'Süreç' raporları Meclis'te: AKP ve MHP yasal düzenleme için nasıl bir takvim öngörüyor?

Süreç komisyonu mecliste toplantı halinde. U şeklinde dizilmiş masalara oturmuş koyu renk takım elbiseli milletvekilleri ve salonun kenarında kameralar var

Kaynak, X@TBMMresmi

    • Yazan, Ayşe Sayın
    • Unvan, Ankara
  • Okuma süresi: 4 dk

PKK'nın feshi ve silah bırakma kararının ardından Meclis bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, sürece özgü yasal düzenleme önerilerini içeren "politika belgesi" niteliğindeki raporun yazım aşamasına geldi.

MHP, DEM Parti, TİP, EMEP, DSP raporlarını komisyona sundu. AKP, CHP ve Yeniyol Partisi grubunun da raporlarını bu hafta sonuna kadar komisyona sunması bekleniyor.

AKP ve MHP kurmayları, yasal düzenleme aşamasına geçilmesi için "PKK'nın silah bıraktığının devletin yetkili mercilerince kesin biçimde ilan edilmesi" koşulunu hatırlatıyor.

Bu koşulların yerine getirilmesi halinde yasal düzenleme için ocak ayının ikinci yarısında çalışmalara başlanabileceği ifade ediliyor.

Görev süresi bu ay sonunda dolacak olan komisyonun süresinin ihtiyaten iki ay daha uzatılması da gündemde.

Komisyondan ortak rapor çıkabilir mi?

Siyasi partilerin raporlarını sunmasının ardından komisyonun raporunu nasıl hazırlayacağı da tartışma konusu.

AKP kaynakları, komisyonun ortak rapor hazırlamasının ideal bir yöntem olduğunu, ancak uzlaşma sağlanamaması halinde her siyasi partinin görüşlerinin ayrı ayrı yer alacağı bir raporlama yönteminin de izlenebileceğini belirtiliyorlar.

MHP kaynakları ise siyasi partilerin önerilerini sunmalarının ardından, grubu bulunan siyasi partilerden birer temsilcinin, ortak rapor için bir çalışma yapabileceğini ve bu rapor önerisinin son bir toplantı yapılarak 51 üyenin görüşüne sunulabileceğini öngörüyor.

Uzlaşılmayan noktalarda ise her siyasi partinin ana rapora muhalefet şerhi koymasının da düşünülebileceği ifade ediliyor.

AKP: İlk düzenleme suça karışmayanlar yönünden olabilir

Komisyonun kurulmasından itibaren yasal düzenleme konusunda temkinli olan iktidar partisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşüne sunulan raporunda, yasal düzenlemeye geçilmesi, üç temel konudaki "ilkesel eşik" koşuluna bağlanıyor.

Raporda, "PKK'nın silah bıraktığının devletin yetkili mercilerince kesin biçimde ilan edilmesi, Suriye'deki yapının 10 Mart mutabakatına uyması ve bu ülkede herhangi bir yeni yapının oluşmaması, "ilkesel eşik" olarak tarif ediliyor.

AKP kurmayları, yapılacak yasal düzenlemelerin kapsamı konusunda da aşamalı bir formül üzerinde duruyor.

Örgütün silah bıraktığının devletin yetkili mercileri, örneğin MİT veya Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyidi halinde, "güven artırıcı adımlar" kapsamında ilk aşamada, "suça karışmayanlar" yönünden bir düzenleme yapılabileceğini belirtiliyor.

Bu çerçevede örgüt üyeliği, örgüte yardım-yataklık suçlarından hüküm giyen veya hakkında soruşturma olanlar hakkındaki suçlamaların örgüt kendini feshettiği için düşmesi, ancak bu kişiler için 5 yıllık adli kontrol şartı öneriliyor.

AKP, suça karışan örgüt üyeleri yönünden ise Türk Ceza Kanunu hükümlerinin uygulanmasını, örgütün varlığına son vermesi nedeniyle de "kamu vicdanını incitmeyecek ceza indirimi" uygulanabileceğini savunuyor.

Bahçeli ve Buldan

Kaynak, DEM Parti

Fotoğraf altı yazısı, DEM Parti İmralı Heyeti 12 Aralık'ta MHP lideri Devlet Bahçeli'yi ziyaret etmişti.

MHP: Müstakil yasa olmalı, infazda eşitlik sağlanmalı

Raporunu teslim eden MHP ise sürece özgü müstakil bir yasa çıkarılması gerektiğini savunuyor.

