yıl Suriye'de Esad yönetimini devirerek Şam'da ve diğer kentlerde kontrolü sağladı. Lideri Ahmed Şara Suriye'de geçiş yönetiminin lideri oldu.

HTŞ, 2016'da cihatçı El-Kaide içerisinden çıkmış ve birçok ülkenin terör örgütleri listesine eklenmişti. Temmuz 2025'te ABD'nin "terör örgütleri" listesinden çıkarıldı.

Yürüyüşte Abdullah Öcalan'nın posteri de açıldı ama polis posterin yürüyüş boyunca açılmasına engel oldu.

Kalabalığı arkadan gören bir fotoğrafta bir kişinin elinde Emek Partisi'nin Suriye'deki Kürt mahalleleriyle dayanışmayı vurgulayan bir pankartı görülüyor.

Kaynak, BBC Türkçe

Fotoğraf altı yazısı, Diyarbakır'da, Suriye'nin kuzeybatısındaki Halep kentinde nüfusun çoğunluğunun Kürt olduğu mahallelerde yaşanan çatışmalara karşı protesto yürüyüşü düzenlendi.

'Türkiye'deki süreci olumsuz etkiler'

Protestoya katılanların büyük kısmı son gelişmelerin Türkiye'de devam eden süreci olumsuz etkileyeceği görüşünde.

Çoğu kişi ''Rojava'ya yaklaşım, süreç için turnusol kağıdı gibi…'' görüşünde.

Eşiyle birlikte protesto yürüyüşüne katılan Kadriye adındaki kadın, söz konusu Kürtler olunca bu saldırıların görmezden gelindiğini iddia etti ve şunları söyledi:

''Buz gibi havada, insan evden çıkmak istemezken Rojava'da çocuk, yaşlı demeden Kürtlere saldırılar yapılıyor ama kimse sesini çıkarmıyor.

"Yıllardır Kürtlerin yaşadığı bölgelerde bu durum değişmedi ve biliyoruz ki tüm bu saldırılar Kürtlerin varlığına, siyasi statü çabalarına karşı gerçekleşiyor''.

Rojava, Suriye'nin kuzeyinde ve kuzeydoğusunda, büyük ölçüde Kürtlerin yaşadığı bölgeye verilen isim ve Kürtçe'de "batı" anlamına geliyor.

Ahmet adındaki katılımcı da, "Kürtler yüzyıllardır o mahallelerde yaşıyorlar, orası onların memleketi, toprağı. Üç gündür saldırılara karşı direniyorlar ve biz de buradan onları desteklediğimizi göstermek adına geldik" dedi.

Suriye'nin kuzeyinde yaşanan olaylar, 2015'teki çözüm sürecinin bitmesinde etkili oldu ve bu kalabalık, benzer bir sürecin yeninden yaşanmasından endişeli.

Bu görüşte olanlardan biri de Cesim Baran ve şunları söylüyor:

''Kürtler duygusal bir halk, devlet bir adım atınca biz on adım yaklaşıyoruz ama maalesef tarihte çok defa kandırıldık.

"Umarım bu süreç 2025'tekine benzemez ve barış ile sonuçlanır. Yıllarca süren çatışmalarda, birden fazla evladını toprağa veren anneler gibi bütün Kürtler barış içinde yaşamak istiyor''.

Halep'teki çatışmalara karşı Diyarbakır'da düzenlenen yürüyüşte, pankartın arkasında basın açıklaması yapılıyor.

Kaynak, BBC Türkçe

Fotoğraf altı yazısı, Halep'teki çatışmalara karşı Diyarbakır'da düzenlenen yürüyüşe farklı parti ve platformlar katıldı.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Başkanı Keskin Bayındır, yürüyüşün sona erdiği Sanat Sokağı girişinde Kürtçe bir konuşma yaptı ve bu saldırıların içeride devam eden sürece zarar vereceğini savundu.

"Üç gündür Kürtlerin üzerinde, Kürtlerin mahallerine tanklı toplu saldırı yapılıyor ama Türkiye ve dünya buna sessiz kalıyor.

"Saldırıların planlı olduğunu biliyoruz çünkü 2013'teki çözüm sürecinde DAİŞ'e (IŞİD) destek verenler, bugün HTŞ çetelerine destek vermek istiyor'' dedi.

Milli Savunma Bakanlığı'nın Suriye'ye yardıma hazır olduğu yönündeki açıklamasını kınayan Bayındır, "Siz bu açıklamalarınızla Kürtlere düşmanlığınızı belli ettiniz ve Türkiye'deki süreci bitirmek istiyorsunuz'' dedi.

Bayındır, "Halep'te Kürtlere yapılan saldırıların Diyarbakır ve Erbil'e yapılmış gibi görüldüğünü" söyledi.

"Ahmet Şara'nın uzun zamandır ortalıkta görünmediğini ve akıbetinin bilinmediğini" iddia eden Bayındır, ''Colani ve HTŞ'den, Suriye'yi demokratik ve eşit bir şekilde yönetimleri beklenmez. Siz bu örgütlere yaptığınız yatırımlar yüzünden kaybedeceksiniz'' dedi.

Suriye için en uygun yönetim modelinin Rojava'dakine benzer bir sistemden geçtiğini savundu.

Öte yandan, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de 8 Ocak'ta Ankara'da, meclis önünde bir basın açıklaması yaptı ve ''Kürtlere sıkılan her kurşun, Suriye'nin geleceğine sıkılmıştır'' diye konuştu.

Kürt mahallelerinin kuşatıldığını söyleyen Koçyiğit, ''Kürt anasını görmesin diye ellerinden geleni ardına koymuyorlar. Ama açık ve net söyleyelim, ne Suriye'deki Kürtler yalnızdır ne Aleviler ne de oradaki Süryani ve Dürziler...'' dedi.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı açıklamalarına tepki gösterdi ve bu açıklamaların Suriye'deki toplumsal barışı yok etmeye çalıştığını öne sürdü.