AKP'nin yeni süreç raporu mecliste: Siyasi partiler ne öneriyor?

Kaynak, @Akparti
- Yazan, Ayşe Sayın
- Unvan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Ankara
- Okuma süresi: 6 dk
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) "Terörsüz Türkiye" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturacak yasal düzenlemelere yönelik önerilerini de içeren raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) iletti.
AKP; yasal düzenleme aşamasına geçilmesini, PKK'nın silah bıraktığının resmi makamlarca "tespit ve teyidi" önkoşuluna dayandırdı.
İktidar partisi sadece "kendini fesheden örgütü" kapsayacak müstakil ve geçici bir yasa önerdi.
AKP'nin raporunda; CHP, DEM Parti ve MHP raporunda yer alan "kayyum uygulamasının kaldırılabileceğine" ilişkin net bir ifade yok.
Raporda, "Terörün ortadan kalkmasıyla birlikte terör dolayısıyla alınan siyasi-hukuki-idari tedbirlerin uygulanmasına gerek kalmayacaktır" deniliyor.
AKP'nin raporunda neler var?
AKP'nin 60 sayfa ve 15 başlıktan oluşan raporunda, Kürt sorununun çözümüne yönelik olarak partinin iktidarda olduğu dönemde atılan adımlar ve yapılan yasal düzenlemeler ayrıntılı olarak yer alıyor.
Raporda yeni süreç, "Türkiye modeli" ifadesiyle tarif ediliyor.
MHP gibi AKP de raporunda, yasal düzenlemeye geçilmesini "silah bırakma ve örgütün varlığının sona ermesinin teyidi ve tespiti" koşuluna bağlıyor ve bu "ilkesel eşik" olarak nitelendiriliyor.
AKP'nin raporunda, süreçte kamu düzeninin mutlak biçimde korunacağı belirtiliyor.
Raporda ayrıca "toplumsal hafızayı manipüle etmeye, şehit aileleri ve gaziler üzerinden kutuplaştırıcı söylemler üretmeye yönelik girişimlerin" risk alanı olduğu vurgulanıyor.

Kaynak, @Akparti
'Müstakil ve geçici kanun' önerisi
AKP, raporunda, mevcut mevzuatın taranarak Terörle Mücadele Kanunu (TMK) , Türk Ceza Kanunu (TCK), İnfaz Kanunu gibi düzenlemelerin revize edilmesi yönteminin uygulamada "yüksek hukuksal risk taşıdığını" savunuyor.
İktidar partisi, "sadece varlığını sona erdirdiği devletçe tespit edilen terör örgütleri" için uygulanacak "müstakil-geçici kanun" yapılmasını öneriyor.
Yasal düzenlemenin detaylarına girilmezken; yasanın "izleme ve doğrulama mekanizmaları, denetimli serbestlik ve infaz düzenlemelerini, kapsam ve süre sınırlarını" içermesi öngörülüyor.
Raporda, "terör örgütü mensupları" açısından bireysel sorumluluğun esas alınacağı, örgütsel aidiyetin tek başına yeterli sayılmayacağı ifade ediliyor.
Kişinin örgütteki konumu, somut eylemleri ve eylemin toplumsal etkisi dikkate alınarak, "ölçülü ve denetlenebilir bir hukuki çerçeve" oluşturulması öneriliyor.
AKP, süreçten yararlananların yeniden suç işlemeleri halinde, bu kişilere sağlanan imkanların ortadan kaldırılacağını kaydediyor.
'Umut hakkı, kayyum' ifadeleri yok
AKP'nin raporunda, MHP ve DEM Parti'nin önerisinde yer alan "umut hakkı"na ilişkin bir ifade yok.
Raporda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) veya Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına da atıf yapılmıyor.
"Tasfiye sonrası demokratikleşme perspektifi" başlıklı bölümde, "terörün sona ermesiyle birlikte", Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nun da yeniden ele alınabileceği belirtiliyor.
Raporda özel olarak "kayyum uygulamasına" ilişkin bir ifade de yok. Ancak "Terörün ortadan kalkmasıyla birlikte terör dolayısıyla alınan siyasi-hukuki idari tedbirlerin uygulanmasına gerek kalmayacaktır" deniliyor.
AKP'nin raporunda, silah bırakma sonrası en kritik aşamalardan birinin "topluma uyum süreci" olduğu vurgulanıyor.
Bu çerçevede kadın, genç ve çocukların "sürecin temel özneleri" olduğu belirtiliyor istihdamın artırılması, bölgesel kalkınma, psikososyal destek ve travma rehabilitasyonunun gerekliliğine dikkat çekiliyor. Ancak rehabilitasyon sürecinde, kamuoyu desteği ve güvenin önemine vurgu yapılıyor.