MHP kurmayları, yasal düzenleme dışında idari olarak atılacak iyi niyet adımlarının süreci hızlandırabileceğine işaret ediyorlar.

Bu çerçevede, örgütün varlığının sona erdiğinin resmi makamlarca teyidinin ardından, hasta ve yaşlı hükümlüler için infaz ertelemesi yoluna başvurulması öngörülüyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyularak başta Selahattin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu siyasi tutukluların tahliyesi, kayyum uygulamasına son verilmesi gibi adımların atılabileceğine dikkat çekiyorlar.

MHP'nin 120 sayfalık raporunda da "silah bırakma, adli süreç, rehabilitasyon" olmak üzere üç aşamalı süreçten söz ediliyor.

Buna göre; ilk aşamada silahların eksiksiz bırakılması, ikinci aşamada örgüt mensuplarının adli mercilere teslim olması, üçüncü aşamada ise rehabilitasyon sürecinin işletilmesi öngörülüyor.

MHP, eyleme karışanların örgüt üyeliğinden değil, işledikleri fiillerden yargılanmasını; ceza indirimlerinin ise kamu vicdanını zedelemeyecek sınırlar içinde kalmasını savunuyor.

MHP raporunda "umut hakkı" ile ilişkili tartışmalara da dikkat çekilerek, "umut hakkı"nın tahliye anlamına gelmediği, yalnızca infaz rejiminin yeniden değerlendirilmesiyle sınırlı olduğu ifade ediliyor.

Kaynaklar, bu hakkın tanınması halinde cezaevlerinde Abdullah Öcalan'ın da aralarında bulunduğu 230 kişinin "umut hakkı"dan yararlanabileceğini öngörüyor.

MHP raporunda ayrıca, "Terörsüz Türkiye" kapsamında, cezaevindeki mahkumların durumunun iyileştirilmesi için infaz kanununun yeni baştan düzenlenmesi öneriliyor. MHP, bu çerçevede tüm suç tiplerine eşit infaz uygulanmasını öneriyor.

DEM Parti: 'Barış yasası ve demokratik entegrasyon'

Komisyona rapor sunan ilk parti olan DEM Parti ise süreci "tarihi bir fırsat" olarak görüyor.

Raporda, PKK'nin feshi sonrası dönemin "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak tanımlandığı ve bunun hukuki zemine kavuşturulması gerektiğine işaret ediliyor.

DEM Parti raporunda, "Barış Yasası" çıkarılmasını, kayyum uygulamasının sona erdirilmesi, anadilde eğitimin önünün açılması, AİHM ve AYM kararlarının eksiksiz uygulanarak siyasi hükümlülerin tahliye edilmesi, "umut hakkı"nın Abdullah Öcalan dahil ağırlaştırılmış müebbet alanlar için yasal güvenceye bağlanması isteniyor.

CHP, yasa önerisi yerine demokratikleşme paketi öneriyor

Komisyonun ilk toplantısında 29 maddelik "demokratikleşme" paketini açıklayan CHP'nin bu önerilerini raporuna da yansıtması bekleniyor.

Bu çerçevede, kayyum uygulamasına son verilmesi, 19 Mart'ta başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere siyasi tutukluların, tahliye edilerek tutuksuz yargılanmasını da içeren bir dizi talebe yer verilmesi bekleniyor.

Kürt sorununun çözümü için demokratik siyaset ortamının oluşturulmasını savunan CHP'nin raporunda, sürece özel bir yasal düzenleme önerisinin yer almayacağı belirtiliyor.

DEM Parti İmralı heyeti ziyaretlerini sürdürüyor: AKP ve CHP ile görüşecek

Öte yandan Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Cengiz Çiçek'ten oluşan DEM Parti İmralı heyeti, siyasi parti ziyaretlerini sürdürüyor.

Geçen hafta MHP lideri Devlet Bahçeli, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı ziyaret eden heyet, bugün de Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile görüştü.

Heyet, 20 Aralık cumartesi günü AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve beraberindeki heyetle görüşecek.

CHP ile görüşme ise Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay'ın cenazesi nedeniyle ertelenmişti.

Heyet, süreçle ilgili yapılacak yasal düzenlemeler konusunda siyasi partilerle görüş alışverişinde bulunuyor.

Heyetin temas trafiğini, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşerek tamamlaması planlanıyor.