Kaynak, @herkesicinCHP
CHP'den demokratikleşme önerisi: 'Belediye başkanları tahliye edilsin'
Ana muhalefet partisi CHP ise raporunu 18 Aralık'ta Meclis'e iletmişti.
CHP, 53 sayfalık raporunda, sürece özel bir yasal düzenleme önermedi.
Raporda, AYM ve AİHM kararlarına uyulması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve belediyelere kayyum atanması uygulamasına son verilmesi isteniyor.
Ayrıca başta 23 Mart'ta tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan partinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere tüm CHP'li belediye başkanı ve siyasetçilerin serbest bırakılması gerektiği vurgulanıyor.
CHP, "Terörle Mücadele Kanunu ve Türk Ceza Kanunu'ndaki ifade özgürlüğünü engelleyen hükümlerin" kaldırılmasını, "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçunun yeniden düzenlenmesini talep ediyor.

Kaynak, @MHP_Bilgi
MHP 'umut hakkı'nı hatırlattı, müstakil yasa istedi
MHP ise 120 sayfalık raporunda AKP gibi "sürece özgü özel bir yasa" çıkarılmasını istiyor.
Bu çerçevede, PKK'nın varlığının sona erdiğinin resmi makamlarca teyidinin ardından, hasta ve yaşlı hükümlüler için infaz ertelemesi yoluna başvurulması öngörülüyor.
MHP'nin raporunda da "silah bırakma, adli süreç, rehabilitasyon" olmak üzere üç aşamalı bir süreçten söz ediliyor.
Buna göre; ilk aşamada "silahların eksiksiz bırakılması", ikinci aşamada "örgüt mensuplarının adli mercilere teslim olması", üçüncü aşamada ise "rehabilitasyon sürecinin işletilmesi" öneriliyor.
Raporda, AİHM ve AYM kararlarına uyularak başta eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu siyasi tutukluların tahliyesi ve kayyum uygulamasına son verilmesi gibi adımların atılabileceğine dikkat çekiliyor.
MHP raporunda "umut hakkı" ile ilişkili tartışmalar da hatırlatılıyor ancak "umut hakkı"nın tahliye anlamına gelmediği, yalnızca infaz rejiminin yeniden değerlendirilmesiyle sınırlı olduğu ifade ediliyor.

Kaynak, @DEMGenelMerkezi
DEM Parti'den 'Barış Yasası' önerisi
DEM Parti ise süreci "tarihi bir fırsat" olarak görüyor.
Partinin raporunda, PKK'nin feshi sonrası dönemin, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak tanımlandığına ve bunun hukuki zemine kavuşturulması gerektiğine işaret ediliyor.
Raporda; "Barış Yasası" çıkarılması, kayyum uygulamasının sona erdirilmesi, anadilde eğitimin önünün açılması, AİHM ve AYM kararlarının eksiksiz uygulanarak siyasi hükümlülerin tahliye edilmesi, "umut hakkı"nın Abdullah Öcalan dahil ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar için yasal güvenceye bağlanması isteniyor.

Kaynak, @YeniYolTBMM
Yeni Yol grubu da 'anayasal vatandaşlık' ve 'anadilde eğitim' önerdi
Saadet ve Gelecek partileriyle Demokrasi ve Atılım Partisi'nin (DEVA) Meclis'te kurduğu Yeni Yol grubu ise raporunda anadilde öğretim ve eğitimin anayasal güvence altına alınmasını öneriyor.
Grubun raporunda bir diğer önerisi ise "anayasal vatandaşlık".
Raporda, Anayasa'nın 66. maddesine ilişkin tartışmalara dikkat çekilerek, "Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğunun kabul edilmesi" gerektiği kaydediliyor.
Ayrıca Siyasi Partiler Kanunu ile TMK, TCK ve İnfaz Kanunu'nda değişiklikler yapılması öneriliyor.
Komisyonda İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ile temsil edilen Türkiye İşçi Partisi (TİP) ise raporunda, 10 maddelik öneri sundu.
TİP'in önerileri arasında; AİHM ve AYM kararlarının uygulanması, komisyonun da bu yönde yazılı ortak irade beyanı sergilemesi, başta "barış akademisyenleri" olmak üzere Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işsiz bırakılanların görevine iadesi, toplumsal barışın sağlanması için "Hakikat ve Hafıza Komisyonları kurulması" var.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve komisyon üyesi Doğan Bekin tarafından hazırlanan raporda ise komisyonun İmralı ziyareti "hata" olarak nitelendirilmişti.

Kaynak, @TBMMresmi
'Raporlar ortaklaştırılacak'
TBMM'de ağustos ayında çalışmaya başlayan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, yeni çözüm sürecine ilişkin toplumsal desteğin sağlanması ve sürecin hukuki altyapısının oluşturulması için kurulmuştu.
Komisyon, 22 Aralık'tan itibaren "çalışmalarını raporlaştırma" aşamasına geçecek.
AKP'nin de raporunu tamamlamasıyla, komisyonda temsil edilen tüm siyasi partiler önerilerini iletmiş oldu.
22 Aralık'ta TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında, grubu bulunan siyasi partilerden birer üyenin katılımıyla yapılacak toplantıyla, tüm partilerin önerileri dikkate alınarak rapor yazımına başlanacak.
Partilerin önerileri doğrultusunda hazırlanacak ortak rapor, Meclis Genel Kurulu'nun bilgisine sunulacak.
Öneriler ortak raporun ekleri olarak Meclis kayıtlarına girecek.











